<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[HIM Türkiye Forumları - Yabancı Gruplar ve Sanatçılar]]></title>
		<link>http://www.himturkiye.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[HIM Türkiye Forumları - http://www.himturkiye.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 00:25:59 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Shinedown]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4400</link>
			<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 15:55:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4400</guid>
			<description><![CDATA[


Grup 2001 yılında Brent Smith, Brad Stewart, Jasin Todd ve Barry Kerch tarafından Amerika'da kuruldu. '45', 'Heroes', 'Save Me', 'Devour', 'Sound Of Madness', 'Second Chance' ve 'If You Only Knew' gibi hitlere sahip olan grup dünya çapında 8 milyon albüm sattı. 

'Leave A Whisper' (2003), 'Us And Them' (2005) ve 'The Sound Of Madness' (2008) isimli üç albümleri bulunan grup son olarak Alice In Wonderland filminin soundtrack albümünde yer alan 'Her Name Is Alice' ve  grubun solisti Brent Smith'in Apocalyptica'nın '7th Symphony' isimli albümünde seslendirdiği 'Not Strong Enough'la gündeme geldi.

Brent Smith - Solist
Zach Myers - Gitar, Geri Vokal
Eric Bass - Bas Gitar, Geri Vokal
Barry Kerch - Davul

Grubun resmi internet sitesi; http://www.shinedown.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[


Grup 2001 yılında Brent Smith, Brad Stewart, Jasin Todd ve Barry Kerch tarafından Amerika'da kuruldu. '45', 'Heroes', 'Save Me', 'Devour', 'Sound Of Madness', 'Second Chance' ve 'If You Only Knew' gibi hitlere sahip olan grup dünya çapında 8 milyon albüm sattı. 

'Leave A Whisper' (2003), 'Us And Them' (2005) ve 'The Sound Of Madness' (2008) isimli üç albümleri bulunan grup son olarak Alice In Wonderland filminin soundtrack albümünde yer alan 'Her Name Is Alice' ve  grubun solisti Brent Smith'in Apocalyptica'nın '7th Symphony' isimli albümünde seslendirdiği 'Not Strong Enough'la gündeme geldi.

Brent Smith - Solist
Zach Myers - Gitar, Geri Vokal
Eric Bass - Bas Gitar, Geri Vokal
Barry Kerch - Davul

Grubun resmi internet sitesi; http://www.shinedown.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Slash]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4398</link>
			<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 15:59:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4398</guid>
			<description><![CDATA[
Saul Hudson veya daha iyi bilinen adıyla Slash (d. 23 Temmuz 1965 - Hampshire, İngiltere), Guns N' Roses grubu ile ünlenen şu anda Velvet Revolver grubunun üyesi olan solo gitaristtir.

Çocukluğundan beri ışıltılı müzik dünyasıyla iç içe olan Saul Hudson'ın annesi 70'lerin glam rock yıldızı David Bowie'nin kostümlerini dizayn etmekteydi. Slash okulundaki derslerden çok gitarla ilgileniyordu. Genç yaşta gitara başlayan Slash, lise yıllarının sonlarında günde 12 saat gitar çalışıyordu. Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.

80'lerin sonu ve 90'ların başlarında son derece popüler olan hard rock grubu Guns N' Roses'ın solo gitaristi, Gibson Les Paul, Dunlop Cry Baby, ve fötr şapkasıyla özdeşleşmiş bunlardan ayrı düşünülemez olmuştur. Başta Slash olmak üzere aralarında sürekli bir iktidar mücadelesi oldugu söylenmiş ve Guns n' Roses grubunun da bu nedenle Izzy, Slash, Duff gibi bu grubunu temellerini oluşturan isimlerden şu anda yoksun olduğu fikri birçok insan tarafından benimsenmiştir.

Slash, başta Eric Clapton ve Jimi Hendrix olmak üzere pek çok blues gitaristinden etkilenmiş ve yazdığı sololarda da bunu yansıtmıştır. Sololarında daha cok hammer on ve pull off ve Les paul'un ağladığını düşündüren bendler kullanan Slash'in sololarında herkese hissettirdiği duygu, bu insanın bir rockstardan çok ne kadar sanatçı ruhlu olduğudur. Guitar World gibi dünyaca ünlü gitar dergilerinin yanı sıra her türlü müzik yayın organlarında Slash gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerden biri olarak kabul edilmektedir.

 
Slash grubu Velvet Revolver ile Arjantin'de (2007)Slash şu anda eşi Perla Ferrar ve iki oğlu; London ve Cash ile Beverly Hills'te yaşıyor.

Şu an Eski Guns N' Roses üyeleri Duff ve Matt'in de olduğu Velvet Revolver grubununda solo gitarist olarak görev almaktadır.

Aynı zamanda "Guitar Hero III: Legends of Rock" adlı oyunda Slash'e yer verilmiştir.

Michael Jackson'a bir çok parçasında, albümünde ve konserinde eşlik etmiş, tabir-i caiz ise onun gitaristi olarak görülmüştür.

Ayrıca Japonya konserinde attığı o muhteşem solo (The Godfather Theme) unutulmazlar listesine girmiştir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
Saul Hudson veya daha iyi bilinen adıyla Slash (d. 23 Temmuz 1965 - Hampshire, İngiltere), Guns N' Roses grubu ile ünlenen şu anda Velvet Revolver grubunun üyesi olan solo gitaristtir.

Çocukluğundan beri ışıltılı müzik dünyasıyla iç içe olan Saul Hudson'ın annesi 70'lerin glam rock yıldızı David Bowie'nin kostümlerini dizayn etmekteydi. Slash okulundaki derslerden çok gitarla ilgileniyordu. Genç yaşta gitara başlayan Slash, lise yıllarının sonlarında günde 12 saat gitar çalışıyordu. Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.

80'lerin sonu ve 90'ların başlarında son derece popüler olan hard rock grubu Guns N' Roses'ın solo gitaristi, Gibson Les Paul, Dunlop Cry Baby, ve fötr şapkasıyla özdeşleşmiş bunlardan ayrı düşünülemez olmuştur. Başta Slash olmak üzere aralarında sürekli bir iktidar mücadelesi oldugu söylenmiş ve Guns n' Roses grubunun da bu nedenle Izzy, Slash, Duff gibi bu grubunu temellerini oluşturan isimlerden şu anda yoksun olduğu fikri birçok insan tarafından benimsenmiştir.

Slash, başta Eric Clapton ve Jimi Hendrix olmak üzere pek çok blues gitaristinden etkilenmiş ve yazdığı sololarda da bunu yansıtmıştır. Sololarında daha cok hammer on ve pull off ve Les paul'un ağladığını düşündüren bendler kullanan Slash'in sololarında herkese hissettirdiği duygu, bu insanın bir rockstardan çok ne kadar sanatçı ruhlu olduğudur. Guitar World gibi dünyaca ünlü gitar dergilerinin yanı sıra her türlü müzik yayın organlarında Slash gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerden biri olarak kabul edilmektedir.

 
Slash grubu Velvet Revolver ile Arjantin'de (2007)Slash şu anda eşi Perla Ferrar ve iki oğlu; London ve Cash ile Beverly Hills'te yaşıyor.

Şu an Eski Guns N' Roses üyeleri Duff ve Matt'in de olduğu Velvet Revolver grubununda solo gitarist olarak görev almaktadır.

Aynı zamanda "Guitar Hero III: Legends of Rock" adlı oyunda Slash'e yer verilmiştir.

Michael Jackson'a bir çok parçasında, albümünde ve konserinde eşlik etmiş, tabir-i caiz ise onun gitaristi olarak görülmüştür.

Ayrıca Japonya konserinde attığı o muhteşem solo (The Godfather Theme) unutulmazlar listesine girmiştir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[These New Purtians]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4318</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 16:16:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4318</guid>
			<description><![CDATA[
These New Puritans, 2008 tarihli ilk albümleri, Beat Pyramid, ile güzel tepkiler almış ve modern post-punk&#8217;a farklı bir yorum getirmişti. Henüz çıkan ikinci albümleri Hidden, grubun kabuk değiştirmeye başladığını, farklı müzik tarzlarını bir araya koyup neler çıkabileceğine baktığını gösteriyor.  Post-Punk aktarmalı Art-Rock&#8217;çı gençler, enstrüman kullanımı, koro desteği, elektronik altyapısı ve karanlık havasıyla, şimdiden 2010&#8242;un ilginç albümlerinden birini ortaya koymuşlar.

Hidden, oldukça karanlık, hatta gotik, bir görüntüye sahip olsa da, şarkılar görüntünün aksine oldukça hızlı ve hareketli. Hemen hemen tüm şarkılarda yer alan elektronik altyapı ve elektronik efektlerin bu konuda büyük etken olduğunu söylemek mümkün. Hem şarkının ritmini belirleyen, hem de albümü karanlıklaştıran &#8216;beat&#8217;ler, TNP&#8217;nin farklı yönelimlerinden belki de en büyüğü. Ayrıca piyano kullanımı da şarkıları kesinlikle güzelleştirmiş. Enstrümantal ve altyapısal açıdan herhangi bir falsosu bulunmayan Hidden&#8217;ın buna rağmen göze çarpan eksiklikleri de yok değil.

Albüm öyle başlayıp öyle bitiyor ki, ilk dinleyişte ısınmak veya bu albümle tanışıp gruba hayran kalmak mümkün değil. Birkaç dinleyişten sonra grubun dinleyiciyle arasına çektiği barikatı aşabiliyorsunuz. Bu kadar yoğun enstrüman kullanımın olduğu bir albümde, ritm değişiklilerinin çok bariz olması, dinleyiciyi uzaklaştıran bir etken. Farklı ve yoğun enstrüman kullanımı ne kadar başarılı olsa da, dinleyicinin pek alışık olmadığı bir tarz var ortada.

Attack Music, Three Thousand, piyano melodisiyle insanı kendinden geçiren Hologram, Fire-Power, Orion ve We Want War (aşağı yukarı tüm şarkıları saymış olduk zaten) albümdeki inanılmaz parçalar. Tek tek anlatılamayacak kadar farklı tarzlara, farklı tatlara sahip şarkılara sahip Hidden. Tarzı ve grubu sevenler için vazgeçilmez olmaları işten değil.

These New Puritans, farklı bir sound denedikleri Hidden&#8217;ı oldukça, hatta beklenenden, daha iyi kotarmış. Eğer sonraki albümlerde, yarattıkları bu bileşimin üzerine giderlerse adlarını kendi tarzını yaratan gruplar listesine yazdırmaları mümkün. İlk dinleyişte soğuk ve mesafeli bir yol izlese de, zamanla dinleyiciyi yakalayan ve kendini sevdiren Hidden, 2010&#8242;un başarılı albümleri listesinde kendine kolayca yer bulabilir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
These New Puritans, 2008 tarihli ilk albümleri, Beat Pyramid, ile güzel tepkiler almış ve modern post-punk&#8217;a farklı bir yorum getirmişti. Henüz çıkan ikinci albümleri Hidden, grubun kabuk değiştirmeye başladığını, farklı müzik tarzlarını bir araya koyup neler çıkabileceğine baktığını gösteriyor.  Post-Punk aktarmalı Art-Rock&#8217;çı gençler, enstrüman kullanımı, koro desteği, elektronik altyapısı ve karanlık havasıyla, şimdiden 2010&#8242;un ilginç albümlerinden birini ortaya koymuşlar.

Hidden, oldukça karanlık, hatta gotik, bir görüntüye sahip olsa da, şarkılar görüntünün aksine oldukça hızlı ve hareketli. Hemen hemen tüm şarkılarda yer alan elektronik altyapı ve elektronik efektlerin bu konuda büyük etken olduğunu söylemek mümkün. Hem şarkının ritmini belirleyen, hem de albümü karanlıklaştıran &#8216;beat&#8217;ler, TNP&#8217;nin farklı yönelimlerinden belki de en büyüğü. Ayrıca piyano kullanımı da şarkıları kesinlikle güzelleştirmiş. Enstrümantal ve altyapısal açıdan herhangi bir falsosu bulunmayan Hidden&#8217;ın buna rağmen göze çarpan eksiklikleri de yok değil.

Albüm öyle başlayıp öyle bitiyor ki, ilk dinleyişte ısınmak veya bu albümle tanışıp gruba hayran kalmak mümkün değil. Birkaç dinleyişten sonra grubun dinleyiciyle arasına çektiği barikatı aşabiliyorsunuz. Bu kadar yoğun enstrüman kullanımın olduğu bir albümde, ritm değişiklilerinin çok bariz olması, dinleyiciyi uzaklaştıran bir etken. Farklı ve yoğun enstrüman kullanımı ne kadar başarılı olsa da, dinleyicinin pek alışık olmadığı bir tarz var ortada.

Attack Music, Three Thousand, piyano melodisiyle insanı kendinden geçiren Hologram, Fire-Power, Orion ve We Want War (aşağı yukarı tüm şarkıları saymış olduk zaten) albümdeki inanılmaz parçalar. Tek tek anlatılamayacak kadar farklı tarzlara, farklı tatlara sahip şarkılara sahip Hidden. Tarzı ve grubu sevenler için vazgeçilmez olmaları işten değil.

These New Puritans, farklı bir sound denedikleri Hidden&#8217;ı oldukça, hatta beklenenden, daha iyi kotarmış. Eğer sonraki albümlerde, yarattıkları bu bileşimin üzerine giderlerse adlarını kendi tarzını yaratan gruplar listesine yazdırmaları mümkün. İlk dinleyişte soğuk ve mesafeli bir yol izlese de, zamanla dinleyiciyi yakalayan ve kendini sevdiren Hidden, 2010&#8242;un başarılı albümleri listesinde kendine kolayca yer bulabilir&#8230;]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sopor Aeternus &amp; The Ensemble Of Shadows]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4312</link>
			<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 11:03:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4312</guid>
			<description><![CDATA[Forumda aradım bulamayınca açtım konuyu eğer varsa kapatabilirsiniz tabi ki ...

Sopor Aeternus & The Ensemble Of Shadows 


Sopor Aeternus & The Ensemble of Shadows, (/sopor eternus/ okunur) (Latince: "Sonsuz Uyku"  sıkça Sopor Aeternus ya da Sopor olarak da anılmaktadır.) Frankfurtlu bir darkwave müzik projesidir ve 1989'da Anna-Varney Cantodea tarafından kurulmuştur. Bu projenin başından beri, Anna-Varney'nin müziği aşırı kişisel, melankolik, pesimist ve çok sayıda değişik müziksel ve görsel stili bir potada eritebilmesiyle ünlüdür.
         
Anna-Varney Cantodea

Avrupa'da medya ilgiyi üzerine çekebilmiş olsa Anna-Varney Cantodea ve onun kişisel hayatı hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Cantodea hakkında bilinen tüm bilgiler, onunla yapılan röportajlar ve kendisinin yayımları ile elde edilmiştir. Bu bilgilerden ortaya çıkanlara göre Cantodea, operasyon geçirmemiş bir trans-kadındır ve operasyonun bir "ruhsal karmaşa"ya sebep olacağını düşünmektedir. Cantodea'nın takma adı yaygın bir isim olan Anna'nın, Latince'de "şarkıcı kadın" anlamına gelen "Cantodea" ile birleşmesiyle oluşmuştur.[kaynak belirtilmeli]. Cantodea, 1997 öncesinden beridir kullandığı Varney takma ismini ise Viktorya Dönemi Edebiyatı'na air "Vampir Varney ve Kan Ziyafeti" isimli bir Gotik korku hikâyesinden alımıştır.  Resmî bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen, Cantodea'nın 50'li yaşlarının ortasında olduğuna inanılmaktadır, bu durumun ufak bir kanıtı olarak da Les Fleurs du Mal albümünün kitapçığında yazılı olan "SOPOR: 1952'den beri ruhları dindiriyor." yazısı gösterilebilir.

Bazı röportajlarda, Cantodea hayatının neredeyse 30 yılını geçmişinde yaşadığı bazı deneyimler ve hastalıklarla gelen büyük bir depresyon, umutsuzluk ve yalnızlık içinde geçirmiş olduğunu, ailesi tarafından çocuk istismarı ve okul arkadaşları tarafından şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir. Altı yaşında iken Cantodea, bademcik ameliyatı sırasında verilen yatıştırıcıların etkisiyle bedendışı bir deneyim yaşamıştır. On iki yaşında intihara meyilli biri olan Anna-Varney, yetişkinliğinde kansere benzer semptomları olan ve onu neredeyse kör edebilecek bir hastalık geçirmiştir. Tüm bu olaylar, onun "Ensemble of Shadows/Gölgeler Grubu"nu keşfetmesini sağlamıştır. Onun açıklamasına göre "Ensemble of Shadows", Cantodea'nın rüyalarında gördüğü ve ona müziksel ilhamı veren bir grup ruhtur. Bu ruhların ona görünmeleri, bu müzik projesinin ismini de oluşturmuştur.

Cantodea gönüllü bir izolasyonu yaşamaktadır çünkü kendi ifadelerine göre o, diğer insanların varlığında korku, tiksinti veya üzüntü duymaktadır. Cantodea, aynı zamanda "insanlık'ın önünde" canlı performans sergilemeyeceğini de ifade etmiştir. Buna rağmen, o bugünlerde pagan ve mistik bir yazar olan Raven Digitalis -aynı zamanda resmî Sopor Aeternus Myspace Profili'nin "yönetici"lerinden biri- ile yakınlaşmıştır. Şair Edgar Allan Poe'ya büyük bir ilgisi olan Cantodea, bazen şairin şiirlerini, onlara beste yaparak taçlandırır. Cantodea aynı zamanda birkaç aktivist fikrin, ki bunlar ötenazi, LGBTT Hakları, veganlık, vejetaryenlik gibi fikirlerdir, güçlü bir destekleyicisidir.  Cantodea ruhani bir kişidir ve dini duyguları, Roma tanrısı Satürn'e odaklanmıştır. Satürn'ün astrolojik simgesinin Jüpiterin astrolojik simgesiyle birleştirerek yarattığı "Jusa'nın Simgesi", Cantodea'nın ruhani yönlerini yansıtmaktadır ve hem kendisi için, hem de yaptığı müzik için bir imza niteliğindedir. Sopor Aeternus'un tüm albümlerinde görülen Jusa'nın Sembolü. Sembol, Romalı tanrılar Jüpiter ve Satürn arasındaki bağlantıyı simgelemektedir.Yarattığı işlerin büyük bir kısmında astrolojik imgeler ve söz sanatları bulunur.


 Diskografi 
 Demo Kayıtları 
Üç demo kaydı sıklıkla "Blut der schwarzen Rose" or "The Undead-Trilogy" olarak adlandırılmaktadırlar. [9] Bunlardan yalnızca ilki yayınlanmıştır.

Es reiten die Toten so schnell&#8230; (1989) 
Rufus (1992) 
Till Time and Times Are Done (1992) 
 Stüdyo Albümleri 
"&#8230;Ich töte mich jedesmal aufs Neue, doch ich bin unsterblich, und ich erstehe wieder auf; in einer Vision des Untergangs&#8230;" (1994) 
"Todeswunsch - Sous le soleil de Saturne" (1995) 
The inexperienced Spiral Traveller (aus dem Schoß der Hölle ward geboren die Totensonne) (1997) 
"Dead Lovers' Sarabande" (Face One) (1999) 
"Dead Lovers' Sarabande" (Face Two) (1999) 
"Songs from the inverted Womb" (2000) 
"Es reiten die Toten so schnell" (or: the Vampyre sucking at his own Vein) (2003) 
"La Chambre D'Echo" - Where the dead Birds sing (2004) 
Les Fleurs du Mal - Die Blumen des Bösen (2007) 
 EP'ler ve Remix Albümler [değiştir]
Ehjeh Ascher Ehjeh (1995) 
"Voyager - The Jugglers of Jusa" (1997) 
"Flowers in Formaldehyde" (2004) 
Sanatorium Altrosa (Musical Therapy for spiritual Dysfunction) (2008) 
Single'lar
"The Goat" / "The Bells have stopped ringing" (2005) 
"In der Palästra"(2007) 
Diğerleri 
Jekura - Deep the Eternal Forest (1995) &#8211; Sopor Aeternus'tan dört şarkı içeren bir toplama albümü. [10] 
Nenia C'alladhan (2002) &#8211; Constance Fröhling ile beraber yapılmış bir albüm. 
Like a Corpse standing in Desperation (2005) &#8211; Zor bulunan albümleri ve parçaları içeren bir box-set. 
Like a Corpse standing in Desperation - Part 4 (2009) - Daha önce yayınlanmış müzik videolarının bulunduğu bir DVD. 

Müzikal Karakteristikler
 
Sopor Aeternus'un sound'u rönesans ve barok dönemlerinin müziklerinden köklerini almaktadır, bu sound'un gövedisini ise pirinçten üflemeliler, ahtadan üflemeliler, yaylılar, kilise orgları, çanlar ve gitarlar oluşturmaktadır. Daha önceki albümlerde kullanılan yapay perküsyon, sonraki albümlerde canlı perküsyonla yer değiştirmiştir. Cantodea'nın besteleri zaman içinde daha canlı aranjmanlara doğru gelişme göstermişlerdir. Ayrıca, son albümler ilk albümlere göre çok az daha 'mainstream/herkesçe dinlenebilir'leşmiş ve elektronik müzik ögelerini gotik müzik ögeleriyle aynı bedende bir araya getirebilmeyi başarabilmiştir. Bir darkwave grubu olarak görülse de, Cantodea bu fikri görmezlikten gelmekte ve müziğini, "...-music for dead children [and otherwise wounded souls], that is all."/"ölü çocuklar [veya yaralı ruhlar] için müzik, hepsi bu" diyerek tanımlamaktadır. Cantodea bazı şarkılarındaki bazı elementleri yeniden kaydetmiş/kullanmıştır, bunun en öne çıkan örneği ise "Birth - Fiendish Figuration/Doğum - Şeytani Biçimlenme" isimli şarkısıdır. Bu şarkı en az dört kez yeniden kaydedilmiştir.

Cantodea açık bir şekilde müziğinin sadece ve sadece kendisi hakkında olduğunu belirtmiştir. Kullandığı ana motifler ölümü, karşılıksız aşkı, yapılanların sebep olduğu acıyı, yalnızlığı, mutsuzluğu, mistisizmi ve başarısızlığı içermektedir. Son zamanlarda Cantodea doğaüstü güçlere iancı, cinselliği ve romatizmi şarkı sözlerine dahil etmiştir. Sıklıkla yeniden işlenilen bir tema ise transseksüellik ve özellikle erkek cinsel organının alınmasıdır. Bazı albümler, Cantodea'yı çıplak bir şekilde ve bir vajinaya sahip bir şekilde gösterir, ki bunlar prodüksiyon öncesi düzeltilmiş fotoğraflardırlar. Cantodea'nın şarkı sözlerinde maniveyata ve Roma tanrılarına -Jüpiter ve Satürn dışında- pek çok gönderme vardır. Bunlardan bazıları, -Morfeus, Uranüs ve Karon- kendi isimleriyle hitap edilmişlerdir. Bahsedilen diğer doğaüstü yaratıkları, Sister of Self-Destruction/İntiharın Kızkardeşi, the Goat/Keçi, the Old Man/Yaşlı Adam ve the Lord of the Darkest Side/En Karanlık Tarafın Lordu oluşturmaktadırlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Forumda aradım bulamayınca açtım konuyu eğer varsa kapatabilirsiniz tabi ki ...

Sopor Aeternus & The Ensemble Of Shadows 


Sopor Aeternus & The Ensemble of Shadows, (/sopor eternus/ okunur) (Latince: "Sonsuz Uyku"  sıkça Sopor Aeternus ya da Sopor olarak da anılmaktadır.) Frankfurtlu bir darkwave müzik projesidir ve 1989'da Anna-Varney Cantodea tarafından kurulmuştur. Bu projenin başından beri, Anna-Varney'nin müziği aşırı kişisel, melankolik, pesimist ve çok sayıda değişik müziksel ve görsel stili bir potada eritebilmesiyle ünlüdür.
         
Anna-Varney Cantodea

Avrupa'da medya ilgiyi üzerine çekebilmiş olsa Anna-Varney Cantodea ve onun kişisel hayatı hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Cantodea hakkında bilinen tüm bilgiler, onunla yapılan röportajlar ve kendisinin yayımları ile elde edilmiştir. Bu bilgilerden ortaya çıkanlara göre Cantodea, operasyon geçirmemiş bir trans-kadındır ve operasyonun bir "ruhsal karmaşa"ya sebep olacağını düşünmektedir. Cantodea'nın takma adı yaygın bir isim olan Anna'nın, Latince'de "şarkıcı kadın" anlamına gelen "Cantodea" ile birleşmesiyle oluşmuştur.[kaynak belirtilmeli]. Cantodea, 1997 öncesinden beridir kullandığı Varney takma ismini ise Viktorya Dönemi Edebiyatı'na air "Vampir Varney ve Kan Ziyafeti" isimli bir Gotik korku hikâyesinden alımıştır.  Resmî bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen, Cantodea'nın 50'li yaşlarının ortasında olduğuna inanılmaktadır, bu durumun ufak bir kanıtı olarak da Les Fleurs du Mal albümünün kitapçığında yazılı olan "SOPOR: 1952'den beri ruhları dindiriyor." yazısı gösterilebilir.

Bazı röportajlarda, Cantodea hayatının neredeyse 30 yılını geçmişinde yaşadığı bazı deneyimler ve hastalıklarla gelen büyük bir depresyon, umutsuzluk ve yalnızlık içinde geçirmiş olduğunu, ailesi tarafından çocuk istismarı ve okul arkadaşları tarafından şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir. Altı yaşında iken Cantodea, bademcik ameliyatı sırasında verilen yatıştırıcıların etkisiyle bedendışı bir deneyim yaşamıştır. On iki yaşında intihara meyilli biri olan Anna-Varney, yetişkinliğinde kansere benzer semptomları olan ve onu neredeyse kör edebilecek bir hastalık geçirmiştir. Tüm bu olaylar, onun "Ensemble of Shadows/Gölgeler Grubu"nu keşfetmesini sağlamıştır. Onun açıklamasına göre "Ensemble of Shadows", Cantodea'nın rüyalarında gördüğü ve ona müziksel ilhamı veren bir grup ruhtur. Bu ruhların ona görünmeleri, bu müzik projesinin ismini de oluşturmuştur.

Cantodea gönüllü bir izolasyonu yaşamaktadır çünkü kendi ifadelerine göre o, diğer insanların varlığında korku, tiksinti veya üzüntü duymaktadır. Cantodea, aynı zamanda "insanlık'ın önünde" canlı performans sergilemeyeceğini de ifade etmiştir. Buna rağmen, o bugünlerde pagan ve mistik bir yazar olan Raven Digitalis -aynı zamanda resmî Sopor Aeternus Myspace Profili'nin "yönetici"lerinden biri- ile yakınlaşmıştır. Şair Edgar Allan Poe'ya büyük bir ilgisi olan Cantodea, bazen şairin şiirlerini, onlara beste yaparak taçlandırır. Cantodea aynı zamanda birkaç aktivist fikrin, ki bunlar ötenazi, LGBTT Hakları, veganlık, vejetaryenlik gibi fikirlerdir, güçlü bir destekleyicisidir.  Cantodea ruhani bir kişidir ve dini duyguları, Roma tanrısı Satürn'e odaklanmıştır. Satürn'ün astrolojik simgesinin Jüpiterin astrolojik simgesiyle birleştirerek yarattığı "Jusa'nın Simgesi", Cantodea'nın ruhani yönlerini yansıtmaktadır ve hem kendisi için, hem de yaptığı müzik için bir imza niteliğindedir. Sopor Aeternus'un tüm albümlerinde görülen Jusa'nın Sembolü. Sembol, Romalı tanrılar Jüpiter ve Satürn arasındaki bağlantıyı simgelemektedir.Yarattığı işlerin büyük bir kısmında astrolojik imgeler ve söz sanatları bulunur.


 Diskografi 
 Demo Kayıtları 
Üç demo kaydı sıklıkla "Blut der schwarzen Rose" or "The Undead-Trilogy" olarak adlandırılmaktadırlar. [9] Bunlardan yalnızca ilki yayınlanmıştır.

Es reiten die Toten so schnell&#8230; (1989) 
Rufus (1992) 
Till Time and Times Are Done (1992) 
 Stüdyo Albümleri 
"&#8230;Ich töte mich jedesmal aufs Neue, doch ich bin unsterblich, und ich erstehe wieder auf; in einer Vision des Untergangs&#8230;" (1994) 
"Todeswunsch - Sous le soleil de Saturne" (1995) 
The inexperienced Spiral Traveller (aus dem Schoß der Hölle ward geboren die Totensonne) (1997) 
"Dead Lovers' Sarabande" (Face One) (1999) 
"Dead Lovers' Sarabande" (Face Two) (1999) 
"Songs from the inverted Womb" (2000) 
"Es reiten die Toten so schnell" (or: the Vampyre sucking at his own Vein) (2003) 
"La Chambre D'Echo" - Where the dead Birds sing (2004) 
Les Fleurs du Mal - Die Blumen des Bösen (2007) 
 EP'ler ve Remix Albümler [değiştir]
Ehjeh Ascher Ehjeh (1995) 
"Voyager - The Jugglers of Jusa" (1997) 
"Flowers in Formaldehyde" (2004) 
Sanatorium Altrosa (Musical Therapy for spiritual Dysfunction) (2008) 
Single'lar
"The Goat" / "The Bells have stopped ringing" (2005) 
"In der Palästra"(2007) 
Diğerleri 
Jekura - Deep the Eternal Forest (1995) &#8211; Sopor Aeternus'tan dört şarkı içeren bir toplama albümü. [10] 
Nenia C'alladhan (2002) &#8211; Constance Fröhling ile beraber yapılmış bir albüm. 
Like a Corpse standing in Desperation (2005) &#8211; Zor bulunan albümleri ve parçaları içeren bir box-set. 
Like a Corpse standing in Desperation - Part 4 (2009) - Daha önce yayınlanmış müzik videolarının bulunduğu bir DVD. 

Müzikal Karakteristikler
 
Sopor Aeternus'un sound'u rönesans ve barok dönemlerinin müziklerinden köklerini almaktadır, bu sound'un gövedisini ise pirinçten üflemeliler, ahtadan üflemeliler, yaylılar, kilise orgları, çanlar ve gitarlar oluşturmaktadır. Daha önceki albümlerde kullanılan yapay perküsyon, sonraki albümlerde canlı perküsyonla yer değiştirmiştir. Cantodea'nın besteleri zaman içinde daha canlı aranjmanlara doğru gelişme göstermişlerdir. Ayrıca, son albümler ilk albümlere göre çok az daha 'mainstream/herkesçe dinlenebilir'leşmiş ve elektronik müzik ögelerini gotik müzik ögeleriyle aynı bedende bir araya getirebilmeyi başarabilmiştir. Bir darkwave grubu olarak görülse de, Cantodea bu fikri görmezlikten gelmekte ve müziğini, "...-music for dead children [and otherwise wounded souls], that is all."/"ölü çocuklar [veya yaralı ruhlar] için müzik, hepsi bu" diyerek tanımlamaktadır. Cantodea bazı şarkılarındaki bazı elementleri yeniden kaydetmiş/kullanmıştır, bunun en öne çıkan örneği ise "Birth - Fiendish Figuration/Doğum - Şeytani Biçimlenme" isimli şarkısıdır. Bu şarkı en az dört kez yeniden kaydedilmiştir.

Cantodea açık bir şekilde müziğinin sadece ve sadece kendisi hakkında olduğunu belirtmiştir. Kullandığı ana motifler ölümü, karşılıksız aşkı, yapılanların sebep olduğu acıyı, yalnızlığı, mutsuzluğu, mistisizmi ve başarısızlığı içermektedir. Son zamanlarda Cantodea doğaüstü güçlere iancı, cinselliği ve romatizmi şarkı sözlerine dahil etmiştir. Sıklıkla yeniden işlenilen bir tema ise transseksüellik ve özellikle erkek cinsel organının alınmasıdır. Bazı albümler, Cantodea'yı çıplak bir şekilde ve bir vajinaya sahip bir şekilde gösterir, ki bunlar prodüksiyon öncesi düzeltilmiş fotoğraflardırlar. Cantodea'nın şarkı sözlerinde maniveyata ve Roma tanrılarına -Jüpiter ve Satürn dışında- pek çok gönderme vardır. Bunlardan bazıları, -Morfeus, Uranüs ve Karon- kendi isimleriyle hitap edilmişlerdir. Bahsedilen diğer doğaüstü yaratıkları, Sister of Self-Destruction/İntiharın Kızkardeşi, the Goat/Keçi, the Old Man/Yaşlı Adam ve the Lord of the Darkest Side/En Karanlık Tarafın Lordu oluşturmaktadırlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[6 Haziran Pazar HIM Canlı - MTV Rock am Ring 2010 LIVE from Germany]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4294</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 14:07:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4294</guid>
			<description><![CDATA[Canlı İzle: http://www.justin.tv/rockamring#r=4Iv4gKE~&s=06
http://www.rock-am-ring.com/
Konser Listesi: http://www.rock-am-ring.com/spielplan


Almanya Saatiyle: 6 Haziran Pazar gecesi 22:45&#8211;23:45 
Türkiye Saatiyle: 6 Haziran Pazar Gecesi 23:45

Herkese İyi seyirler...
Umarım yazışma fırsatı buluruz izlerken Chatroom'da..
Sevgiler...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Canlı İzle: http://www.justin.tv/rockamring#r=4Iv4gKE~&s=06
http://www.rock-am-ring.com/
Konser Listesi: http://www.rock-am-ring.com/spielplan


Almanya Saatiyle: 6 Haziran Pazar gecesi 22:45&#8211;23:45 
Türkiye Saatiyle: 6 Haziran Pazar Gecesi 23:45

Herkese İyi seyirler...
Umarım yazışma fırsatı buluruz izlerken Chatroom'da..
Sevgiler...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Jeffree Star]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4293</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 01:57:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4293</guid>
			<description><![CDATA[
15 Kasım 1985 doğumlu şarkıcı, söz yazarı, makyöz, moda tasarımcısı ve model.Gerçek adı Jeffrey Lynn Steininger.Kasım 2006'da Myspace'in en ünlü kişisi seçildi.Cinsel yöneliminden dolayı kendini "Queen Of The Internet" ya da "Queen Of The Beautifuls" olarak adlandırmıştır. Amerika doğumlu. Babası çocukken ölmüş, annesi de model olduğu için bir nevi yalnız büyümüştür.Genç yaşta annesinin makyaj malzemeleriyle ilgilenerek, bunu saplantı haline getirmiş.Şarkıları elektro tarzında,imajı ise inanılmaz :d070:  Ben çok sevdim kendisini ama şarkılarında da dediği gibi kendisini sevmek zor özellikle ülkemizdeki insanlar için :a055: Şarkılarını buradan dinleyebilirsiniz:
http://www.myspace.com/jeffreestar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
15 Kasım 1985 doğumlu şarkıcı, söz yazarı, makyöz, moda tasarımcısı ve model.Gerçek adı Jeffrey Lynn Steininger.Kasım 2006'da Myspace'in en ünlü kişisi seçildi.Cinsel yöneliminden dolayı kendini "Queen Of The Internet" ya da "Queen Of The Beautifuls" olarak adlandırmıştır. Amerika doğumlu. Babası çocukken ölmüş, annesi de model olduğu için bir nevi yalnız büyümüştür.Genç yaşta annesinin makyaj malzemeleriyle ilgilenerek, bunu saplantı haline getirmiş.Şarkıları elektro tarzında,imajı ise inanılmaz :d070:  Ben çok sevdim kendisini ama şarkılarında da dediği gibi kendisini sevmek zor özellikle ülkemizdeki insanlar için :a055: Şarkılarını buradan dinleyebilirsiniz:
http://www.myspace.com/jeffreestar]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[R.E.M]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4291</link>
			<pubDate>Mon, 31 May 2010 22:04:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4291</guid>
			<description><![CDATA[
R.E.M. 1980'da ABD'de kurulan bir alternatif rock grubudur. Grup Michael Stipe, Peter Buck ve Mike Mills'ten oluşmaktadır.
KURULUŞ
Ocak 1980'de Michael Stipe ve Peter Buck bir müzik dükkânında tanıştılar. İkisi de punk rock müziğinden hoşlanmaktadır, bu yüzden ikisi kısa zamanda iyi arkadaş oldular. İkili daha sonra beraber müzik yapan Mike Mills ve Bill Berry ile tanıştılar. Müziği çok seven bu dörtlü kendi aralarında şarkılar yazmaya başladılar. 5 Nisan 1980'de ilk konserini veren grup, Stipe'ın sözlükten rastgele seçimi ile "R.E.M." ismini kabul ettiler. Grup üyeleri müzik yapmak istedikleri için okullarını bıraktılar. 1981'de ilk kez Güney Amerika'yı turladılar.
İLK ALBÜMLER
1981 yazında ilk single "Radio Free Europe" yayınlandı. Şarkı birden bire tüm üniversite radyolarında çalınmaya başlandı. Grup başarı sayesinde ilk EP'leri Chronic Town'ı kaydetti. Bu sırada grup I.R.S. Records ile anlaştı ve bu EP, plak şirketinin de ilk yayını oldu. Bu EP NME dergisinden iyi eleştiriler alınca grup ilk albümü Murmur'ı kaydetti. Albüm Rolling Stone dergisinde yılın albümü seçildi ve Billboard listelerinde 36. oldu. Ancak yine de plak şirketinin beklentisinin altında kaldı.
Grup Late Night with David Letterman programına çıkarak ilk kez televizyona çıktı. 1984 tarihli yeni albüm Reckoning yine güzel eleştiriler topladı. 1985'te çıkan Fables of the Reconstruction diğer R.E.M. albümlerinden çok farklıydı. Stüdyo aşamaları zor geçmişti ve grup dağılma tehlikesi atlatmıştı. Stüdyo zamanı yaşanan sert kışın da etkisiyle çok karanlık bir albüm aldı ve karışık eleştiriler topladı. Bu da I.R.S'i grubun beklenen patlamayı gerçekleştiremediği için endişlendiriyordu.
Dördüncü albüm 1986 tarihli Lifes Rich Pageant ise Stipe'ın vokalinin geliştiği ve daha öne çıktığı bir albümdü. Albüm ile R.E.M. ilk altın plağını aldı ve bundan önceki albümlerinin de satışını arttırdı. R.E.M. yavaş yavaş ünlenmeye başlarken yayınlanmamış kayıtlarını ve B-Side'ları Dead Letter Office albümü ile yayınladı ve "Succumbs" adlı video toplamalarını yayınladılar.
1987'de 5. albüm Document yayınlandı. Albüm o ana kadarki en büyük R.E.M. albümü olmuştu. R.E.M.'in politik yönünü de gösteren albüm ilk 20'ye çıkan ilk single "The One I Love" ve grubun MTV'ye çıkmasını sağlayan "It's the End of the World as We Know It (And I Feel Fine)" şarkısını barındırıyordu. Rolling Stone grubu Amerika'nın en iyi rock 'n roll grubu olarak tanımlıyordu.
ALTIN YILLAR
Grup I.R.S. ile uzun süreli bağlantılarını koparıp onlara daha çok yardım edeceklerine inandıkları Warner Bros ile anlaştılar. Bu sırada 1988'de I.R.S grubun ilk best of'u "Eponymous" albümünü yayınladı. Aynı yıl ilk Warner Bros albümü Green yayınlandı. Albümden çıkan single'lar ilk kez ilk ona giriyordu.Özellikle Losing My religion adlı şarkısı haftalarca liste sıralamsında kalıcı oldu...Grup bu albümden sonra uzun bir ara verdi.

1990 ortalarında kayıtlarına başladıkları Out of Time 1991'de yayınlandı. Albüm hem Amerika hem İngiltere listelerinde 1 numaraya kadar çıkmıştı. İlk single "Losing My Religion" içinde gitar bulundurmamasına rağmen single listesinde 4 numara kadar çıktı. İkicsi single "Shiny Happy People" da benzer bir başarıyı yakaladı. Albüme büyük bir turne düzenlenmemesine rağmen Amerika'da dört milyondan fazla satarak R.E.M.'in en başarılı albümü oldu.

Kısa bir süre sonra stüdyoya giren R.E.M. 1992'de de Automatic For The People'ı yayınladı. Albüm "Out Of Time"'a göre daha sert sounda sahipti. Ancak Stipe'ın sözleri daha duygusallaşmıştı. Birçok kritiğe göre R.E.M'in en güzel albümü olan bu albüm de "Everybody Hurts" ve "Man On The Moon" gibi hitler çıkardı.
DURAKLAMA DÖNEMİ
1994 tarihli Monster albümü grubun ilk dönemlerine dönme isteğini yansıtan oldukça rock bir albümdü. Albüm "Out Of Time" gibi Amerika ve İngiltere listelerinde birinci oldu. Monster turu ise yaşanan sağlık sorunlarıyla dikkat çekti. Bill Berry önemli bir beyin rahatsızlığı geçirerek müzikten uzak kaldı. Daha sonra da Stipe'ın fıtığı ortaya çıktı. Tüm bu sağlık sorunlarının düzelmesiyle 1996'da New Adventures in Hi-Fi albümü yayınlandı. Albüm yine birinci ve ikinci sıralardan girmesine karşın öteki üç albümün satışına yaklaşamayarak listelerden hemen düştü. Bu sıralarda grup menejerlerini değiştirdiler
ÜÇ KİŞİLİK R.E.M
Yeni albümün kayıtları öncesi grubun bateristi Bill Berry şöhret günlerinden sıkıldığını söylerek gruptan ayrıldı. R.E.M. için bu zor oldu. Yeni albümde bir davul makinası kullandılar. 1998'de çıkan Up albümü diğer albümlerine göre çok az sattı. Satışlardan görülen bir başka şey grubun popülaritesinin Amerika'dan Avrupa'ya doğru kaymasıydı.

bu ve buna benzer bir satış grafiği yakaladı. 2003'te Warner Bros. yıllarındaki şarkıların toplaması In Time yayınlandı. Bu albümün turnesinde bir konserde iki şarkı için eski baterist Bill Berry gruba katıldı. 2004 tarihli yeni albüm Around the Sun taşıdığı politik kimlik ile dikkat çekiyordu. Bu albüm de karışık tepkiler topladı. Albüm sonrası George W. Bush karşıtı "Vote For Change" kampanyasına katıldılar.

Grup 2006'da ilk dönemlerinin toplaması And I Feel Fine... The Best of the I.R.S. Years 1982-1987 albümünü çıkardı ve şu an 14. stüdyo albümü için çalışmalara devam ediyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
R.E.M. 1980'da ABD'de kurulan bir alternatif rock grubudur. Grup Michael Stipe, Peter Buck ve Mike Mills'ten oluşmaktadır.
KURULUŞ
Ocak 1980'de Michael Stipe ve Peter Buck bir müzik dükkânında tanıştılar. İkisi de punk rock müziğinden hoşlanmaktadır, bu yüzden ikisi kısa zamanda iyi arkadaş oldular. İkili daha sonra beraber müzik yapan Mike Mills ve Bill Berry ile tanıştılar. Müziği çok seven bu dörtlü kendi aralarında şarkılar yazmaya başladılar. 5 Nisan 1980'de ilk konserini veren grup, Stipe'ın sözlükten rastgele seçimi ile "R.E.M." ismini kabul ettiler. Grup üyeleri müzik yapmak istedikleri için okullarını bıraktılar. 1981'de ilk kez Güney Amerika'yı turladılar.
İLK ALBÜMLER
1981 yazında ilk single "Radio Free Europe" yayınlandı. Şarkı birden bire tüm üniversite radyolarında çalınmaya başlandı. Grup başarı sayesinde ilk EP'leri Chronic Town'ı kaydetti. Bu sırada grup I.R.S. Records ile anlaştı ve bu EP, plak şirketinin de ilk yayını oldu. Bu EP NME dergisinden iyi eleştiriler alınca grup ilk albümü Murmur'ı kaydetti. Albüm Rolling Stone dergisinde yılın albümü seçildi ve Billboard listelerinde 36. oldu. Ancak yine de plak şirketinin beklentisinin altında kaldı.
Grup Late Night with David Letterman programına çıkarak ilk kez televizyona çıktı. 1984 tarihli yeni albüm Reckoning yine güzel eleştiriler topladı. 1985'te çıkan Fables of the Reconstruction diğer R.E.M. albümlerinden çok farklıydı. Stüdyo aşamaları zor geçmişti ve grup dağılma tehlikesi atlatmıştı. Stüdyo zamanı yaşanan sert kışın da etkisiyle çok karanlık bir albüm aldı ve karışık eleştiriler topladı. Bu da I.R.S'i grubun beklenen patlamayı gerçekleştiremediği için endişlendiriyordu.
Dördüncü albüm 1986 tarihli Lifes Rich Pageant ise Stipe'ın vokalinin geliştiği ve daha öne çıktığı bir albümdü. Albüm ile R.E.M. ilk altın plağını aldı ve bundan önceki albümlerinin de satışını arttırdı. R.E.M. yavaş yavaş ünlenmeye başlarken yayınlanmamış kayıtlarını ve B-Side'ları Dead Letter Office albümü ile yayınladı ve "Succumbs" adlı video toplamalarını yayınladılar.
1987'de 5. albüm Document yayınlandı. Albüm o ana kadarki en büyük R.E.M. albümü olmuştu. R.E.M.'in politik yönünü de gösteren albüm ilk 20'ye çıkan ilk single "The One I Love" ve grubun MTV'ye çıkmasını sağlayan "It's the End of the World as We Know It (And I Feel Fine)" şarkısını barındırıyordu. Rolling Stone grubu Amerika'nın en iyi rock 'n roll grubu olarak tanımlıyordu.
ALTIN YILLAR
Grup I.R.S. ile uzun süreli bağlantılarını koparıp onlara daha çok yardım edeceklerine inandıkları Warner Bros ile anlaştılar. Bu sırada 1988'de I.R.S grubun ilk best of'u "Eponymous" albümünü yayınladı. Aynı yıl ilk Warner Bros albümü Green yayınlandı. Albümden çıkan single'lar ilk kez ilk ona giriyordu.Özellikle Losing My religion adlı şarkısı haftalarca liste sıralamsında kalıcı oldu...Grup bu albümden sonra uzun bir ara verdi.

1990 ortalarında kayıtlarına başladıkları Out of Time 1991'de yayınlandı. Albüm hem Amerika hem İngiltere listelerinde 1 numaraya kadar çıkmıştı. İlk single "Losing My Religion" içinde gitar bulundurmamasına rağmen single listesinde 4 numara kadar çıktı. İkicsi single "Shiny Happy People" da benzer bir başarıyı yakaladı. Albüme büyük bir turne düzenlenmemesine rağmen Amerika'da dört milyondan fazla satarak R.E.M.'in en başarılı albümü oldu.

Kısa bir süre sonra stüdyoya giren R.E.M. 1992'de de Automatic For The People'ı yayınladı. Albüm "Out Of Time"'a göre daha sert sounda sahipti. Ancak Stipe'ın sözleri daha duygusallaşmıştı. Birçok kritiğe göre R.E.M'in en güzel albümü olan bu albüm de "Everybody Hurts" ve "Man On The Moon" gibi hitler çıkardı.
DURAKLAMA DÖNEMİ
1994 tarihli Monster albümü grubun ilk dönemlerine dönme isteğini yansıtan oldukça rock bir albümdü. Albüm "Out Of Time" gibi Amerika ve İngiltere listelerinde birinci oldu. Monster turu ise yaşanan sağlık sorunlarıyla dikkat çekti. Bill Berry önemli bir beyin rahatsızlığı geçirerek müzikten uzak kaldı. Daha sonra da Stipe'ın fıtığı ortaya çıktı. Tüm bu sağlık sorunlarının düzelmesiyle 1996'da New Adventures in Hi-Fi albümü yayınlandı. Albüm yine birinci ve ikinci sıralardan girmesine karşın öteki üç albümün satışına yaklaşamayarak listelerden hemen düştü. Bu sıralarda grup menejerlerini değiştirdiler
ÜÇ KİŞİLİK R.E.M
Yeni albümün kayıtları öncesi grubun bateristi Bill Berry şöhret günlerinden sıkıldığını söylerek gruptan ayrıldı. R.E.M. için bu zor oldu. Yeni albümde bir davul makinası kullandılar. 1998'de çıkan Up albümü diğer albümlerine göre çok az sattı. Satışlardan görülen bir başka şey grubun popülaritesinin Amerika'dan Avrupa'ya doğru kaymasıydı.

bu ve buna benzer bir satış grafiği yakaladı. 2003'te Warner Bros. yıllarındaki şarkıların toplaması In Time yayınlandı. Bu albümün turnesinde bir konserde iki şarkı için eski baterist Bill Berry gruba katıldı. 2004 tarihli yeni albüm Around the Sun taşıdığı politik kimlik ile dikkat çekiyordu. Bu albüm de karışık tepkiler topladı. Albüm sonrası George W. Bush karşıtı "Vote For Change" kampanyasına katıldılar.

Grup 2006'da ilk dönemlerinin toplaması And I Feel Fine... The Best of the I.R.S. Years 1982-1987 albümünü çıkardı ve şu an 14. stüdyo albümü için çalışmalara devam ediyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Slipknot'un basçısı Paul Gray öldü]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4286</link>
			<pubDate>Wed, 26 May 2010 10:50:23 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4286</guid>
			<description><![CDATA[Slipknot'un basçısı ölü bulundu
Amerikalı heavy metal grubu Slipknot'un basçısı Paul Gray'in ölü bulunduğu bildirildi.





LOS ANGELES - Amerikan basının polise dayandırdığı haberde, heavy metal grubu Slipknot'un kurucularından olan 38 yaşındaki Paul Gray'in, Iowa eyaletindeki Des Moines kenti yakınlarındaki bir otel odasında ölü bulunduğu, Gray'in ölüm nedeninin belirlenemediği kaydedildi.

1995'de kurulan grubun albümleri dünya çapında 14 milyondan fazla satışa ulaştı.

Shawn Crahan ve Joey Jordison ile birlikte grubun kuruculuğunu da üstlenen Paul Gray, bas gitarın yanında geri vokal da yapıyordu.
Konserlerde kullandığı maskelerle de ünlenen  Gray, şunları söylemişti: ''Radyolara röportaj vermeye gittiğimizde bile maskeleri çıkartmıyoruz ve inanın her seferinde insanları ürkütmeyi başarıyoruz. Maskeler bir tür fetişse ben bu fetişin tamamen destekçisiyim.''

ÇOK ÜZÜCÜ GERÇEKTEN :(]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Slipknot'un basçısı ölü bulundu
Amerikalı heavy metal grubu Slipknot'un basçısı Paul Gray'in ölü bulunduğu bildirildi.





LOS ANGELES - Amerikan basının polise dayandırdığı haberde, heavy metal grubu Slipknot'un kurucularından olan 38 yaşındaki Paul Gray'in, Iowa eyaletindeki Des Moines kenti yakınlarındaki bir otel odasında ölü bulunduğu, Gray'in ölüm nedeninin belirlenemediği kaydedildi.

1995'de kurulan grubun albümleri dünya çapında 14 milyondan fazla satışa ulaştı.

Shawn Crahan ve Joey Jordison ile birlikte grubun kuruculuğunu da üstlenen Paul Gray, bas gitarın yanında geri vokal da yapıyordu.
Konserlerde kullandığı maskelerle de ünlenen  Gray, şunları söylemişti: ''Radyolara röportaj vermeye gittiğimizde bile maskeleri çıkartmıyoruz ve inanın her seferinde insanları ürkütmeyi başarıyoruz. Maskeler bir tür fetişse ben bu fetişin tamamen destekçisiyim.''

ÇOK ÜZÜCÜ GERÇEKTEN :(]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Emilie Autumn]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4278</link>
			<pubDate>Tue, 18 May 2010 17:16:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4278</guid>
			<description><![CDATA[

Müzik eleştirmenlerine göre; keman virtüözü Nigel Kennedy kabiliyeti, Siox--- ve Bowie karışımı sesi, postmodern-kıyamet dönemi Marie Antionette görüntüsüyle Emilie Autumn, 2007'nin en çok konuşulan "Gotik Prensesi". Bu başarı sürpriz sayılmaz. Pembe saçlı prensesin klasik eğitimini rock'ın saldırgan tutumuyla süslemesi ve tüm bunları barok temalar barındıran enstrumana dayalı bir müzik haline getirerek bu tarza "victoriandustrial" demesi başarının anahtarı oldu.

1984'te henüz 4 yaşındayken konser kemancısı olarak klasik müzik eğitimine başlayan Emilie, 20 yaşına kadar Bach eserlerini başarıyla sergilemesiyle tanındı. Sonrasında kendi bestelerine ağırlık vererek "Celtic" kemanları ve "Gypsy" müziğin etkileri görülen albümlerini piyasaya sürdü. Gün geçtikçe klasik etkiler görülen müziğine endüstriyel ve rock unsurlarını daha fazla katmaya, altyapılarında elektroniği öne çıkarmaya başlayarak tümüyle kendine özgü bir tarz yarattı. Yaşam tarzını başarılı bir şekilde kaleme alarak "Masumiyetimi Geri İstiyorum", "İntihar Sanatı", "Teşekkürler Tanrı'm, Ben Güzelim" gibi eserleriyle çizginin dışında bir yerlerde olduğunu anlatıyor.

ANARŞİ KEMANCISI
Courtney Love'ın Emilie Autumn'u "Ms. Love" kayıtları sırasında keşfi üzerine tur grubu "The Chelsea"ye dahil etmesi "anarşi kemancısının" yolunu açtı. Amerika'nın bir çok ünlü TV programında Smashing Pumpkins'den Billy Corgan ve Courtney Love'la boy gösterdi. Kısa sürede kazandığı bu ünü solo albümlere imza atarak daha ileriye taşıdı. İlk albümlerinde gerektiği ilgiyi gördüğü pek söylenemese bile 2006 yılının başında piyasaya sürülen "Opheliac"ıyla istediği tarzı yakalayarak gotik dinleyicilerin tanrıçası haline geldi. Keman ve klasik müzik üzerine duyduğu ilgiyi canlı performanslarındaki solo şovlarıyla eşi bulunmaz dinletiler haline getirdi ve kalabalığı kendine hayran etti.

Gotik bebeğin hünerleri sadece grubu ve sahne performanslarıyla sınırlı kalmıyor. Kendi yarattığı gotik moda tasarımlarını WillowTech House'da bulabilirsiniz. Bu tasarımlar kendisi başta olmak üzere bir çok ünlünün sahnesini süslüyor. Emilie Autumn ayrıca durmak bilmeyen bir yazar ve illüstratör. 2001'de piyasaya sürülen "Your Sugar Sits Untouched" isimli şiir kitabı ve bitirmekte olduğu yetişkinlere yönelik içeriği olan "gotik çocuk kitabı"; "The Alphabet Book of X-Boyfriends" Emilie'nin iç dünyasını gözler önüne seriyor.

Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[

Müzik eleştirmenlerine göre; keman virtüözü Nigel Kennedy kabiliyeti, Siox--- ve Bowie karışımı sesi, postmodern-kıyamet dönemi Marie Antionette görüntüsüyle Emilie Autumn, 2007'nin en çok konuşulan "Gotik Prensesi". Bu başarı sürpriz sayılmaz. Pembe saçlı prensesin klasik eğitimini rock'ın saldırgan tutumuyla süslemesi ve tüm bunları barok temalar barındıran enstrumana dayalı bir müzik haline getirerek bu tarza "victoriandustrial" demesi başarının anahtarı oldu.

1984'te henüz 4 yaşındayken konser kemancısı olarak klasik müzik eğitimine başlayan Emilie, 20 yaşına kadar Bach eserlerini başarıyla sergilemesiyle tanındı. Sonrasında kendi bestelerine ağırlık vererek "Celtic" kemanları ve "Gypsy" müziğin etkileri görülen albümlerini piyasaya sürdü. Gün geçtikçe klasik etkiler görülen müziğine endüstriyel ve rock unsurlarını daha fazla katmaya, altyapılarında elektroniği öne çıkarmaya başlayarak tümüyle kendine özgü bir tarz yarattı. Yaşam tarzını başarılı bir şekilde kaleme alarak "Masumiyetimi Geri İstiyorum", "İntihar Sanatı", "Teşekkürler Tanrı'm, Ben Güzelim" gibi eserleriyle çizginin dışında bir yerlerde olduğunu anlatıyor.

ANARŞİ KEMANCISI
Courtney Love'ın Emilie Autumn'u "Ms. Love" kayıtları sırasında keşfi üzerine tur grubu "The Chelsea"ye dahil etmesi "anarşi kemancısının" yolunu açtı. Amerika'nın bir çok ünlü TV programında Smashing Pumpkins'den Billy Corgan ve Courtney Love'la boy gösterdi. Kısa sürede kazandığı bu ünü solo albümlere imza atarak daha ileriye taşıdı. İlk albümlerinde gerektiği ilgiyi gördüğü pek söylenemese bile 2006 yılının başında piyasaya sürülen "Opheliac"ıyla istediği tarzı yakalayarak gotik dinleyicilerin tanrıçası haline geldi. Keman ve klasik müzik üzerine duyduğu ilgiyi canlı performanslarındaki solo şovlarıyla eşi bulunmaz dinletiler haline getirdi ve kalabalığı kendine hayran etti.

Gotik bebeğin hünerleri sadece grubu ve sahne performanslarıyla sınırlı kalmıyor. Kendi yarattığı gotik moda tasarımlarını WillowTech House'da bulabilirsiniz. Bu tasarımlar kendisi başta olmak üzere bir çok ünlünün sahnesini süslüyor. Emilie Autumn ayrıca durmak bilmeyen bir yazar ve illüstratör. 2001'de piyasaya sürülen "Your Sugar Sits Untouched" isimli şiir kitabı ve bitirmekte olduğu yetişkinlere yönelik içeriği olan "gotik çocuk kitabı"; "The Alphabet Book of X-Boyfriends" Emilie'nin iç dünyasını gözler önüne seriyor.

Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ronnie James Dio öldü!!!]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4274</link>
			<pubDate>Mon, 17 May 2010 13:52:17 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4274</guid>
			<description><![CDATA[Eşi ve menajeri olan Wendy Galaxiola 25 Kasım 2009'da Mide kanseri olduğu açıklanmıştır.Yine 14 mart 2010 tarihinde yapılan basın açıklamasında.Dio'nun tedavisinin olumlu yönde ilerlediğinin tümörün kemoterapi ile temizlendiğini açıklamıştır.

Eşinin açıklamasına göre Ronnie James DIO 16 Mayıs 2010 da saat 7.45'de hayata gözlerini yummuştur
 Ronnie James Dio, ayrıca, artık metal müziğin sembolü haline gelmiş olan devil horns  işaretinin bulucusu olarak kabul edilmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eşi ve menajeri olan Wendy Galaxiola 25 Kasım 2009'da Mide kanseri olduğu açıklanmıştır.Yine 14 mart 2010 tarihinde yapılan basın açıklamasında.Dio'nun tedavisinin olumlu yönde ilerlediğinin tümörün kemoterapi ile temizlendiğini açıklamıştır.

Eşinin açıklamasına göre Ronnie James DIO 16 Mayıs 2010 da saat 7.45'de hayata gözlerini yummuştur
 Ronnie James Dio, ayrıca, artık metal müziğin sembolü haline gelmiş olan devil horns  işaretinin bulucusu olarak kabul edilmektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Editors]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4261</link>
			<pubDate>Thu, 06 May 2010 11:25:18 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4261</guid>
			<description><![CDATA[BİYOGRAFİ


Yeni oluşmakta olan bir grubun genelde ilk işi, albüm yapabilecekleri bir müzik şirketinin dikkatini çekmektir. Tarihte, bunun için yıllarca uğraşan veya ilk gecelerinde piyangoyu vuran gruplar olmuştur. Ancak bazı gruplar için tarih farklı yazılmıştır. 2000 yılında The Pride olarak yola çıkan sonra Snowfield adını alan Birmingham&#8217;dan gelen Neo-post-punk dörtlüsü, The Editors için bu öykü biraz alışılmışın dışında. İlk yola çıktıkları ndan beri oldukça cazip teklifler alan grup, bunları her fırsatta nazikçe geri çevirip arka sokaklardaki barlarda çalmaya devam etmiş. Amaçları öncelikle kendilerine bir arka sokak bar hayran kitlesi yaratıp, sonra sağlam adımlarla müzik şirketlerinin karşısına geçmek olmuş. Bu arayış içerisinde dikkat ettikleri bir başka konu ise yaratıcılıklarına minimal müdahale edilecek bir müzik şirketiymiş. Bunun içindir ki, hazır oldukları na inandıkları 2004 yılında, en uygun teklif ve koşullarla karşılarına çıkan bağımsız Kitchenware Records (bir zamanlar Prefab Sprout&#8217;un evi) ile imzalaşmışlar.
   Vokal/gitar Tom Smith, gitar Chris Urbanowicz, bas Russell Leetch, ve bateri Ed Lay künyesine sahip olan The Editors, Ocak 2005'te ilk 45&#8217;likleri Bullets&#8217;i çıkarttı. Parçanın karanlı k ve dramatik yönden Joy Division ve Echo & the Bunnymen gruplarına paralel olması, 45&#8217;liğin bir gün içinde yok satmasını sağladı. "İnsanlar kırılgan şeylerdir, bunu artık biliyor olmalısın / Onları neye maruz bıraktığı na dikkat et / İnsanlar kırılgan şeylerdir, bunu artık biliyor olmalısın / Ancak sana konuşulduğunda konuş'' nakaratlarıyla gelen Munich parçası aynı coşku ile karşılandı ve İngiltere listelerinde ilk 25&#8217;e kadar yükseldi. Asıl önemlisi Munich&#8216;in bar doldurabilecek kadar kuvvetli bir parça olması. Üçüncü 45&#8217;lik Blood, akkor enerjisi ile The Editors&#8217;u bir anda ana sahneye taşıdı. Grubun tarzı nı ve kişiliğini pekiştiren bu 45&#8217;lik, daha albümü çıkmamış olan bu arka sokaktan gelen dörtlünün bir anda tüm konserlerinin kapalı gişe satması nı sağladı. Bunun gerçekleşmesinde ne NME, ne Q dergileri ne de benzer klişe (alternatif akımı yerlerde süründüren) medyacıların en ufacık bir katkısı olmadı. Malum söz konusu medyacılar Bloc Party, Franz Ferdinand, Maximo Park, Kaiser Chiefs vs gibi grupları bir gecede şöhret yolunu açmıştır.        
   2005&#8217;in ortasında ilk albümleri The Back Room çıktığında, The Editors, sürekli kıyaslandıkları Bloc Party ve Interpol gibi nispeten yeni grup benzetmelerinden kurtulmuş, kendi kulvarı nda ilerleyen bir kişilik kazanmıştı. Özellikle Tom Smith&#8217;in Ian Curtis&#8217;e benzeyen sesi ve vurgulamaları, kursağında Joy Division kalan müzik severlerin dikkatini çekmeye yetti. The Back Room, geçmişe ait ürkütücü sıcaklığı ve depresyondan uzak yapısı ile ilk tınısında dinleyenin omzuna kolunu atıyor. Indie ses sentezini daha karanlık ve derin diyarlara sürükleyen dörtlü, dinleyenlere Britpop&#8217;tan uzak, özlenen aykırılığı tekrar yaşatma niyetinde. Melodramatik vokaller, dinamik minör gitar tınıları, klostrofobik akıcı bateri vuruşları ile The Editors kesinlikle alternatif müziğin liste başı olabilecek özelliklere sahip. Interpol&#8217;un ABD&#8217; de başlattığı akımın İngiltere versiyonu, hatta daha gerçeği.
  Sözsel olarak da bir şölen olan grup, sorunlu dünya görüşlerini öz, zengin ve merak ile şarkılarına yansı tmakta. Albümün en melodik parçası olan All Sparks&#8217;daki "Zıplayan bir sigara gibi yanıyorsun / İhtiyacı olan kişilere fikirler veriyorsun,'' gibi iç sorgusal sözlerden, Fingers in the Factory parçasındaki &#8216;Kırık kasaba üstünde güneş batarken/ Ve fabrikalarda parmaklarım kanarken / Sen gecesin, o pis gece / Bizi kızdırıyorsun / Korkacak her şey ortada,&#8217; gibi ezici otoriteyi sorgulayan sözlere değinen The Editors, her melodide kalitesini sergiliyor. Fall parçasındaki &#8216;Gözlerim kapalıyken / Daha yakına bakabiliyorum / Her zaman hatırlayacağı m / Görmek istiyorum / Görmek istiyorum / Bunu kendim görmek istiyorum&#8217; özgürlük haykırışından, Camera parçasındaki &#8216;Kameranın lensinden bize bak / Tüm acılarımızı siliyor mu? / Eğer kaçarsak, bizi arka odada ararlar / Tüm duygularımızı sakladığımız yerde&#8217; sözlerine kadar geniş bir gözlemsel yelpaze sunan grup, bunu çok sağlam adımlarla gerçekleştiriyor. The Back Room, grubun haykırışını kelimesi kelimesine yansıtan bir albüm. &#8216;Biz şu an iyi insanlar değiliz. Bir yıl önce ayakkabı satarken iyiydik&#8217; diyebilecek kadar samimi olan grup yaratmış olduğu kaliteli müzik ile genel akıntıya karşı yüzmekte. Melodilerin zerre kadar dinamiğini kaybetmediği albüm, dinledikçe açılan, açıldıkça sarılan, sarıldıkça dostunuz olan bir çalışma. The Editors, zamanla yeni çalışmaları ile bu kulvarda daha başarılı olacaktı r ancak şimdilik en kısa zamanda The Back Room albümüne sahip olup (maalesef Türkiye&#8217;de çıkmadı ve yakında zamanda bir mucize olmazsa çıkmayacak), grubun azimli sesi ve karanlık odasında sakladığı cevherlerle tanışmanızı tavsiye ederim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BİYOGRAFİ


Yeni oluşmakta olan bir grubun genelde ilk işi, albüm yapabilecekleri bir müzik şirketinin dikkatini çekmektir. Tarihte, bunun için yıllarca uğraşan veya ilk gecelerinde piyangoyu vuran gruplar olmuştur. Ancak bazı gruplar için tarih farklı yazılmıştır. 2000 yılında The Pride olarak yola çıkan sonra Snowfield adını alan Birmingham&#8217;dan gelen Neo-post-punk dörtlüsü, The Editors için bu öykü biraz alışılmışın dışında. İlk yola çıktıkları ndan beri oldukça cazip teklifler alan grup, bunları her fırsatta nazikçe geri çevirip arka sokaklardaki barlarda çalmaya devam etmiş. Amaçları öncelikle kendilerine bir arka sokak bar hayran kitlesi yaratıp, sonra sağlam adımlarla müzik şirketlerinin karşısına geçmek olmuş. Bu arayış içerisinde dikkat ettikleri bir başka konu ise yaratıcılıklarına minimal müdahale edilecek bir müzik şirketiymiş. Bunun içindir ki, hazır oldukları na inandıkları 2004 yılında, en uygun teklif ve koşullarla karşılarına çıkan bağımsız Kitchenware Records (bir zamanlar Prefab Sprout&#8217;un evi) ile imzalaşmışlar.
   Vokal/gitar Tom Smith, gitar Chris Urbanowicz, bas Russell Leetch, ve bateri Ed Lay künyesine sahip olan The Editors, Ocak 2005'te ilk 45&#8217;likleri Bullets&#8217;i çıkarttı. Parçanın karanlı k ve dramatik yönden Joy Division ve Echo & the Bunnymen gruplarına paralel olması, 45&#8217;liğin bir gün içinde yok satmasını sağladı. "İnsanlar kırılgan şeylerdir, bunu artık biliyor olmalısın / Onları neye maruz bıraktığı na dikkat et / İnsanlar kırılgan şeylerdir, bunu artık biliyor olmalısın / Ancak sana konuşulduğunda konuş'' nakaratlarıyla gelen Munich parçası aynı coşku ile karşılandı ve İngiltere listelerinde ilk 25&#8217;e kadar yükseldi. Asıl önemlisi Munich&#8216;in bar doldurabilecek kadar kuvvetli bir parça olması. Üçüncü 45&#8217;lik Blood, akkor enerjisi ile The Editors&#8217;u bir anda ana sahneye taşıdı. Grubun tarzı nı ve kişiliğini pekiştiren bu 45&#8217;lik, daha albümü çıkmamış olan bu arka sokaktan gelen dörtlünün bir anda tüm konserlerinin kapalı gişe satması nı sağladı. Bunun gerçekleşmesinde ne NME, ne Q dergileri ne de benzer klişe (alternatif akımı yerlerde süründüren) medyacıların en ufacık bir katkısı olmadı. Malum söz konusu medyacılar Bloc Party, Franz Ferdinand, Maximo Park, Kaiser Chiefs vs gibi grupları bir gecede şöhret yolunu açmıştır.        
   2005&#8217;in ortasında ilk albümleri The Back Room çıktığında, The Editors, sürekli kıyaslandıkları Bloc Party ve Interpol gibi nispeten yeni grup benzetmelerinden kurtulmuş, kendi kulvarı nda ilerleyen bir kişilik kazanmıştı. Özellikle Tom Smith&#8217;in Ian Curtis&#8217;e benzeyen sesi ve vurgulamaları, kursağında Joy Division kalan müzik severlerin dikkatini çekmeye yetti. The Back Room, geçmişe ait ürkütücü sıcaklığı ve depresyondan uzak yapısı ile ilk tınısında dinleyenin omzuna kolunu atıyor. Indie ses sentezini daha karanlık ve derin diyarlara sürükleyen dörtlü, dinleyenlere Britpop&#8217;tan uzak, özlenen aykırılığı tekrar yaşatma niyetinde. Melodramatik vokaller, dinamik minör gitar tınıları, klostrofobik akıcı bateri vuruşları ile The Editors kesinlikle alternatif müziğin liste başı olabilecek özelliklere sahip. Interpol&#8217;un ABD&#8217; de başlattığı akımın İngiltere versiyonu, hatta daha gerçeği.
  Sözsel olarak da bir şölen olan grup, sorunlu dünya görüşlerini öz, zengin ve merak ile şarkılarına yansı tmakta. Albümün en melodik parçası olan All Sparks&#8217;daki "Zıplayan bir sigara gibi yanıyorsun / İhtiyacı olan kişilere fikirler veriyorsun,'' gibi iç sorgusal sözlerden, Fingers in the Factory parçasındaki &#8216;Kırık kasaba üstünde güneş batarken/ Ve fabrikalarda parmaklarım kanarken / Sen gecesin, o pis gece / Bizi kızdırıyorsun / Korkacak her şey ortada,&#8217; gibi ezici otoriteyi sorgulayan sözlere değinen The Editors, her melodide kalitesini sergiliyor. Fall parçasındaki &#8216;Gözlerim kapalıyken / Daha yakına bakabiliyorum / Her zaman hatırlayacağı m / Görmek istiyorum / Görmek istiyorum / Bunu kendim görmek istiyorum&#8217; özgürlük haykırışından, Camera parçasındaki &#8216;Kameranın lensinden bize bak / Tüm acılarımızı siliyor mu? / Eğer kaçarsak, bizi arka odada ararlar / Tüm duygularımızı sakladığımız yerde&#8217; sözlerine kadar geniş bir gözlemsel yelpaze sunan grup, bunu çok sağlam adımlarla gerçekleştiriyor. The Back Room, grubun haykırışını kelimesi kelimesine yansıtan bir albüm. &#8216;Biz şu an iyi insanlar değiliz. Bir yıl önce ayakkabı satarken iyiydik&#8217; diyebilecek kadar samimi olan grup yaratmış olduğu kaliteli müzik ile genel akıntıya karşı yüzmekte. Melodilerin zerre kadar dinamiğini kaybetmediği albüm, dinledikçe açılan, açıldıkça sarılan, sarıldıkça dostunuz olan bir çalışma. The Editors, zamanla yeni çalışmaları ile bu kulvarda daha başarılı olacaktı r ancak şimdilik en kısa zamanda The Back Room albümüne sahip olup (maalesef Türkiye&#8217;de çıkmadı ve yakında zamanda bir mucize olmazsa çıkmayacak), grubun azimli sesi ve karanlık odasında sakladığı cevherlerle tanışmanızı tavsiye ederim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[L'Âme Immortelle]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4260</link>
			<pubDate>Wed, 05 May 2010 23:18:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4260</guid>
			<description><![CDATA[Grubun adı Fransızcada Ölümsüz Ruh anlamına gelmektedir.1996'da Avusturya-Viyana'da kurulmuş melankoli grubu.Şarkıları genelde Almanca ve İngilizce dilindedir.

Thomas Rainer – vokal
Sonja Kraushofer – vokal
Ashley Dayour – gitar 
Francis – bass 
Martin Parzer – keyboards 
Markus Adamir – bateri

Grupta en çok öne çıkan kişi Sonja Kraushofer'dır.

Albüm

Lieder Die Wie Wunden Bluten (1997)
…In Einer Zukunft Aus Tränen Und Stahl (1998)
Wenn Der Letzte Schatten Fällt (1999)
Dann Habe Ich Umsonst Gelebt (2001)
Als Die Liebe Starb (2003)
Gezeiten (2004)
Auf deinen Schwingen (August 2006)
Namenlos (January 2008)
Durch fremde Hand (August 2008)


Single

Epitaph (2000)
Judgement (2001)
Tiefster Winter (2002)
5 Jahre (2004)
Stumme Schreie (2005)
Fallen Angel (2006)
Dein Herz (2006)
Phönix (2006)
Nur Du (2006)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Grubun adı Fransızcada Ölümsüz Ruh anlamına gelmektedir.1996'da Avusturya-Viyana'da kurulmuş melankoli grubu.Şarkıları genelde Almanca ve İngilizce dilindedir.

Thomas Rainer – vokal
Sonja Kraushofer – vokal
Ashley Dayour – gitar 
Francis – bass 
Martin Parzer – keyboards 
Markus Adamir – bateri

Grupta en çok öne çıkan kişi Sonja Kraushofer'dır.

Albüm

Lieder Die Wie Wunden Bluten (1997)
…In Einer Zukunft Aus Tränen Und Stahl (1998)
Wenn Der Letzte Schatten Fällt (1999)
Dann Habe Ich Umsonst Gelebt (2001)
Als Die Liebe Starb (2003)
Gezeiten (2004)
Auf deinen Schwingen (August 2006)
Namenlos (January 2008)
Durch fremde Hand (August 2008)


Single

Epitaph (2000)
Judgement (2001)
Tiefster Winter (2002)
5 Jahre (2004)
Stumme Schreie (2005)
Fallen Angel (2006)
Dein Herz (2006)
Phönix (2006)
Nur Du (2006)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Crystal Castles]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4250</link>
			<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 22:40:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4250</guid>
			<description><![CDATA[BİYOGRAFİ



Alice Glass ve Ethan Kath tarafından 2004&#8217;te Toronto&#8217;da kurulan Crystal Castles, 80&#8217;lerin italo-disco akımından ve atari oyunlarının müziklerinden etkilenmiş bir 8-bit post-punk grubu. Bilgisayarların hoparlörlerini cızırdatan o zamana ait 8-bitlik sesleri klavyeye Atari ses kartı yerleştirerek elde eden müzisyenler, ilk single&#8217;ları &#8220;Alice Practice&#8221;i soundcheck sırasında kaydetmişler.
2005 senesinde &#8220;Alice Practice&#8221; parçasını myspace&#8217;e yerleştiren müzisyenler, plak şirketlerinin ilgisini çektiler ve sözleşme teklifi aldıktan sonra ilk albümleri &#8220;Crystal Castles&#8221;ı Last Gang Records etiketiyle piyasaya sürdüler. Kuzey Amerika&#8217;da 18 Mart 2008&#8217;de müzikseverlerin beğenisine sunulan albüm İngiltere&#8217;de 28 Nisan 2008&#8217;de piyasaya sürüldü. Daha önce Kuzey Amerika&#8217;da çok sayıda konser veren ve Reading & Leeds festivallerinde sahne alan ikili, Metric&#8217;le birlikte de turneye çıktı.
Crystal Castles, 8-bit&#8217;in nostaljisini modern dokunuşlarla yaşamak isteyenlere keyifli anlar sunuyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BİYOGRAFİ



Alice Glass ve Ethan Kath tarafından 2004&#8217;te Toronto&#8217;da kurulan Crystal Castles, 80&#8217;lerin italo-disco akımından ve atari oyunlarının müziklerinden etkilenmiş bir 8-bit post-punk grubu. Bilgisayarların hoparlörlerini cızırdatan o zamana ait 8-bitlik sesleri klavyeye Atari ses kartı yerleştirerek elde eden müzisyenler, ilk single&#8217;ları &#8220;Alice Practice&#8221;i soundcheck sırasında kaydetmişler.
2005 senesinde &#8220;Alice Practice&#8221; parçasını myspace&#8217;e yerleştiren müzisyenler, plak şirketlerinin ilgisini çektiler ve sözleşme teklifi aldıktan sonra ilk albümleri &#8220;Crystal Castles&#8221;ı Last Gang Records etiketiyle piyasaya sürdüler. Kuzey Amerika&#8217;da 18 Mart 2008&#8217;de müzikseverlerin beğenisine sunulan albüm İngiltere&#8217;de 28 Nisan 2008&#8217;de piyasaya sürüldü. Daha önce Kuzey Amerika&#8217;da çok sayıda konser veren ve Reading & Leeds festivallerinde sahne alan ikili, Metric&#8217;le birlikte de turneye çıktı.
Crystal Castles, 8-bit&#8217;in nostaljisini modern dokunuşlarla yaşamak isteyenlere keyifli anlar sunuyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Razorlight]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4248</link>
			<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 21:58:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4248</guid>
			<description><![CDATA[BİYOGRAFİ




İsveç kökenli grup Razorlight, 2002 senesinde Johnny Borrell tarafından İngiltere&#8217;de kuruldu. Kadrosunda Johnny Borrell&#8217;in yanısıra Björn Agren, Carl Dalemo ile Andy Burrows&#8217;u bulunduran grup, ilk albümünü 2004 yılında &#8220;Up All Night&#8221; adıyla çıkardı. İngiltere listelerinde 3 numara olan albüm, müzik çevrelerinden olumlu eleştiriler alırken, grup &#8220;The Strokes&#8221;a benzetildi. Müziklerinde basit melodileri enerjik bir şekilde aktaran Razorlight, &#8220;Up All Night&#8221; albümüyle 2004&#8217;ün en başarılı albümlerinden birine imza atmış oldu.

2005 senesinde &#8220;Up All Night&#8221;ı, albüme &#8220;Somewhere Else&#8221; parçasını ekleyip yeniden piyasaya süren Razorlight, aynı sene Oasis ve Richard Ashcroft gibi sanatçılarla aynı sahneyi paylaştı. 2006 senesinde efsanevi grup &#8220;The Who&#8221; ile katıldıkları konserde yeni albümlerinden parçalar çalan Razorlight, yeni albümlerinden ilk single olan &#8220;In The Morning&#8221;i piyasaya sürdü. İngiltere listelerinde 3 numara olan single&#8217;ın ardından 2. albümleri &#8220;Razorlight&#8221;ı çıkartan grup, İngiltere listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Olumlu eleştiriler alan albümden çıkan son single &#8220;America&#8221;, İngiltere listelerinde 1 numara olurken, Razorlight&#8217;ın listelerde ilk 1 numara olan single&#8217;ı olma özelliğini de taşıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BİYOGRAFİ




İsveç kökenli grup Razorlight, 2002 senesinde Johnny Borrell tarafından İngiltere&#8217;de kuruldu. Kadrosunda Johnny Borrell&#8217;in yanısıra Björn Agren, Carl Dalemo ile Andy Burrows&#8217;u bulunduran grup, ilk albümünü 2004 yılında &#8220;Up All Night&#8221; adıyla çıkardı. İngiltere listelerinde 3 numara olan albüm, müzik çevrelerinden olumlu eleştiriler alırken, grup &#8220;The Strokes&#8221;a benzetildi. Müziklerinde basit melodileri enerjik bir şekilde aktaran Razorlight, &#8220;Up All Night&#8221; albümüyle 2004&#8217;ün en başarılı albümlerinden birine imza atmış oldu.

2005 senesinde &#8220;Up All Night&#8221;ı, albüme &#8220;Somewhere Else&#8221; parçasını ekleyip yeniden piyasaya süren Razorlight, aynı sene Oasis ve Richard Ashcroft gibi sanatçılarla aynı sahneyi paylaştı. 2006 senesinde efsanevi grup &#8220;The Who&#8221; ile katıldıkları konserde yeni albümlerinden parçalar çalan Razorlight, yeni albümlerinden ilk single olan &#8220;In The Morning&#8221;i piyasaya sürdü. İngiltere listelerinde 3 numara olan single&#8217;ın ardından 2. albümleri &#8220;Razorlight&#8221;ı çıkartan grup, İngiltere listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Olumlu eleştiriler alan albümden çıkan son single &#8220;America&#8221;, İngiltere listelerinde 1 numara olurken, Razorlight&#8217;ın listelerde ilk 1 numara olan single&#8217;ı olma özelliğini de taşıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dark sanctuary]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4247</link>
			<pubDate>Wed, 28 Apr 2010 20:57:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4247</guid>
			<description><![CDATA[Biyografi



1996 yılında kurulmuş Fransız müzik grubu. Türlerinin "atmosferik" olduğunu söylüyorlar. İlk albümleri "Funeral Cry" 1997 yılında piyasaya çıktı. O zaman grup iki kişiden kuruluydu: Klavyede Arkdae ve vokalde Marquise Ermia. 

1998 de gruba yeni üyeler dahil oldu. Klavyede Hylgaryss , perküsyon ve basta Sombre Cÿr ve viyolonsel de Eliane. Beraber çıkardıkları ilk albüm {Royaume Mélancolique } in hemen ardından 1998 Eylülünde Paris yakınında ilk konserini verdiler. 

1999 Kasımında Wounded Love Records ile bir anlaşma imzaladılar ve akabinde gruba ikinci bir viyolonselci Marguerite dahil oldu. Böylece ikinci alvümlerini de "De Lumière et d'Obscurité" kaydettiler ki bu albüm 2000Kasımında piyasaya çıktı. 

Fakat bu kayıt dönmeninin ardından Marquise Ermia gruptan ayrıldı ve yerine yeni bir şarkıcı, Dame Pandora, Dark Sanctuary grubuna dahil oldu. 

Üçüncü albümleri " L'Etre Las-l'envers du miroir " 2002 Martında kaydedildi ve 2003ün başında piyasaya çıktı. Bu albüm, Fransa ve Almanya çok büyük etki yarattı, o zamana kadar ki müzik kariyerlerinin en iyi albümü oldu. 

Fransa'daki bir kaç konserin ardından grup, dördüncü albümleri "" Les Mémoires Blessées " yi kaydetmek üzere Almanya'ya döndü. Bu albüm de 2004 başında piyasaya çıktı ve Dark Sanctuary'nin tarzını olgunlaştırdığı ve yeni müzikal ufuklar açtığı bir albüm oldu.Aynı yıl, grup Avrupa turnesine çıktı. 

2005 yılından sonra, ilk birleştirmeleri " Thoughts:9 years in the sanctuary " US label Projekt tarafından çıktı. 

2005 Haziran'ında, grup, beşinci albümlerini çıkarmak üzere Almanya'ya "E-Klangschmiede Studio" ya gitti.Bunun sonucu olarak yeni albümleri " Exaudi Vocem Meam - Part I " 2005 Kasım'ında çıktı. 

Ve 2006 yılında da yeni albümleri " Exaudi Vocem Meam - Part II " yu çıkarmak istediklerini belirttiler.
 
Arkadaşlar ''Les Memories Blessees'' çok güzel tavsiye ederim!!:k025:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Biyografi



1996 yılında kurulmuş Fransız müzik grubu. Türlerinin "atmosferik" olduğunu söylüyorlar. İlk albümleri "Funeral Cry" 1997 yılında piyasaya çıktı. O zaman grup iki kişiden kuruluydu: Klavyede Arkdae ve vokalde Marquise Ermia. 

1998 de gruba yeni üyeler dahil oldu. Klavyede Hylgaryss , perküsyon ve basta Sombre Cÿr ve viyolonsel de Eliane. Beraber çıkardıkları ilk albüm {Royaume Mélancolique } in hemen ardından 1998 Eylülünde Paris yakınında ilk konserini verdiler. 

1999 Kasımında Wounded Love Records ile bir anlaşma imzaladılar ve akabinde gruba ikinci bir viyolonselci Marguerite dahil oldu. Böylece ikinci alvümlerini de "De Lumière et d'Obscurité" kaydettiler ki bu albüm 2000Kasımında piyasaya çıktı. 

Fakat bu kayıt dönmeninin ardından Marquise Ermia gruptan ayrıldı ve yerine yeni bir şarkıcı, Dame Pandora, Dark Sanctuary grubuna dahil oldu. 

Üçüncü albümleri " L'Etre Las-l'envers du miroir " 2002 Martında kaydedildi ve 2003ün başında piyasaya çıktı. Bu albüm, Fransa ve Almanya çok büyük etki yarattı, o zamana kadar ki müzik kariyerlerinin en iyi albümü oldu. 

Fransa'daki bir kaç konserin ardından grup, dördüncü albümleri "" Les Mémoires Blessées " yi kaydetmek üzere Almanya'ya döndü. Bu albüm de 2004 başında piyasaya çıktı ve Dark Sanctuary'nin tarzını olgunlaştırdığı ve yeni müzikal ufuklar açtığı bir albüm oldu.Aynı yıl, grup Avrupa turnesine çıktı. 

2005 yılından sonra, ilk birleştirmeleri " Thoughts:9 years in the sanctuary " US label Projekt tarafından çıktı. 

2005 Haziran'ında, grup, beşinci albümlerini çıkarmak üzere Almanya'ya "E-Klangschmiede Studio" ya gitti.Bunun sonucu olarak yeni albümleri " Exaudi Vocem Meam - Part I " 2005 Kasım'ında çıktı. 

Ve 2006 yılında da yeni albümleri " Exaudi Vocem Meam - Part II " yu çıkarmak istediklerini belirttiler.
 
Arkadaşlar ''Les Memories Blessees'' çok güzel tavsiye ederim!!:k025:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lacrimas Profundere - The Grandiose Nowhere albüm kritiği-tanıtımı]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4235</link>
			<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 14:38:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4235</guid>
			<description><![CDATA[Buradan şarkıların tanıtımlarını dinleyebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=g7lHhGjlwdA

1- Be Mine in Tears
Albümün ilk şarkısı.Modern rock grubu Epos gibi bölümlerde elektronik halkaları var ve süper çekici bir nakarata sahip.New York sokaklarında yürüyenler için eşsiz bir soundtrack'in başlangıcı.


2- The Letter
Albümün ilk single'ı. 'Mektup' 2010'da bir Lacrimas Profundere şarkısının barındırması gereken herşeyi kapsıyor.Melankolik ve çekici,bir balıkçı dükkanındaki kancalardan daha fazlasıyla birlikte.Güzel ve tatlı bir piyano harikalar diyarındaki yolculuğunuzu başlatıyor.Bölümlerde derin gitarlar yer alıyor ve Lacrimas Profundere tarihindeki en ağır C-bölümüne sahip.İlk defa bir parçayı tamamen birlikte uyum içerisinde tamamladık. Bu bizim ilk single'ımız olacak.


3- Lips
Şarkının sözleri "hadi ne kadar boğucu olduğunu söyleyelim" dedirtiyor bize.Aşk hakkında bir öykü.Vücudun bir bölümünü dudak koruyucu ile boyamak için kullandığımızdan bahsetmiyorum.Eski 69 Eyes gibi çok,çok derin bir havaya sahip bir şarkı.


4- I Don't Care
Size ürpertici gelebilecek bir şarkı.En melankolik balatlarımızdan biri.Bu şarkı hayatın ışığından mahrum bırakılmış bir adamı anlatıyor.Neyin doğru,neyin yanlış olduğunu bilmeyen ve buna lanet eden bir adamı.En az 250 defa dinledim bu şarkıyı ve yeniden dinlediğim zaman hâlâ ürpertileri hissedebiliyorum.


5-Her Occasion of Sin
Tipik bir Lacrimas şarkısı.Gitarin melodisi sizi acımasızca savuruyor.2:40 bölümüyse gösterişsiz.Sentenced'a bir nevi ağıt,Ville ve Poisonblack'eyse bir merhaba.Birlikte çıktığımız turnede çok eğlenmiştik.Lacuna Coil,umarım sizi de yollarda görürüz.


6- A Plea
Lacuna Coil,Type o Negative ve 30 Seconds to Mars'ı andırıyor.Orta tempoda ağır gitar rifflerine ve dairesel bir melodiye sahip bir şarkı.Kız arkadaşını geri isteyen ama fena boku yemiş bi gencin hikâyesi.Bu biraz da bizim hayatlarımıza benziyor,hahaha.


7- Not for Love
Gotik bir homojenliğe sahip,aynı zamanda Matley Crue ve Backyards Babies gibi.Yine ve yine magazinlerde gotik rock olarak göreceğiz ama bunu dinlerken %90'ı rock olmayan bir şarkı göreceksiniz.Şarkıda değiştirdiğimiz şey bu işte.Bana göre albümdeki en iyi şarkı bu.


8- The Fear of Being Alone 
Anında beyninize işleyen,çok cekici bir nakaratı var.Bu melodiden çok zor bu yüzden.Bana göre konserde çalındığında harika olacak bir şarkı bu.Bizim için Sarah Lou'nun yeni hali.


9- My Little Fear 
Puh,bu şarkıyı nasıl tanımlayabilirim...Eski bir İngiliz pub'ındaki Amerikan riffleri ve Dimmu Borgir klavyeleri var şarkıda.Eğer ikinci bir single çıkartırsak,o bu şarkıya olur.9,5 Weeks ve Sleepy Hollow tadı var.


10- Side
Bu albümde yazdığım son şarkı.Piyano introsuyla başlıyor ve son sürat hayalet treninizi Günah Şehrine sürüyorsunuz.Çok ağır gitar riffleri var ve bu yüzyılın yeni Ave End'i.


11- Dead Heart Serenade 
Rob'un favori şarkısı.Aslında bu şarkı 'The Cult' e olan bağımlılığımı gösteriyor.Ama ön hazırlığını tamamen değiştirdim.Ve en sonunda mega orta hızda bir halat parçası tarzında bir şey elde ettim.Albümün son Goth Anthem'i.Sözleri: "Bir ilişki ve bir karar" şeklinde.


12- No Matter Where You Shoot Me 
Albümü bitirmek için en iyi şarkı.Akustik gitarlar ve Rob'un sesindeki değişim bu şarkıyı eşsiz yaptı.Bu,albümün çöl şarkısı.Country-Western tarzı bir şarkı.  




Bu tanıtım bizzat benim tarafımdan,Lacrimas Profundere gitaristi Oliver'den alınmıştır.bir başka kopyası bulunmamaktadır,hiçbir yerde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Buradan şarkıların tanıtımlarını dinleyebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=g7lHhGjlwdA

1- Be Mine in Tears
Albümün ilk şarkısı.Modern rock grubu Epos gibi bölümlerde elektronik halkaları var ve süper çekici bir nakarata sahip.New York sokaklarında yürüyenler için eşsiz bir soundtrack'in başlangıcı.


2- The Letter
Albümün ilk single'ı. 'Mektup' 2010'da bir Lacrimas Profundere şarkısının barındırması gereken herşeyi kapsıyor.Melankolik ve çekici,bir balıkçı dükkanındaki kancalardan daha fazlasıyla birlikte.Güzel ve tatlı bir piyano harikalar diyarındaki yolculuğunuzu başlatıyor.Bölümlerde derin gitarlar yer alıyor ve Lacrimas Profundere tarihindeki en ağır C-bölümüne sahip.İlk defa bir parçayı tamamen birlikte uyum içerisinde tamamladık. Bu bizim ilk single'ımız olacak.


3- Lips
Şarkının sözleri "hadi ne kadar boğucu olduğunu söyleyelim" dedirtiyor bize.Aşk hakkında bir öykü.Vücudun bir bölümünü dudak koruyucu ile boyamak için kullandığımızdan bahsetmiyorum.Eski 69 Eyes gibi çok,çok derin bir havaya sahip bir şarkı.


4- I Don't Care
Size ürpertici gelebilecek bir şarkı.En melankolik balatlarımızdan biri.Bu şarkı hayatın ışığından mahrum bırakılmış bir adamı anlatıyor.Neyin doğru,neyin yanlış olduğunu bilmeyen ve buna lanet eden bir adamı.En az 250 defa dinledim bu şarkıyı ve yeniden dinlediğim zaman hâlâ ürpertileri hissedebiliyorum.


5-Her Occasion of Sin
Tipik bir Lacrimas şarkısı.Gitarin melodisi sizi acımasızca savuruyor.2:40 bölümüyse gösterişsiz.Sentenced'a bir nevi ağıt,Ville ve Poisonblack'eyse bir merhaba.Birlikte çıktığımız turnede çok eğlenmiştik.Lacuna Coil,umarım sizi de yollarda görürüz.


6- A Plea
Lacuna Coil,Type o Negative ve 30 Seconds to Mars'ı andırıyor.Orta tempoda ağır gitar rifflerine ve dairesel bir melodiye sahip bir şarkı.Kız arkadaşını geri isteyen ama fena boku yemiş bi gencin hikâyesi.Bu biraz da bizim hayatlarımıza benziyor,hahaha.


7- Not for Love
Gotik bir homojenliğe sahip,aynı zamanda Matley Crue ve Backyards Babies gibi.Yine ve yine magazinlerde gotik rock olarak göreceğiz ama bunu dinlerken %90'ı rock olmayan bir şarkı göreceksiniz.Şarkıda değiştirdiğimiz şey bu işte.Bana göre albümdeki en iyi şarkı bu.


8- The Fear of Being Alone 
Anında beyninize işleyen,çok cekici bir nakaratı var.Bu melodiden çok zor bu yüzden.Bana göre konserde çalındığında harika olacak bir şarkı bu.Bizim için Sarah Lou'nun yeni hali.


9- My Little Fear 
Puh,bu şarkıyı nasıl tanımlayabilirim...Eski bir İngiliz pub'ındaki Amerikan riffleri ve Dimmu Borgir klavyeleri var şarkıda.Eğer ikinci bir single çıkartırsak,o bu şarkıya olur.9,5 Weeks ve Sleepy Hollow tadı var.


10- Side
Bu albümde yazdığım son şarkı.Piyano introsuyla başlıyor ve son sürat hayalet treninizi Günah Şehrine sürüyorsunuz.Çok ağır gitar riffleri var ve bu yüzyılın yeni Ave End'i.


11- Dead Heart Serenade 
Rob'un favori şarkısı.Aslında bu şarkı 'The Cult' e olan bağımlılığımı gösteriyor.Ama ön hazırlığını tamamen değiştirdim.Ve en sonunda mega orta hızda bir halat parçası tarzında bir şey elde ettim.Albümün son Goth Anthem'i.Sözleri: "Bir ilişki ve bir karar" şeklinde.


12- No Matter Where You Shoot Me 
Albümü bitirmek için en iyi şarkı.Akustik gitarlar ve Rob'un sesindeki değişim bu şarkıyı eşsiz yaptı.Bu,albümün çöl şarkısı.Country-Western tarzı bir şarkı.  




Bu tanıtım bizzat benim tarafımdan,Lacrimas Profundere gitaristi Oliver'den alınmıştır.bir başka kopyası bulunmamaktadır,hiçbir yerde.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kings Of Convenience]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4201</link>
			<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 10:32:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4201</guid>
			<description><![CDATA[1999 yılında Norveç'in Bergen şehrinde kurulan grup, Erlend Øye ve Eirik Glambek Bøe olmak üzere 2 kişiden oluşmakta. Şarkılar huzurlu, sakin, kafa yormaz,şarkıyı aç kendini kumsalda hayal et cinsinden.4 tane albümleri var Quiet Is the New Loud(2001), Versus (2001), Riot on an Empty Street (2004), Declaration of Dependence (2009) olmak üzere. 
Know-how
Misread
I'd rather dance with you
Cayman Island
Boat Behind
Love is no big thruth önerebileceğim şarkılar.

Biyografi bulamadım. İngilizceden elimden geldiğince işte.. Zaman kısıtlı, daha sonra eklemeler yaparım. 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1999 yılında Norveç'in Bergen şehrinde kurulan grup, Erlend Øye ve Eirik Glambek Bøe olmak üzere 2 kişiden oluşmakta. Şarkılar huzurlu, sakin, kafa yormaz,şarkıyı aç kendini kumsalda hayal et cinsinden.4 tane albümleri var Quiet Is the New Loud(2001), Versus (2001), Riot on an Empty Street (2004), Declaration of Dependence (2009) olmak üzere. 
Know-how
Misread
I'd rather dance with you
Cayman Island
Boat Behind
Love is no big thruth önerebileceğim şarkılar.

Biyografi bulamadım. İngilizceden elimden geldiğince işte.. Zaman kısıtlı, daha sonra eklemeler yaparım. 

]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Farid Farjad]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4173</link>
			<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 17:19:48 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4173</guid>
			<description><![CDATA[
Farid Farjad (1938- ) Azeri asıllı keman virtüözü.
Farid Farjad, 1938 yılında Tahran’da doğdu. Fars Halk Müziği’nde derin bir birikime sahip olan Farjad, keman ile Batı Klasik Müziği üzerinde de çalışmalarda bulundu. Batı Klasik Müziği üzerindeki çalışmaları Fars müziğinin gelişiminde büyük öneme sahiptir.
Dünyanın en iyi keman virtüözlerinden biri olan Farjad’ın Anroozha (O Günler) I, Anroozha II, Anroozha III, Anroozha IV ve Anroozha V olmak üzere beş parçadan oluşan albüm serisi bulunmaktadır. Ayrıca Golha Orkestrası adlı kolektif bir albüm de sanatçının eserleri arasındadır.
Anroozha serisinin ilk dördünde Farjad'a Abdi Yamini, beşinci albümde eşi Mitra Tavakkoli Farjad piyano ile eşlik etmiştir....

Bu insanoğlunun parçaları harbi muhteşem metal dinlememe rağmen Farid Farjad'ın parçalarını dinlerken çok duygulanırım...Klasik müzik dinleyenlere önerilir.:k025: ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
Farid Farjad (1938- ) Azeri asıllı keman virtüözü.
Farid Farjad, 1938 yılında Tahran’da doğdu. Fars Halk Müziği’nde derin bir birikime sahip olan Farjad, keman ile Batı Klasik Müziği üzerinde de çalışmalarda bulundu. Batı Klasik Müziği üzerindeki çalışmaları Fars müziğinin gelişiminde büyük öneme sahiptir.
Dünyanın en iyi keman virtüözlerinden biri olan Farjad’ın Anroozha (O Günler) I, Anroozha II, Anroozha III, Anroozha IV ve Anroozha V olmak üzere beş parçadan oluşan albüm serisi bulunmaktadır. Ayrıca Golha Orkestrası adlı kolektif bir albüm de sanatçının eserleri arasındadır.
Anroozha serisinin ilk dördünde Farjad'a Abdi Yamini, beşinci albümde eşi Mitra Tavakkoli Farjad piyano ile eşlik etmiştir....

Bu insanoğlunun parçaları harbi muhteşem metal dinlememe rağmen Farid Farjad'ın parçalarını dinlerken çok duygulanırım...Klasik müzik dinleyenlere önerilir.:k025: ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Funeral]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4137</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 13:44:10 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4137</guid>
			<description><![CDATA[
norveçli, ultra slow doom/death metal grubu.

"kanada canlanıyor. ülkenin bryan adams ve celine dion sayesinde (belki biraz da south park aracılığıyla) elde ettigi kötü ünü yavaş yavaş unutmaya baslayabiliriz. 5 kişilik bir "aile" olan kanadali the arcade fire 2004'ün en heyecan verici yeni grubu. şarkıları besteleyen ikili win butler ve régine chassagne (ki kendileri ayni zamanda karı-koca oluyor) grupta daha ön planda gözükseler de, the arcade fire'ın -müzikal açıdan olmasa da- teatral açıdan hemşehrileri godspeed you black emperor ile mukayese edilmesine sebep olan asıl şey, pek çok enstrümanı ustaca kullanmaları ve (izlemedik ama öyle olduğunu duyduk) konserlerde harikalar yaratmaları.

grubun ilk albümü olan "funeral" üstün bir müzikal dile, fazlasıyla gerçekçi sözlere ve şahane bir atmosfere sahip. grup üyelerinden üçü, albüm kayıtlari sırasında aile yakınlarını kaybetmiş ve the arcade fire gerçekten zor bir dönem geçirmiş. bu, haliyle müziklerine de yansımış: evet, karamsar bir albüm "funeral"; bu zaten adindan* da anlaşılıyor, fakat ölümcül bir karamsarlık değil bu. en karamsar anlarında bile insanın içine umut aşılamayı başarıyor "funeral"; bu da albümü daha da güçlü kılıyor. müziklerindeki insana huzur veren "tatlı" karamsarlık biraz tindersticks'i, biraz belle and sebastian'ı ve biraz da ilginç bir şekilde the who'yu andırıyor. bir indie-rock operası olmalı "funeral", eğer böyle bir şey varsa.

açılıştaki neighborhood 1 -tunnels'ın başlamasıyla kendinizi bir tünele girmiş gibi hissetmeniz mümkün. loş bir şekilde ışıklandırılmış bir tünel bu, her tarafında solist win butler'ın gerçekleştiremediği hayalleri bulunan. annesiyle babasının kavgasına şahit olup hayal kırıklığına uğradıktan sonra evi terkediyor ve sevgilisinin kollarına koşuyor; sevgilisi onu teselli edebilecek tek insan çünkü. burada sorulması gereken soru şu: peki ya sevgilisi onu hayal kırıklığına ugrattıktan sonra ne olacak? o zaman kollarina koşacağı bir insan bulabilecek mi? kemanı gitar gibi kullanan naif bir punk şarkısı olan neighborhood 2 -laika ilk dönem modest mouse parçalarına şaşırtıcı derecede benziyor. une année sans lumiere tam bir gece şarkısı; blue nile'ın "hats" albümünden fırlamış gibi duruyor. basit bir pop şarkısı olan crown of love sevgilisine duyduğu aşk her geçen gün biraz daha büyüyen bir adamı anlatıyor. albümün duygusal zirvesi olan wake up, queens of the stone age'vari gitarlı bir girişten sonra, olağanüstü güzellikteki koro vokalleri ile bir ağıta dönüşüyor ve "funeral"ın bu kadar güzel olmasındaki en önemli etken oluyor. yılın şarkısı mı? olabilir. finalde bir akustik olan in the backseat var. ironik sözleri ve bayan régine chassagne'in dinlendirici sesiyle bu şarkı "funeral"ın sonu için ideal bir seçim olmuş. sizi rahatlatıyor, kulağınızı okşuyor ve albümü bir kez daha dinlemeniz için size yalvarıyor.

2004'ün en güzel albümü olan "funeral"ın en güçlü özelligi "gerçek" olması. bir bob dylan'ın (bkz: blood on the tracks), belki bir de van morrison'ın (bkz: astral weeks) sahip olduğu "insanı korkutan gerçeklik" seviyesine yakın hem de. ancak bundan da önemlisi, bir insanın, içinden geçeni, yalana dolana karışmadan tüm gerçekliğiyle anlattığında başka insanları ne kadar çok etkileyebileceğine dair bir kanıt olması. bir debut için fazlasıyla gerçek, fazlasıyla iyi ve bu bizi korkutuyor. umarız hep bu şekilde devam ederler, çünkü the arcade gire gibi gruplara -üstüne basarak söylüyorum- hepimizin ihtiyacı var: yaşadığımızı, gerçekten yaşadığımızı hissedebilmek için."
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
norveçli, ultra slow doom/death metal grubu.

"kanada canlanıyor. ülkenin bryan adams ve celine dion sayesinde (belki biraz da south park aracılığıyla) elde ettigi kötü ünü yavaş yavaş unutmaya baslayabiliriz. 5 kişilik bir "aile" olan kanadali the arcade fire 2004'ün en heyecan verici yeni grubu. şarkıları besteleyen ikili win butler ve régine chassagne (ki kendileri ayni zamanda karı-koca oluyor) grupta daha ön planda gözükseler de, the arcade fire'ın -müzikal açıdan olmasa da- teatral açıdan hemşehrileri godspeed you black emperor ile mukayese edilmesine sebep olan asıl şey, pek çok enstrümanı ustaca kullanmaları ve (izlemedik ama öyle olduğunu duyduk) konserlerde harikalar yaratmaları.

grubun ilk albümü olan "funeral" üstün bir müzikal dile, fazlasıyla gerçekçi sözlere ve şahane bir atmosfere sahip. grup üyelerinden üçü, albüm kayıtlari sırasında aile yakınlarını kaybetmiş ve the arcade fire gerçekten zor bir dönem geçirmiş. bu, haliyle müziklerine de yansımış: evet, karamsar bir albüm "funeral"; bu zaten adindan* da anlaşılıyor, fakat ölümcül bir karamsarlık değil bu. en karamsar anlarında bile insanın içine umut aşılamayı başarıyor "funeral"; bu da albümü daha da güçlü kılıyor. müziklerindeki insana huzur veren "tatlı" karamsarlık biraz tindersticks'i, biraz belle and sebastian'ı ve biraz da ilginç bir şekilde the who'yu andırıyor. bir indie-rock operası olmalı "funeral", eğer böyle bir şey varsa.

açılıştaki neighborhood 1 -tunnels'ın başlamasıyla kendinizi bir tünele girmiş gibi hissetmeniz mümkün. loş bir şekilde ışıklandırılmış bir tünel bu, her tarafında solist win butler'ın gerçekleştiremediği hayalleri bulunan. annesiyle babasının kavgasına şahit olup hayal kırıklığına uğradıktan sonra evi terkediyor ve sevgilisinin kollarına koşuyor; sevgilisi onu teselli edebilecek tek insan çünkü. burada sorulması gereken soru şu: peki ya sevgilisi onu hayal kırıklığına ugrattıktan sonra ne olacak? o zaman kollarina koşacağı bir insan bulabilecek mi? kemanı gitar gibi kullanan naif bir punk şarkısı olan neighborhood 2 -laika ilk dönem modest mouse parçalarına şaşırtıcı derecede benziyor. une année sans lumiere tam bir gece şarkısı; blue nile'ın "hats" albümünden fırlamış gibi duruyor. basit bir pop şarkısı olan crown of love sevgilisine duyduğu aşk her geçen gün biraz daha büyüyen bir adamı anlatıyor. albümün duygusal zirvesi olan wake up, queens of the stone age'vari gitarlı bir girişten sonra, olağanüstü güzellikteki koro vokalleri ile bir ağıta dönüşüyor ve "funeral"ın bu kadar güzel olmasındaki en önemli etken oluyor. yılın şarkısı mı? olabilir. finalde bir akustik olan in the backseat var. ironik sözleri ve bayan régine chassagne'in dinlendirici sesiyle bu şarkı "funeral"ın sonu için ideal bir seçim olmuş. sizi rahatlatıyor, kulağınızı okşuyor ve albümü bir kez daha dinlemeniz için size yalvarıyor.

2004'ün en güzel albümü olan "funeral"ın en güçlü özelligi "gerçek" olması. bir bob dylan'ın (bkz: blood on the tracks), belki bir de van morrison'ın (bkz: astral weeks) sahip olduğu "insanı korkutan gerçeklik" seviyesine yakın hem de. ancak bundan da önemlisi, bir insanın, içinden geçeni, yalana dolana karışmadan tüm gerçekliğiyle anlattığında başka insanları ne kadar çok etkileyebileceğine dair bir kanıt olması. bir debut için fazlasıyla gerçek, fazlasıyla iyi ve bu bizi korkutuyor. umarız hep bu şekilde devam ederler, çünkü the arcade gire gibi gruplara -üstüne basarak söylüyorum- hepimizin ihtiyacı var: yaşadığımızı, gerçekten yaşadığımızı hissedebilmek için."
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Basshunter]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4122</link>
			<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 14:32:36 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=4122</guid>
			<description><![CDATA[Jonas Erik Altberg 1984 Halmstad, İsveç doğumludur. Müzikal Kariyerine 1999 yılında başlayan ve müziğe olan ilgisi artarak devam eden Basshunter&#8217;ın bir çok çalışması internet üzerinde yayılmaya başlayınca clublardan DJ olarak iş teklifleri almış

Müzik piyasasına resmi olarak ilk kez 2006 nisanında warner music ile adım atmış ve ilk single&#8217;ı Boten Anna&#8217;yı piyasaya sürmüş. Bu parçası kısa zamanda büyük hit alınca, ilk albümü olarak «lol» müzik marketlerinde rafdaki yerini almış. Ayrıca bilgisayar oyunlarına düşkünlüğüyle de bilinen basshunter dota ve counter strike oyunlarına yaptığı remixler ile bunu göstermiştir. Şarkılarını Fruity Loops ismindeki bilgisayar programı desteği ile yapmaktadır.

alıntıdır..

bilen zaten bilir.pek fazla elektronik müzik dinlemesemde bu adama bayılıyorum cidden güzel şarkıları var örnek olarak

dota
boten anna
russia privjet

ve bu şarkıların değişik versiyonlarıyla beni hayran bırakmaya devam ediyo..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Jonas Erik Altberg 1984 Halmstad, İsveç doğumludur. Müzikal Kariyerine 1999 yılında başlayan ve müziğe olan ilgisi artarak devam eden Basshunter&#8217;ın bir çok çalışması internet üzerinde yayılmaya başlayınca clublardan DJ olarak iş teklifleri almış

Müzik piyasasına resmi olarak ilk kez 2006 nisanında warner music ile adım atmış ve ilk single&#8217;ı Boten Anna&#8217;yı piyasaya sürmüş. Bu parçası kısa zamanda büyük hit alınca, ilk albümü olarak «lol» müzik marketlerinde rafdaki yerini almış. Ayrıca bilgisayar oyunlarına düşkünlüğüyle de bilinen basshunter dota ve counter strike oyunlarına yaptığı remixler ile bunu göstermiştir. Şarkılarını Fruity Loops ismindeki bilgisayar programı desteği ile yapmaktadır.

alıntıdır..

bilen zaten bilir.pek fazla elektronik müzik dinlemesemde bu adama bayılıyorum cidden güzel şarkıları var örnek olarak

dota
boten anna
russia privjet

ve bu şarkıların değişik versiyonlarıyla beni hayran bırakmaya devam ediyo..]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>