<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[HIM Türkiye Forumları - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.himturkiye.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[HIM Türkiye Forumları - http://www.himturkiye.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 22:35:07 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Ville Valo İçin Oy Ver!!]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1952</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 21:17:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1952</guid>
			<description><![CDATA[İnternetten ville'nin resimlerine bakarken Fince bir sitede en seksi erkek oylaması vardı. tabiki listede ville valo da var. ancak oyu çok az. Johnny Depp lider.Hep beraber Ville'yi lider yapalım arkadaşlar...

http://plaza.fi/ellit/testit-ja-kyselyt/...uosikkiasi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnternetten ville'nin resimlerine bakarken Fince bir sitede en seksi erkek oylaması vardı. tabiki listede ville valo da var. ancak oyu çok az. Johnny Depp lider.Hep beraber Ville'yi lider yapalım arkadaşlar...

http://plaza.fi/ellit/testit-ja-kyselyt/...uosikkiasi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşkım Baksana Bana...]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1951</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 20:28:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1951</guid>
			<description><![CDATA[aşkım baksana bana
+ ne var hatice?
- aşkım ağlarım ama
+ ulan noldu gene ya?

- aşkım baksana bana
+ sana belediye baksın
- çok komik


-aşkım baksana bana aşkım
+belediye baksın maaş baqlasın

-aşkım baksana bana
-hea
-kalbim atıyor dumtaka
-eee
-dumtaka dumtaka

-aşkım baksana bana..
-efndm cnm?
-aşkım sen cok nobran oldun yaa
- öle mi oldum??
-aşkım biliyo musun sen ne olduğunu?
-aşkım keske bakmasaydım tekrar dönsem olur mu?
-pis nobran işte dön nereye istersen


- aşkım baksana bana ..
*
- öle eblek gibi bakma aşkım bakmak ile görmek arasında fark vardır
*
- boşuna fritöz demiyolar size.. birdaha cansız varlıklara karşı duygusal hisler beslemiyeceğim

+aşkım baksana bana
-bu ara ihtiyacım war sana
+aşkım ağlarm ama
-iltifat ettim manyak karı..

+ aşşkımmm baksanaa banaa..
-bi sus beee bi suss..
+aşkım ağlarm amaa..
-kızım iki sn kafamızı dinlesek snra ağlasan

+ aşkımm bkksnaa bnaaa..
-bakayım aşkısı..
+aşkım ağlarmm amaa..
-yaa nedir sndn cektiğim bksam bi dert bakmasam bi dert...

-aşkım baksana bana
-baktım nooolmuş
-tamam sen eski necati diiilsin onu anladım
-eski necati kim nan

-aşkım baksana bana
-neler oluyor lan bu saatte
-oryantalstara katılmaya karar verdim aşkım
-neye
-oryantalstara
-gözünü seveym nermin yat uyu geçen haftada fear factor diodun Allahım sen aklımı koru yarabbim
-

-aşkım baksana bana
-Alışverişe çıkacaksın di mi yine zilli
-

-Naşkım baksana bana naşkım
-Göremiyorum Nalan nayır nolamaz

-aşkım baksana canere
-canere neden bakcam ben
-fermuarı açık kalmış
-kızım sen canerin orasınamı bakıyon

-aşkım baksana bana
-noldu
-aşkım titriyosun sen

-aşkım baksana banaaa aşkımmmm
-ne var yineeeee
-hiçççç şarkı söylüyorum

-aşkımmm bak sana aş..
-offf peknazz yinemi aynı şarkı
-hayır aşkım "bak sana aşure yaptım" dicektim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[aşkım baksana bana
+ ne var hatice?
- aşkım ağlarım ama
+ ulan noldu gene ya?

- aşkım baksana bana
+ sana belediye baksın
- çok komik


-aşkım baksana bana aşkım
+belediye baksın maaş baqlasın

-aşkım baksana bana
-hea
-kalbim atıyor dumtaka
-eee
-dumtaka dumtaka

-aşkım baksana bana..
-efndm cnm?
-aşkım sen cok nobran oldun yaa
- öle mi oldum??
-aşkım biliyo musun sen ne olduğunu?
-aşkım keske bakmasaydım tekrar dönsem olur mu?
-pis nobran işte dön nereye istersen


- aşkım baksana bana ..
*
- öle eblek gibi bakma aşkım bakmak ile görmek arasında fark vardır
*
- boşuna fritöz demiyolar size.. birdaha cansız varlıklara karşı duygusal hisler beslemiyeceğim

+aşkım baksana bana
-bu ara ihtiyacım war sana
+aşkım ağlarm ama
-iltifat ettim manyak karı..

+ aşşkımmm baksanaa banaa..
-bi sus beee bi suss..
+aşkım ağlarm amaa..
-kızım iki sn kafamızı dinlesek snra ağlasan

+ aşkımm bkksnaa bnaaa..
-bakayım aşkısı..
+aşkım ağlarmm amaa..
-yaa nedir sndn cektiğim bksam bi dert bakmasam bi dert...

-aşkım baksana bana
-baktım nooolmuş
-tamam sen eski necati diiilsin onu anladım
-eski necati kim nan

-aşkım baksana bana
-neler oluyor lan bu saatte
-oryantalstara katılmaya karar verdim aşkım
-neye
-oryantalstara
-gözünü seveym nermin yat uyu geçen haftada fear factor diodun Allahım sen aklımı koru yarabbim
-

-aşkım baksana bana
-Alışverişe çıkacaksın di mi yine zilli
-

-Naşkım baksana bana naşkım
-Göremiyorum Nalan nayır nolamaz

-aşkım baksana canere
-canere neden bakcam ben
-fermuarı açık kalmış
-kızım sen canerin orasınamı bakıyon

-aşkım baksana bana
-noldu
-aşkım titriyosun sen

-aşkım baksana banaaa aşkımmmm
-ne var yineeeee
-hiçççç şarkı söylüyorum

-aşkımmm bak sana aş..
-offf peknazz yinemi aynı şarkı
-hayır aşkım "bak sana aşure yaptım" dicektim]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kurbanlık koyunun günlüğü]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1950</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 20:24:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1950</guid>
			<description><![CDATA[.GÜN
Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler!
2. GÜN:
Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlardaki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz
3. GÜN:
Günlük, inanmayacaksın ama hala hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et.
4. GÜN:
Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[.GÜN
Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler!
2. GÜN:
Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlardaki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz
3. GÜN:
Günlük, inanmayacaksın ama hala hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et.
4. GÜN:
Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ville Valo Bilboard Ağustos 2007]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1949</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 17:00:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1949</guid>
			<description><![CDATA[Bizi grubun menajeri karşılıyor.Röpörtaja sadece Ville Valo'nun katılacağını,diğer grup üyelerinin ülkelerine dönmek için havaalanına doğru yola çıktığını anlatıyor.Bu konuşmadan 10 dk sonra Ville, asansöçrün içinde beliriyor.Üzerinde sitah jean pantolon ve koyu renk bir tişört var.Kısa bir süre önce duş aldığı saçlarının nemli olmasından anlaşılıyor.Gözleri,kara kalem çekilmemiş haliyle birle etkileyici.Ville Valo,moralsiz görünmesine rağmengazetecilik merakımız dün geceyi(şarkılarını gönülsüzce seslendirip tek kelime etmeden sahneden ayrıldığı için) yok saymak yerine konunun üzerine gitmeye zorluyor,b,z,."Wembley konseri nasıl geçti"diye soruyoruz."iyiydi"diyor."Çok günlüğk güneşlik bir ortam vardı.Sizi loş ışıkta hatta karanlıkta dinlemeyi tercih ederdik yorumumuza "bense evimde oturup yeni şarkılar yazmayı tercih ederdim!"
Ville Helsinkide kaydettikleri albüm için"söylenecek çok özel bir durum yok.Sadece provalarda daha ser,gürültülüçaldık ve buhoşumuza gitti"diyor.Diğer albümlere nazaran klavyenin ağırlığının azalmasıyla ilgili olarakda"klavyecimiz kısa bir süre önce baba oldu,nedenklerinden biri buydu"açıklamasını yapıyor."demekki burton da durumundan memnun"diyoruz."hayır tam tersi,çok üzgün"diye karşılık veriyor.Peki gitarların ağırlığı Linde ve Mige'i memnun etmişmi? "onlar her zaman tatmin oluyorlar zaten..."

İNTİHAR EDEN ARKADAŞININ ANISINA
Albümün prodüktörlüğünü bir önceki albüğmde dark light'ta olduğu gibi Tim Palmer üstlenmiş."O bizi istedi.Biz pnu istedik.Birlikte çalışmamız doğal bir süreçti."diyor,Valo:"Arkadaşımız olduğu için onunla daha rahatız.Farklı birileriyle olçalışmak zorunda kalsaydık,birbirimizi tanımakla uğraşacaktık"

"Passion's Killing Floor"da "benim kalbim bir mezarlıktır bebeğim" diyor Valo."Kolarımda uyuyamazsın."Zaten albümünün tamamını çivilerle kaplı bir yatağa benzetiyor ve dinleyicilerine şu mesajı veriyor:"Ya ayakta uyumaya çalışırsınız ya da yatağa uzanırsınız".

Ville için son birkaç yıl pek parlak geçmemiş.En yakın arkadaşlarının intiharı yeterince sarsıcı olmuş.Albümden çıkan ilk single "kiss of dawn"ı onun için yazmış.Şarkı yazmanın acıyla başa çıkmada ne derece etkili olduğunu merak ediyoruz."Bu şarkı aynı zamanda bir aşk şarkısı.Ölümdeçok yaşamın bir kutlaması.Birlikte takılmaktan çok mutlu olduğum bir arkadaşımdı.Harika sohbetlerimiz olurdu.İntihar ettiğinde hissettiğim şet kızgınlıktı.Ve bu durumda yapabileceğim tek şey şarkı yazmaktı."

"Kiss Of Dawn"ın klibi de Los Angeles'ta çekilmiş.Ama bu kez "Wings of a Butterfly"da olduğugibi yönetmen koltuğunda Bam Margera oturmuyor.Him'in en büyük destekçisi Margera ve Ville ikisininde işlerinin yoğunluğu nedeniyle son dönemde fazla göreşemiyorlarmış.

KADIN BOŞALMASI SESİ
Ville!in,albümünün yetişkinlere göre olduğuna ilişkin bir savı var.Bunu destekleyen kanıtlardan biri de grubun yeni şarkılarından birinde kadın boşalması sesi kullanmaları.Bunun bir şaka olmadığını üstüne basa basa söylüyor."Hangi şarkıda olduğunu kendiniz bulun.Tek söyleyebileceğim sesin çok net olduğu"diyor.Nasıl kaydetttiniz diye soruyoruz,yanıtı en az şarkı kadar merak uyandırıcı:"Bir şekilde kaydettik.Kayıt,Los Angeles'ta gerçekleşti.Bu kaydın dünyada yapılabileceği en doğru yerde"

Daha set,daha agresif,daha cüretkar...Tüm bu değişikliklere hayranlarının ne tepki vereceği de önemli elbette.Yanılıyoruz,Valo'ya göre hiçbir önemi yok;"Hayranlarımızın kim olduğunu bilmiyorum.Ne istediklerini de.Gruptaki herkes ortaya çıkan işten memnunKendi isttediğimiz müziği yaptık.Herkesi memnunetmeye çalışsaydık yaptığüımız işin fahişelikten bir farkı kalmazdı." 

.. Albümün adının VENUS DOOM olmasının gezegenlerle bir ilgisi yok.Diğer albümlerinde olduğu gibi zıtlıklarla oynama geleneğini bozmak istememişler. ''yin ve yang ,siyah ve beyaz, gibi ''diye açıklıyor, Valo , ''Bir sabah bu isimle uyandım:Venus doom.Tanrıçanın yıkımı ve reenkarnasyonun bir birleşimi.''
Birbirini mükemmel bi şekilde tamamlayan iki zıt tanım.Valo da aynı fikirde:''Aşk ve ilişkiler de böyle değil mi? Kendinizi yakıp yıkmanız,sonra parçaları tekrar bir araya getirip yeniden sevebilir hale gelmeniz gerekiyor.''
Nişanlanmak üzereyken sevgilisinden ayrılan Valo'ya göre bir ilişkiyi yürütmek zor olsada imkansız değil.Evlenip çocuk sahibi olmak istediği için hala doğru kişiyi aramaktan vazgeçmediğini söylüyor.Peki bir ilişkinin sürekliliği için ne gerekir,dediğimizde,tek bir sözcükle ''Sabır'' yanıtını veriyor.
''Venus doom'' kırık kalplarin sesi aynı zamanda.Birini aşık olduğumuzda zevk kadar acıyada hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.''Bu duygusal bir mücadele''diyor,Valo.Hissettiği acyı sadece kelimelere dökmekte değil,elinde tuttuğu mikrofonada aktarmakta usta bir isim,o.''Eğer içki ve sigara olmazsa sesim korodaki çocuklar gibi çıkıyor''itirafında bulunuyor.Valo'nun ''Konser vermektense evde oturup yeni şarkılar yazmayı tercih ederim'' dediğini söylemiştik.Günlerini Helsinki'de 1800 lü yıllardan kalma muhteşem bir kulede geçiriyor.Daha önce sekiz daireli bir apatmanda yasayan ve gecenin ikisinde gitar çaldığı için komşularıyla yıldızı bir türlü barışmayan solist,''ilk kez kendimi evimde gibi hissediyorum''diyor.Yeni albümle birlikte yeniden yollara düşecek HIM üyeleri.İlk durakları Amerika'da Projekt:Revolution konserleri.Geçen yıl Amerika'da fazla zaman geçirdiklerinden yakınıyor:''Bu yüzden Doğu Avrupa ve İskandinav ülkelerinde konser veremedik.Bu kez telafi etmek niyetindeyiz:''Peki planları arasında Türkiye var mı? Şimdilik net bişey söyleyemiyor,Valo.''Bir gün mutlaka'' demekle yetiniyor.
Son olarak ünlü okült Aleister Crowley merakından bahsediyoruz.19.yüzyılın gizli toluluklarına ilgisi olduğunu yalanlamıyor.''Ancak yaşadığım hayat yüzünden,bu merakın peşine düşmem imkansız diyor.

bu röportaj **ALINTIDIR**
 İYİ OKUMALAR UMARIM BEYENİRSİNİZ....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bizi grubun menajeri karşılıyor.Röpörtaja sadece Ville Valo'nun katılacağını,diğer grup üyelerinin ülkelerine dönmek için havaalanına doğru yola çıktığını anlatıyor.Bu konuşmadan 10 dk sonra Ville, asansöçrün içinde beliriyor.Üzerinde sitah jean pantolon ve koyu renk bir tişört var.Kısa bir süre önce duş aldığı saçlarının nemli olmasından anlaşılıyor.Gözleri,kara kalem çekilmemiş haliyle birle etkileyici.Ville Valo,moralsiz görünmesine rağmengazetecilik merakımız dün geceyi(şarkılarını gönülsüzce seslendirip tek kelime etmeden sahneden ayrıldığı için) yok saymak yerine konunun üzerine gitmeye zorluyor,b,z,."Wembley konseri nasıl geçti"diye soruyoruz."iyiydi"diyor."Çok günlüğk güneşlik bir ortam vardı.Sizi loş ışıkta hatta karanlıkta dinlemeyi tercih ederdik yorumumuza "bense evimde oturup yeni şarkılar yazmayı tercih ederdim!"
Ville Helsinkide kaydettikleri albüm için"söylenecek çok özel bir durum yok.Sadece provalarda daha ser,gürültülüçaldık ve buhoşumuza gitti"diyor.Diğer albümlere nazaran klavyenin ağırlığının azalmasıyla ilgili olarakda"klavyecimiz kısa bir süre önce baba oldu,nedenklerinden biri buydu"açıklamasını yapıyor."demekki burton da durumundan memnun"diyoruz."hayır tam tersi,çok üzgün"diye karşılık veriyor.Peki gitarların ağırlığı Linde ve Mige'i memnun etmişmi? "onlar her zaman tatmin oluyorlar zaten..."

İNTİHAR EDEN ARKADAŞININ ANISINA
Albümün prodüktörlüğünü bir önceki albüğmde dark light'ta olduğu gibi Tim Palmer üstlenmiş."O bizi istedi.Biz pnu istedik.Birlikte çalışmamız doğal bir süreçti."diyor,Valo:"Arkadaşımız olduğu için onunla daha rahatız.Farklı birileriyle olçalışmak zorunda kalsaydık,birbirimizi tanımakla uğraşacaktık"

"Passion's Killing Floor"da "benim kalbim bir mezarlıktır bebeğim" diyor Valo."Kolarımda uyuyamazsın."Zaten albümünün tamamını çivilerle kaplı bir yatağa benzetiyor ve dinleyicilerine şu mesajı veriyor:"Ya ayakta uyumaya çalışırsınız ya da yatağa uzanırsınız".

Ville için son birkaç yıl pek parlak geçmemiş.En yakın arkadaşlarının intiharı yeterince sarsıcı olmuş.Albümden çıkan ilk single "kiss of dawn"ı onun için yazmış.Şarkı yazmanın acıyla başa çıkmada ne derece etkili olduğunu merak ediyoruz."Bu şarkı aynı zamanda bir aşk şarkısı.Ölümdeçok yaşamın bir kutlaması.Birlikte takılmaktan çok mutlu olduğum bir arkadaşımdı.Harika sohbetlerimiz olurdu.İntihar ettiğinde hissettiğim şet kızgınlıktı.Ve bu durumda yapabileceğim tek şey şarkı yazmaktı."

"Kiss Of Dawn"ın klibi de Los Angeles'ta çekilmiş.Ama bu kez "Wings of a Butterfly"da olduğugibi yönetmen koltuğunda Bam Margera oturmuyor.Him'in en büyük destekçisi Margera ve Ville ikisininde işlerinin yoğunluğu nedeniyle son dönemde fazla göreşemiyorlarmış.

KADIN BOŞALMASI SESİ
Ville!in,albümünün yetişkinlere göre olduğuna ilişkin bir savı var.Bunu destekleyen kanıtlardan biri de grubun yeni şarkılarından birinde kadın boşalması sesi kullanmaları.Bunun bir şaka olmadığını üstüne basa basa söylüyor."Hangi şarkıda olduğunu kendiniz bulun.Tek söyleyebileceğim sesin çok net olduğu"diyor.Nasıl kaydetttiniz diye soruyoruz,yanıtı en az şarkı kadar merak uyandırıcı:"Bir şekilde kaydettik.Kayıt,Los Angeles'ta gerçekleşti.Bu kaydın dünyada yapılabileceği en doğru yerde"

Daha set,daha agresif,daha cüretkar...Tüm bu değişikliklere hayranlarının ne tepki vereceği de önemli elbette.Yanılıyoruz,Valo'ya göre hiçbir önemi yok;"Hayranlarımızın kim olduğunu bilmiyorum.Ne istediklerini de.Gruptaki herkes ortaya çıkan işten memnunKendi isttediğimiz müziği yaptık.Herkesi memnunetmeye çalışsaydık yaptığüımız işin fahişelikten bir farkı kalmazdı." 

.. Albümün adının VENUS DOOM olmasının gezegenlerle bir ilgisi yok.Diğer albümlerinde olduğu gibi zıtlıklarla oynama geleneğini bozmak istememişler. ''yin ve yang ,siyah ve beyaz, gibi ''diye açıklıyor, Valo , ''Bir sabah bu isimle uyandım:Venus doom.Tanrıçanın yıkımı ve reenkarnasyonun bir birleşimi.''
Birbirini mükemmel bi şekilde tamamlayan iki zıt tanım.Valo da aynı fikirde:''Aşk ve ilişkiler de böyle değil mi? Kendinizi yakıp yıkmanız,sonra parçaları tekrar bir araya getirip yeniden sevebilir hale gelmeniz gerekiyor.''
Nişanlanmak üzereyken sevgilisinden ayrılan Valo'ya göre bir ilişkiyi yürütmek zor olsada imkansız değil.Evlenip çocuk sahibi olmak istediği için hala doğru kişiyi aramaktan vazgeçmediğini söylüyor.Peki bir ilişkinin sürekliliği için ne gerekir,dediğimizde,tek bir sözcükle ''Sabır'' yanıtını veriyor.
''Venus doom'' kırık kalplarin sesi aynı zamanda.Birini aşık olduğumuzda zevk kadar acıyada hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.''Bu duygusal bir mücadele''diyor,Valo.Hissettiği acyı sadece kelimelere dökmekte değil,elinde tuttuğu mikrofonada aktarmakta usta bir isim,o.''Eğer içki ve sigara olmazsa sesim korodaki çocuklar gibi çıkıyor''itirafında bulunuyor.Valo'nun ''Konser vermektense evde oturup yeni şarkılar yazmayı tercih ederim'' dediğini söylemiştik.Günlerini Helsinki'de 1800 lü yıllardan kalma muhteşem bir kulede geçiriyor.Daha önce sekiz daireli bir apatmanda yasayan ve gecenin ikisinde gitar çaldığı için komşularıyla yıldızı bir türlü barışmayan solist,''ilk kez kendimi evimde gibi hissediyorum''diyor.Yeni albümle birlikte yeniden yollara düşecek HIM üyeleri.İlk durakları Amerika'da Projekt:Revolution konserleri.Geçen yıl Amerika'da fazla zaman geçirdiklerinden yakınıyor:''Bu yüzden Doğu Avrupa ve İskandinav ülkelerinde konser veremedik.Bu kez telafi etmek niyetindeyiz:''Peki planları arasında Türkiye var mı? Şimdilik net bişey söyleyemiyor,Valo.''Bir gün mutlaka'' demekle yetiniyor.
Son olarak ünlü okült Aleister Crowley merakından bahsediyoruz.19.yüzyılın gizli toluluklarına ilgisi olduğunu yalanlamıyor.''Ancak yaşadığım hayat yüzünden,bu merakın peşine düşmem imkansız diyor.

bu röportaj **ALINTIDIR**
 İYİ OKUMALAR UMARIM BEYENİRSİNİZ....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Metallica solistini Taliban sandılar!]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1948</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2008 16:44:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1948</guid>
			<description><![CDATA[James Hetfield, Live Earth konseri için gittiği İngiltere `de gözaltına alındı.


The Times gazetesinin haberine göre havaalanından ayrılmasına bir süre izin verilmeyen rock yıldızı, son günlerde artan terörist eylemler nedeniyle tetikte olan polis yetkilileri tarafından sorguya çekildi . Kendisini tanıyamayan polisleri, Metallica `nın solisti olduğunu inandırmak için çaba harcayan Hetfield, polisleri ikna ettikten sonra havaalanından ayrılabildi. Başkent Londra ve İskoçya `daki Glasgow havaalanında yaşanan bombalama olayları nedeniyle Britanya adasındaki havaalanlarında yüksek dereceli güvenlik önlemleri uygulanıyor. Metallica , Live Earth kapsamında Wembley Stadı `nda Machine Head , HIM ve Mastodon gibi ünlü gruplarla sahneye çıkacak.
bu kadar olmaz yaa:p030:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[James Hetfield, Live Earth konseri için gittiği İngiltere `de gözaltına alındı.


The Times gazetesinin haberine göre havaalanından ayrılmasına bir süre izin verilmeyen rock yıldızı, son günlerde artan terörist eylemler nedeniyle tetikte olan polis yetkilileri tarafından sorguya çekildi . Kendisini tanıyamayan polisleri, Metallica `nın solisti olduğunu inandırmak için çaba harcayan Hetfield, polisleri ikna ettikten sonra havaalanından ayrılabildi. Başkent Londra ve İskoçya `daki Glasgow havaalanında yaşanan bombalama olayları nedeniyle Britanya adasındaki havaalanlarında yüksek dereceli güvenlik önlemleri uygulanıyor. Metallica , Live Earth kapsamında Wembley Stadı `nda Machine Head , HIM ve Mastodon gibi ünlü gruplarla sahneye çıkacak.
bu kadar olmaz yaa:p030:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bu çocuk ne ürünü]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1947</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 19:53:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1947</guid>
			<description><![CDATA[kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz. 

kadın: 

-bir kocam yok malesef.. 

-peki erkek arkadaşınız..? 

-erkek arkadaşımda yok.. 

-eee peki bu işe ortak olan şahıs.? 

-üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yalnız olacağım. 

doğum gerçekleşir ve ebe, kadının yanına gelir. 

-tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu. 

-oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim..? 

-elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var. 

-nedir lütfen söyleyin..? 

-eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkcası bebeğiniz bir zenci. 

-ahh evet eşim ve işim yoktu. üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayi kabul etmek zorunda kaldım. başroldeki erkek zenciydi.. 

-ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. lütfen kusura bakmayın. bir nokta daha var. 

-evet lütfen söyleyin başka birşey mi? 

-şeyy. bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın saçları da var. 

-bakın gerçekten çok zor günlerdi. filmde tek erkek yoktu. bir tane de isveçli erkek vardı. 

-pardon pardon. gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. bu soruları sormak istemezdim. neyse ama. 

-başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin. 

-pekala. siz istediniz. bebeğin gözleri de çekik. 

-hayat bana hiç acımadı. filmdeki diğer erkek de çinliydi. ne yapabilirdim ki? 

-umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. isterseniz artık bebeği görebilirsiniz. 

beraber bebeğin yanına giderler. kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. bebek ağlamaya başlar. 

-neden vurdunuz? 

-ohhhh! neyse ki normal ağlıyor. havlayacak diye ödüm koptu!!
:p030::p030:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz. 

kadın: 

-bir kocam yok malesef.. 

-peki erkek arkadaşınız..? 

-erkek arkadaşımda yok.. 

-eee peki bu işe ortak olan şahıs.? 

-üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yalnız olacağım. 

doğum gerçekleşir ve ebe, kadının yanına gelir. 

-tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu. 

-oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim..? 

-elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var. 

-nedir lütfen söyleyin..? 

-eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkcası bebeğiniz bir zenci. 

-ahh evet eşim ve işim yoktu. üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayi kabul etmek zorunda kaldım. başroldeki erkek zenciydi.. 

-ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. lütfen kusura bakmayın. bir nokta daha var. 

-evet lütfen söyleyin başka birşey mi? 

-şeyy. bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın saçları da var. 

-bakın gerçekten çok zor günlerdi. filmde tek erkek yoktu. bir tane de isveçli erkek vardı. 

-pardon pardon. gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. bu soruları sormak istemezdim. neyse ama. 

-başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin. 

-pekala. siz istediniz. bebeğin gözleri de çekik. 

-hayat bana hiç acımadı. filmdeki diğer erkek de çinliydi. ne yapabilirdim ki? 

-umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. isterseniz artık bebeği görebilirsiniz. 

beraber bebeğin yanına giderler. kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. bebek ağlamaya başlar. 

-neden vurdunuz? 

-ohhhh! neyse ki normal ağlıyor. havlayacak diye ödüm koptu!!
:p030::p030:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[son kontrol]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1945</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 19:22:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1945</guid>
			<description><![CDATA[Son Kontrol 

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor
:a055::a055:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Son Kontrol 

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor
:a055::a055:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nefretle Bir Kadeh..]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1944</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 18:45:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1944</guid>
			<description><![CDATA[Dumandan bir perde..
Son bir kez daha acı çekmek için, nedeni meçhul..
Martılar var bir andan kalma
Güzel gibi, ama soğuk ve uzak bana..
Biliyorum kaçmıştım tüm korkularımla
Uzaklara..
O uzaklar benim içinde çırpındığım hayallerimdi..

Bu acının bir tadı var ve simsiyah rengi
Kimse bilmese de anlamı bende gizli..

Nefretle bir kadeh daha
Kendimden kurtulmak için
Cesaretim yok oluşta
Belki birgün,
Seninle ölmek için...

Nefretle bir kadeh daha
Sarhoş olana kadar için
Sevgilim yok oluşta
Aşk yasak bana
Tatlıdır bunu için..

Rüyamdan bir gölge..
Dokunduğunda ağlardım önceden, tek korkum
Benim hastalığımın rengi yeşil..
Ama şeytanda tatlı gelir sonunda
Gülümsediğini hissedersin ve herşey biter
Damarlarında..

Nefretin sevgiye dönüştüğü yerdeyim
Burada, satırlarımda gizli yaşamım, herşeyim..
İnsan için yaşamın bittiği yerdeyim, sevgilim..

Nefretle bir kadeh daha
Seni bende yaşamak için
Gözlerin yok oluşta
Ölümüne sevdiğim
Senin tatlı yeşilin..

Nefretle bir kadeh daha
Sıcaklığını duymak için
Aşkımız yok oluşta
Son bir yudum daha
Sonsuzu bulmak için..



Umarım beğenirsiniz..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dumandan bir perde..
Son bir kez daha acı çekmek için, nedeni meçhul..
Martılar var bir andan kalma
Güzel gibi, ama soğuk ve uzak bana..
Biliyorum kaçmıştım tüm korkularımla
Uzaklara..
O uzaklar benim içinde çırpındığım hayallerimdi..

Bu acının bir tadı var ve simsiyah rengi
Kimse bilmese de anlamı bende gizli..

Nefretle bir kadeh daha
Kendimden kurtulmak için
Cesaretim yok oluşta
Belki birgün,
Seninle ölmek için...

Nefretle bir kadeh daha
Sarhoş olana kadar için
Sevgilim yok oluşta
Aşk yasak bana
Tatlıdır bunu için..

Rüyamdan bir gölge..
Dokunduğunda ağlardım önceden, tek korkum
Benim hastalığımın rengi yeşil..
Ama şeytanda tatlı gelir sonunda
Gülümsediğini hissedersin ve herşey biter
Damarlarında..

Nefretin sevgiye dönüştüğü yerdeyim
Burada, satırlarımda gizli yaşamım, herşeyim..
İnsan için yaşamın bittiği yerdeyim, sevgilim..

Nefretle bir kadeh daha
Seni bende yaşamak için
Gözlerin yok oluşta
Ölümüne sevdiğim
Senin tatlı yeşilin..

Nefretle bir kadeh daha
Sıcaklığını duymak için
Aşkımız yok oluşta
Son bir yudum daha
Sonsuzu bulmak için..



Umarım beğenirsiniz..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[mezartaşı yazıları]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1943</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 18:35:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1943</guid>
			<description><![CDATA[daha önce yazıldımı bilmiyorum ama bn yinede koydum...
Delil Yetersizliginden beraat etti
Kalp yetersizliginden gitti

Karninda fazla su vardi,
adalelerinde kireçlenme,
böbrekleinde kum,
kaninda da demir fazlaligi.
Beton gibiydi, ama öldü

Artik karisi geçeleri nerede oldugunu biliyor
[Çapkin bir adamin mezartasi]

Allah taksitlerini affetsin
[Memurun mezartasi]

Insanlar ölünce en son kalbi durur,
Rahmetlinin dili durdu
[Politikacinin mezartasi]

Sevgili doktorum
seni ikinci yasamda
dört gözle bekliyorum
[Doktorun hatasindan ölen hastanin mezartasi]

Bu onun ikinci ölümü
birincisi onun evlendigi gündü
[Mutsuz bir kocanin mezartasi]

Burada yatan tosun
ziyaretçiyi öpsün
[Bir grafiticinin mezartasi]

Hiç istemedigi
bir deplasmana gitti
[Futbolcunun mezartasi]

Kisi basina düsen milli gelir
artsin diye yasamina son verdi
[Vatansever bir vatandasin mezartasi]

**** Kim demis kirmizi isikta
geçilmez diye? rahmetli geçerdi

Hayatimi kaybettim, hükümsüzdür

Rahmetli kayikçiydi
Son yolculugunu imamin kayigiyla yapti
Yasam tehlikeli bir sey
Sonu ölmekle bitiyor

Düsünüyordu...
O halde yok edilmeliydi

"Atin ölümü arpadan olsun" derdi
Bira içerken öldü

Olmaz ki ...
Böyle de yatilmaz ki ...

Kansiz herifin biriydi
Kan kaybindan gitti

Kendine ait bir topragi
olsun isterdi,
Sonunda muradina erdi

Azrail mirasçilarin sabrini ölçtü,
96 yasinda öldü]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[daha önce yazıldımı bilmiyorum ama bn yinede koydum...
Delil Yetersizliginden beraat etti
Kalp yetersizliginden gitti

Karninda fazla su vardi,
adalelerinde kireçlenme,
böbrekleinde kum,
kaninda da demir fazlaligi.
Beton gibiydi, ama öldü

Artik karisi geçeleri nerede oldugunu biliyor
[Çapkin bir adamin mezartasi]

Allah taksitlerini affetsin
[Memurun mezartasi]

Insanlar ölünce en son kalbi durur,
Rahmetlinin dili durdu
[Politikacinin mezartasi]

Sevgili doktorum
seni ikinci yasamda
dört gözle bekliyorum
[Doktorun hatasindan ölen hastanin mezartasi]

Bu onun ikinci ölümü
birincisi onun evlendigi gündü
[Mutsuz bir kocanin mezartasi]

Burada yatan tosun
ziyaretçiyi öpsün
[Bir grafiticinin mezartasi]

Hiç istemedigi
bir deplasmana gitti
[Futbolcunun mezartasi]

Kisi basina düsen milli gelir
artsin diye yasamina son verdi
[Vatansever bir vatandasin mezartasi]

**** Kim demis kirmizi isikta
geçilmez diye? rahmetli geçerdi

Hayatimi kaybettim, hükümsüzdür

Rahmetli kayikçiydi
Son yolculugunu imamin kayigiyla yapti
Yasam tehlikeli bir sey
Sonu ölmekle bitiyor

Düsünüyordu...
O halde yok edilmeliydi

"Atin ölümü arpadan olsun" derdi
Bira içerken öldü

Olmaz ki ...
Böyle de yatilmaz ki ...

Kansiz herifin biriydi
Kan kaybindan gitti

Kendine ait bir topragi
olsun isterdi,
Sonunda muradina erdi

Azrail mirasçilarin sabrini ölçtü,
96 yasinda öldü]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Peri Ülkesi]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1942</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 16:46:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1942</guid>
			<description><![CDATA[Karanlık vadiler-ve gölgeli seller
Ve bulutsu görünümlü ormanlar,
Biçimler keşfedemediğimiz,
Üzerlerine damlalar düştüğünden.
Mumdan kocaman aylar solup eridi orda
Yeniden-yeniden-yeniden
Gecenin her anında
Durmaksızın değişen yerler-
Ve yıldız ışığını söndürürler
Solgun yüzlerinden gelen solukla,
Ay saatiyle on iki civarında
Birisi daha saydam öbürlerinden
(Deneyerek en  iyisi diye buldukları)
Aşağıya iner-aşağıya-aşağıya
Ortası bir dağ doruğunun tacında,
Geniş çevresi damlalarla
Köylerin,salonların üzerine düşen
Olabilecek her türlü yerin
Tuhaf ormanların-denizin
Uçan perilerin,uykulu her şeyin üzerine
Düşüp onları tam bir ışık labirentine gömen
Ve sonra-nasıl derin,oh derindir.
Tutkulu uyuyuşları.
Sabahleyin yükselirler
Ve ay ışıklı esvapları
Yükseliyor göklerde
Fırtınalarla savrulurken
-Hemen sonra herhangi bir şey-
Ya da sarı bir albatros gibi.
Bir daha kullanmazlar o ayı
Daha önceki aynı iş için
Yani,çadır diye-
Ki israftır bana göre
Üstelik atomları
Bir sağanağa ayrışır,
Göğü arayaıp yeniden yere inen kelebeklerin
(Asla tatmin olmayan şeyler)
Bir örneğini getirdikleri
Titreyen kanatlarının üstünde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Karanlık vadiler-ve gölgeli seller
Ve bulutsu görünümlü ormanlar,
Biçimler keşfedemediğimiz,
Üzerlerine damlalar düştüğünden.
Mumdan kocaman aylar solup eridi orda
Yeniden-yeniden-yeniden
Gecenin her anında
Durmaksızın değişen yerler-
Ve yıldız ışığını söndürürler
Solgun yüzlerinden gelen solukla,
Ay saatiyle on iki civarında
Birisi daha saydam öbürlerinden
(Deneyerek en  iyisi diye buldukları)
Aşağıya iner-aşağıya-aşağıya
Ortası bir dağ doruğunun tacında,
Geniş çevresi damlalarla
Köylerin,salonların üzerine düşen
Olabilecek her türlü yerin
Tuhaf ormanların-denizin
Uçan perilerin,uykulu her şeyin üzerine
Düşüp onları tam bir ışık labirentine gömen
Ve sonra-nasıl derin,oh derindir.
Tutkulu uyuyuşları.
Sabahleyin yükselirler
Ve ay ışıklı esvapları
Yükseliyor göklerde
Fırtınalarla savrulurken
-Hemen sonra herhangi bir şey-
Ya da sarı bir albatros gibi.
Bir daha kullanmazlar o ayı
Daha önceki aynı iş için
Yani,çadır diye-
Ki israftır bana göre
Üstelik atomları
Bir sağanağa ayrışır,
Göğü arayaıp yeniden yere inen kelebeklerin
(Asla tatmin olmayan şeyler)
Bir örneğini getirdikleri
Titreyen kanatlarının üstünde.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sarhoşun kaleminden]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1941</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 09:50:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1941</guid>
			<description><![CDATA[Bulamadım..
Yazacak güsel birşeyler..

Bir sevgilim olsaydı belki onu anlatırdım size..
Yada bir hayalim olsaydı onu anlatırdım..
Belki bi amacıda paylaşabilrdim..
Sahip olabilseydim..
Hepsini anlatabilmek isterdim..


Ama en çok güsel bi aşk masalı anlatmak isterdim size..
Pek rastlayamadığınız.. masum bir öykü..

Bunu anlatabilirdim aslında..
En azından masal gibi başlatabilirdim..
Ama sonunu getiremezdim..
Yarım kalmış bi öyküm olurdu..

Masum bir masalcasına bitmezdi öykü..
Bitemezdi öykü..

Nerde nasıl olduğunu bilmediğim bi kadın olurdu sonlarına doğru..
Birde vazgeçmişliğin içinde kaybolup giden bi adam..
Ne ben bulup anlatabilrdim onları.. Ne herhangi biri..

Bi şişe şarap bulurdum size en fazla..
Arasıra kodein fosfat bulurdum..

Uykusuzluğu bulurdum yada..
Uyuşukluğu..
Evde kaybolmayı..
Hiçliğin adresini verebilirdim..

Çalmayan bi telefon verebilrdim size..
Ara sıra Çaldığının farkında bile olmayan bi telefon..
Sahibi kadar boşvermiş..

Güsel bir çoçuğu.. Büyütmeyi öğretirdim sonra..
Büyüttükçe çirkinleştirmeyi onu..
Tüm masumluğunu almayı öğretirdim..
Çoçukça hayallerinin nasıl çalınacağını..

Kaybetmeyi öğretirdim size..
Sanırım en iyi bunu öğretirdim..
Bide vazgeçmişliği.. boşvermişliği çok iyi anlatırdım..

içinizdeki sarılma isteğini nasıl yok edeceğinizi anlatırdım..
Nasıl saatlerce ağlayabilrsiniz..

Nasıl alışırsınız mutsuz bi yaşantıya..
Nasıl elinizin tersiyle itebilirsiniz mutluluğu..
En iyi yapabildiğim şeylerden biridir..

Arasıra yenik düşerim oysa..
Bu gece olduğum gibi gecelerde..

Ama çok şanslıyım..
Mutluluğun umrunda bile değilim..
Artık çalmıyor kapımı..

Oysa ne güsel olurdu bu gece..
Sıcak bi tebessüm eşliğinde..
Sıcacık bi uyku..
Bunca uykusuzluktan sonra..
Kapımı çalan bi mutluluk..

...

Yok saymayıda öğretirdim..
Yoksun Artık Demeyi..
Zaten hiç yoktun demeyi öğretirdim..
Ama sadece demeyi öğretirdim..
Buna inanmayı hala öğrenemedim..
İnandırmayı çok iyi biliyorum..

Bi tek kendimi kandıramıyorum

Şarap içiyorum işte..
Bayadır olmadığım kadar sarhoşum..
Bayadır olmadığım kadar yorgun..
Ağlıyorum..
Köpek gibi içip..
Köpek gibi ağlıyorum..

Nacizane.. yaşlı bi gülümseme eşliğinde..
Aşk denen duyguyu hatırlıyorum..
Bayadır hatırlamadığım kadar..
Kaybolmak istiyorum.. Hiç istemediğim kadar..
Şu şarap şisesinin dibinde bir yerlerde..


Hayatın masalları gibiyim..
Bir Varmışım.. Bir yokmuşum..
Varmışken hep sarhoşmuşum..
Ayıldığımda yok olmuşum..





kaybolmayı dilerdim..
herhangi bi şehrin herhangi bi sokağında..
Sonra içmek isterdim..
Sürekli içebilmek..
Kaybolabildiğim.. her sokakta..

Sarhoş bi gece..
Sarhoş bi hayat..
Sarhoş bi kalem..
Sarhoş bi sigara..
Sarhoş bi şarap..

Sarhoş bi aşk..

Kaybolmuş bir beden..

İşte Tüm Sahip Olduklarım..


Bir kalemle yeniden çizmek isterdim hayatı..
Aşkı çizerdim ilk..
Bir silgim olurdu..
Terk edip gitmeyi silerdim..

Bir sevgili çizerdim sonra..
Silgimi ona verirdim..
Kendimi sildirirdim..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bulamadım..
Yazacak güsel birşeyler..

Bir sevgilim olsaydı belki onu anlatırdım size..
Yada bir hayalim olsaydı onu anlatırdım..
Belki bi amacıda paylaşabilrdim..
Sahip olabilseydim..
Hepsini anlatabilmek isterdim..


Ama en çok güsel bi aşk masalı anlatmak isterdim size..
Pek rastlayamadığınız.. masum bir öykü..

Bunu anlatabilirdim aslında..
En azından masal gibi başlatabilirdim..
Ama sonunu getiremezdim..
Yarım kalmış bi öyküm olurdu..

Masum bir masalcasına bitmezdi öykü..
Bitemezdi öykü..

Nerde nasıl olduğunu bilmediğim bi kadın olurdu sonlarına doğru..
Birde vazgeçmişliğin içinde kaybolup giden bi adam..
Ne ben bulup anlatabilrdim onları.. Ne herhangi biri..

Bi şişe şarap bulurdum size en fazla..
Arasıra kodein fosfat bulurdum..

Uykusuzluğu bulurdum yada..
Uyuşukluğu..
Evde kaybolmayı..
Hiçliğin adresini verebilirdim..

Çalmayan bi telefon verebilrdim size..
Ara sıra Çaldığının farkında bile olmayan bi telefon..
Sahibi kadar boşvermiş..

Güsel bir çoçuğu.. Büyütmeyi öğretirdim sonra..
Büyüttükçe çirkinleştirmeyi onu..
Tüm masumluğunu almayı öğretirdim..
Çoçukça hayallerinin nasıl çalınacağını..

Kaybetmeyi öğretirdim size..
Sanırım en iyi bunu öğretirdim..
Bide vazgeçmişliği.. boşvermişliği çok iyi anlatırdım..

içinizdeki sarılma isteğini nasıl yok edeceğinizi anlatırdım..
Nasıl saatlerce ağlayabilrsiniz..

Nasıl alışırsınız mutsuz bi yaşantıya..
Nasıl elinizin tersiyle itebilirsiniz mutluluğu..
En iyi yapabildiğim şeylerden biridir..

Arasıra yenik düşerim oysa..
Bu gece olduğum gibi gecelerde..

Ama çok şanslıyım..
Mutluluğun umrunda bile değilim..
Artık çalmıyor kapımı..

Oysa ne güsel olurdu bu gece..
Sıcak bi tebessüm eşliğinde..
Sıcacık bi uyku..
Bunca uykusuzluktan sonra..
Kapımı çalan bi mutluluk..

...

Yok saymayıda öğretirdim..
Yoksun Artık Demeyi..
Zaten hiç yoktun demeyi öğretirdim..
Ama sadece demeyi öğretirdim..
Buna inanmayı hala öğrenemedim..
İnandırmayı çok iyi biliyorum..

Bi tek kendimi kandıramıyorum

Şarap içiyorum işte..
Bayadır olmadığım kadar sarhoşum..
Bayadır olmadığım kadar yorgun..
Ağlıyorum..
Köpek gibi içip..
Köpek gibi ağlıyorum..

Nacizane.. yaşlı bi gülümseme eşliğinde..
Aşk denen duyguyu hatırlıyorum..
Bayadır hatırlamadığım kadar..
Kaybolmak istiyorum.. Hiç istemediğim kadar..
Şu şarap şisesinin dibinde bir yerlerde..


Hayatın masalları gibiyim..
Bir Varmışım.. Bir yokmuşum..
Varmışken hep sarhoşmuşum..
Ayıldığımda yok olmuşum..





kaybolmayı dilerdim..
herhangi bi şehrin herhangi bi sokağında..
Sonra içmek isterdim..
Sürekli içebilmek..
Kaybolabildiğim.. her sokakta..

Sarhoş bi gece..
Sarhoş bi hayat..
Sarhoş bi kalem..
Sarhoş bi sigara..
Sarhoş bi şarap..

Sarhoş bi aşk..

Kaybolmuş bir beden..

İşte Tüm Sahip Olduklarım..


Bir kalemle yeniden çizmek isterdim hayatı..
Aşkı çizerdim ilk..
Bir silgim olurdu..
Terk edip gitmeyi silerdim..

Bir sevgili çizerdim sonra..
Silgimi ona verirdim..
Kendimi sildirirdim..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[linde nin ultmate guitar sitesiyle yaptığı röportaj]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1940</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2008 22:58:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1940</guid>
			<description><![CDATA[çevirebildiğim kadar çevirmeye çalıştım idare edin artık:D

UG:venus doom albümü bugüne kadar yapmış olduğunuz en sert sounda sahip albüm.bunun nedeni daha populer olan radyolarda sık çalınan dark light albümüne karşı yapmış olduğunuz birşeymi yoksa doğal müzik anlayışınıza doğru bir ilerleme mi?

lLİNDE:aslında heriki nedenlede diyebiliriz. ilk albümlerimizden sayabileceğim Greatest Love Songs Vol. 666 albümü bir nebze sert bir albümdü ve biz venus doom ile bu albümdeki sounda biraz daha yaklaşmak istedik.dark light biraz daha populer bir albüm oldu ve biz ve venüs doom albümünü yaparak doğru şeyi doğru zamanda yaptığımızı düşünüyoruz.şarkıların çoğu benim gitar rifflerimden çıktı ve bizi sertleştirebilecek olan yegane güç buydu.

UG:dark light albümü tim palmerla los angeles ta kaydedilirken venüs doomu kaydetmek için finlandiyaya döndünüz ve timde finlandiyaya gelmek zorunda kaldı niçin böyle bir değişime karar verdiniz?

LİNDE:yeni bir albüm yaparken birtakım değişiklikler yapmayı seviyoruz.dark light albümünü kaydederken l.a. 2 ay boyunca kalmak zorunda kalmıştık ve bu süreçte ailemizi ve evimizi çok özlemiştik.bu nedenle yeni albümün kaydı için eve dönmenin daha iyi bir fikir olduğuna karar verdik.

UG:tim ayrıca love metal 2003 ün yapımında da bulunmuştu.yani tim size kayıt esnasında ne gibi şeyler katıyor ve siz onunla çalışmaya devam ediyorsunuz?

LİNDE:tim sürekli yeni fikirlerle gelen ve ayrıca sürekli bizi biz olmamız gerektiği konusunda güdüleyen biri.ve ayrıca sütüdyo ortamında bizim daha iyi bir performans sergilememiz için gerekli olan atmosferi her seferinde sağlamayı beceriyor.bu nedenle onunla çalışmaya devam ediyoruz.

UG:şarkı yapma(söz yazma)süreci her albümde farklılık gösteriyormu?

LİNDE:hayır.genellikle aynı ilerliyor.ville genellikle şarkıların taslağıyla geliyor ve biz bu taslaklarla yeniden duyma ismini verdiğimiz odaya gidiyoruz ve şarkılar üstünde bir takım oynamalarla son şekillerini veriyoruz.

UG:gitar partisyonlarına nasıl ulaşıyorsun ve şarkı yapma sürecinde her şarkı için neye ihyiyaç duyuyorsunuz?

LİNDE:genellikle beraber çalışıyoruz.farklı fikirleri deneyip her şarkıda nasıl durduğunu görmeye çalışıyoruz.iş soloları çalma kısmına geldiğinde asla bir plana bağlı kalarak olmuyor,doğaçlama yapıyorum.her şarkı için en az 5 tane solo çalıyorum ve hangi solonun kayıtlarda kullanılacağına karar vermek için oylama yapıyoruz,iyice düşünüp taşındıktan sonra kayıtlara koyuyoruz.

UG:venus doom kayıtları için hangi gitarları kullandın?

LNDE:temel gitarlarım gibson sgs idi.yaklaşık 5 farklı modelle çalıştım.ve bazı şarkılar için akustik tonlama yapılmış gitarlarım vardı.ayrıca ESP Baritone ve  Danelectro Baritone da kullandım.bunalrın dışında yine bazı şarkılar için  Chet Atkins semi-acoustic versiyon gitarda kullandım.

UG:akustik tonlu olanlar Gretsch Country Gentleman serisimiydi?

LİNDE:evet

UG:senin için gitar kolleksiyoncusu diyebilirmiyiz.

LİNDE:yoo...gitar kolleksiyoncusu sayılmam.sadece 5 adet tüm turne seyahatlerinde yanımda taşıdığım gibson sgs lerim ve 1 adet gibson akustik gitarım var.birde gerçekten çok sevdiğim Sheryl Crow modeli gitarım var.

UG:sgs nin dışında les paul kasa gitarın varmı?

LİNDE:sevmediğimden ötürü les paul modeli gitarım yok.

UG:konu amfilere gelirse sana tam olarak bir laney adamı diyebilirmiyiz?

LİNDE:evet 2 adet laney vh 100 kafa amfim ve kabinim var.birazdaha punk bir tone elde etmek için bitanesinde fuzz pedal bağlı,tonlamadki kontrast kalitesinden ötürü sahnede iki gitarist varmış gibi bir hava yaratıyor.diğeri ise doğrudan laney amfi.

UG:peki kullandığın effktörler için ne söyleyebilirsin?

LİNDE:delay olarak tc Electronics ve birer adet vah pedal ve oktaver kullanıyorum.ve herşey midi tona yönlendirilmiş durumda.ayrıca Skrydstrup R&D system kullanıyorum bu sayede işim kolaylaşıyor be iki pedala aynı anda basmak zorunda kalmıyorum.bu sitemi kullanmaya başlamadan evvel sahnede sesin dağılması gibi bir takım sorunlar yaşıyordum.ama artık bu gibi sorunlarım yok.ve sampler kullanmıyoruz.sahnede duyduğunuz herşey bizim tarafımızdan çalınıyor.(yani playback yokmuş arkadaşlar)

UG:niçin laney kullanıyorsun laney gitar sounduna ne katıyor?

LİNDE:laney ve gibson sgs kullanıyorum. bunun nedeni esas olarak Tony Iommi.tüm amfi ve gitarlar zamanla benimle beraber büyüdü.ve başka bir techizat kullanmayı hayal bile edemiyorum.ve bu cihazlarla gerçekten çok mutluyum.laney bana hep ulaşmak istediğim soundu veriyor bu nedenle kullanıyorum.

UG:nisan ayında  Digital Versatile Doom isimli canlı bir dvd çıkartacak gibisiniz doğrumu?

LİNDE:evet.geçtiğimiz senenin kasım ayında  Orpheum Theatre  Los Angeles ta amerika turnemizin bir parçası olarak iki tane gerçekten çok başarılı konserler verdik.bu yüzden bu konserlerden canlı görüntüler içeren bir dvd hazırlamaya karar verdik.

UG:him grup olarak amerikada altın gurup statüsü olarak bilinen altın plak alma gibi bir şerefe ulaşmış durumda bu nasıl bir duygu?

LİNDE:bu gerçekten müthiş bir duygu.daha evvelde başka ülkelerde altın plak kazanmıştık.bunları aileme vermiştim.ama bu seferkini kendim saklayacağım.

UG:gurup işe başladığından beri yoğun bir tur programına önem verdi ve bu sayede geniş bir fan kitlesine sahip oldu.abd deki dinleyicilerinizi avrupaya kıyasla nasıl buluyorsun?

LİNDE:amerikada turlamak gerçekten çok zor.bir çok uçak yada kara yolculuğu gerektiriyor.bu nedenle arka arkaya 4 yada 5 konser verebiliyoruz kalan 1 boş günde bir yerlere uçuyor oluyoruz.bu nedenle o boş günde kendimiz için bir gün anlamına gelmiyor.avrupada ise yolculuklar daha kolay olduğu için daha rahat bir turne programı oluyor.(soruyla pek alakası yok ama bu cevabı vermiş kuzenler)

UG:yan projeniz olan Daniel Lioneye şuanki konumu nedir?

LİNDE:ben şuanda bu grubun ikinci versionunu hazırlamak üzereyim.bu seferki black metal albümü olacak.şuan için bilmiyorum çünkü büyümüş olmamam rağmen çığlık atıyor olacağım ama yinede yapmaya kararlıyım.şuanda 4 tane hazırda parçamız var ve nisan başlarında eve döndüğümüzde üzerinde çalışacağım.ve sonuç olarak bu yılın sonlarına doğru çıkarmayı düşünüyorum bu albümü.

UG:Daniel Lioneye için canlı performans mümkün olacakmı?

LİNDE:şuan için bilemiyorum.çünkü bunun olabilmesi için teknik talepler yoğun olacak.ilk albümü beş günde kaydetmiştik ama bu sefer ville davulalrı çalamayacak.bu nedenle davulda double bass black metal davulcusu bir arkadaşım olacak.bu nedenle onınla beraber projeyi kısa bir sürede tekrara hazırlayabilirsek canlı show mümkün olabilecek.

UG:bu aralarda amerikan okularındaki bir öğretmen öğrencilerine intihar ve ölüm temalı şarkı olarak join me in death isimli parçanızı dinletiyormuş.bu şarkı sözlerinize karşı toplumu kışkırtarak size karşı bir halk protestosuna yol açabilirmi?

LİNDE:insanlar ne isterlerse onu yapma hakkına sahiptirler.ama bizimkisi sadece bir sanat ve çok ciddiye alınmamalı.bu sadece hislerinizi şarkılarla ve şarkı sözleriyle açığa çıkarma ama bişeyleri yapmak için insanları harekete geçirme değil.negatif duygularımızdan arınmak için iyi bir yöntem.ama sözlerimi bu şekilde saptıranların dar görüşlü ve gerçekdışı oldukalrını düşünüyorum.

UG:razorabale romance dönemlerinde grubun ismini amerika için her olarak değiştirmeniz gerekmişti gerekmişti.bu grup için oldukça kafa karıştıran bir süreç olsa gerek öyle değilmi?

LİNDE:evet öyleydi.aslında ki eminim single lar ve albümler her ismiyle amerikaya gelmiş olmalı.şimdi baktığım zaman bu çok komik geliyor.bu oldu çünkü daha önce amerikadaki birçok gurup him isminin telif haklarını almıştı.insanlar bizim şeytana taban kişiler olduğumuzu düşünüyorlardı ve bu ismi kullanmamızı istemiyorlardı.sonuç olarak bu ismi satın almak zorunda kaldık ne kadara mal olduğunu bilmiyorum ama aldık işte.

UG:gitaristlik kariyerinde bugün olduğun yerden memnunmusun?

LİNDE:16 yaşlarındayken  Berklee kolejinin müzik bölümünde birkaç ay için bir kursa gittiğimi hatırlıyorum şimdi aradan uzun bir süre geçti ve ben bostonda aynı sokaklarda bir turne sonrası yürüyüşteyim.ve yine hatırlıyorum ki ozamanlar bir grupta çalmayı ve turnede olmayı çok istiyordum.aslına bakılırsa şuanda bunu yapıyorum.rüyalarım gerçek oldu ve kariyerimde geldiğim noktadan çok memnunum

 Interview by Joe Matera
Ultimate-Guitar.Com © 2008 
 çeviri:can s....k(ben) :))))]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[çevirebildiğim kadar çevirmeye çalıştım idare edin artık:D

UG:venus doom albümü bugüne kadar yapmış olduğunuz en sert sounda sahip albüm.bunun nedeni daha populer olan radyolarda sık çalınan dark light albümüne karşı yapmış olduğunuz birşeymi yoksa doğal müzik anlayışınıza doğru bir ilerleme mi?

lLİNDE:aslında heriki nedenlede diyebiliriz. ilk albümlerimizden sayabileceğim Greatest Love Songs Vol. 666 albümü bir nebze sert bir albümdü ve biz venus doom ile bu albümdeki sounda biraz daha yaklaşmak istedik.dark light biraz daha populer bir albüm oldu ve biz ve venüs doom albümünü yaparak doğru şeyi doğru zamanda yaptığımızı düşünüyoruz.şarkıların çoğu benim gitar rifflerimden çıktı ve bizi sertleştirebilecek olan yegane güç buydu.

UG:dark light albümü tim palmerla los angeles ta kaydedilirken venüs doomu kaydetmek için finlandiyaya döndünüz ve timde finlandiyaya gelmek zorunda kaldı niçin böyle bir değişime karar verdiniz?

LİNDE:yeni bir albüm yaparken birtakım değişiklikler yapmayı seviyoruz.dark light albümünü kaydederken l.a. 2 ay boyunca kalmak zorunda kalmıştık ve bu süreçte ailemizi ve evimizi çok özlemiştik.bu nedenle yeni albümün kaydı için eve dönmenin daha iyi bir fikir olduğuna karar verdik.

UG:tim ayrıca love metal 2003 ün yapımında da bulunmuştu.yani tim size kayıt esnasında ne gibi şeyler katıyor ve siz onunla çalışmaya devam ediyorsunuz?

LİNDE:tim sürekli yeni fikirlerle gelen ve ayrıca sürekli bizi biz olmamız gerektiği konusunda güdüleyen biri.ve ayrıca sütüdyo ortamında bizim daha iyi bir performans sergilememiz için gerekli olan atmosferi her seferinde sağlamayı beceriyor.bu nedenle onunla çalışmaya devam ediyoruz.

UG:şarkı yapma(söz yazma)süreci her albümde farklılık gösteriyormu?

LİNDE:hayır.genellikle aynı ilerliyor.ville genellikle şarkıların taslağıyla geliyor ve biz bu taslaklarla yeniden duyma ismini verdiğimiz odaya gidiyoruz ve şarkılar üstünde bir takım oynamalarla son şekillerini veriyoruz.

UG:gitar partisyonlarına nasıl ulaşıyorsun ve şarkı yapma sürecinde her şarkı için neye ihyiyaç duyuyorsunuz?

LİNDE:genellikle beraber çalışıyoruz.farklı fikirleri deneyip her şarkıda nasıl durduğunu görmeye çalışıyoruz.iş soloları çalma kısmına geldiğinde asla bir plana bağlı kalarak olmuyor,doğaçlama yapıyorum.her şarkı için en az 5 tane solo çalıyorum ve hangi solonun kayıtlarda kullanılacağına karar vermek için oylama yapıyoruz,iyice düşünüp taşındıktan sonra kayıtlara koyuyoruz.

UG:venus doom kayıtları için hangi gitarları kullandın?

LNDE:temel gitarlarım gibson sgs idi.yaklaşık 5 farklı modelle çalıştım.ve bazı şarkılar için akustik tonlama yapılmış gitarlarım vardı.ayrıca ESP Baritone ve  Danelectro Baritone da kullandım.bunalrın dışında yine bazı şarkılar için  Chet Atkins semi-acoustic versiyon gitarda kullandım.

UG:akustik tonlu olanlar Gretsch Country Gentleman serisimiydi?

LİNDE:evet

UG:senin için gitar kolleksiyoncusu diyebilirmiyiz.

LİNDE:yoo...gitar kolleksiyoncusu sayılmam.sadece 5 adet tüm turne seyahatlerinde yanımda taşıdığım gibson sgs lerim ve 1 adet gibson akustik gitarım var.birde gerçekten çok sevdiğim Sheryl Crow modeli gitarım var.

UG:sgs nin dışında les paul kasa gitarın varmı?

LİNDE:sevmediğimden ötürü les paul modeli gitarım yok.

UG:konu amfilere gelirse sana tam olarak bir laney adamı diyebilirmiyiz?

LİNDE:evet 2 adet laney vh 100 kafa amfim ve kabinim var.birazdaha punk bir tone elde etmek için bitanesinde fuzz pedal bağlı,tonlamadki kontrast kalitesinden ötürü sahnede iki gitarist varmış gibi bir hava yaratıyor.diğeri ise doğrudan laney amfi.

UG:peki kullandığın effktörler için ne söyleyebilirsin?

LİNDE:delay olarak tc Electronics ve birer adet vah pedal ve oktaver kullanıyorum.ve herşey midi tona yönlendirilmiş durumda.ayrıca Skrydstrup R&D system kullanıyorum bu sayede işim kolaylaşıyor be iki pedala aynı anda basmak zorunda kalmıyorum.bu sitemi kullanmaya başlamadan evvel sahnede sesin dağılması gibi bir takım sorunlar yaşıyordum.ama artık bu gibi sorunlarım yok.ve sampler kullanmıyoruz.sahnede duyduğunuz herşey bizim tarafımızdan çalınıyor.(yani playback yokmuş arkadaşlar)

UG:niçin laney kullanıyorsun laney gitar sounduna ne katıyor?

LİNDE:laney ve gibson sgs kullanıyorum. bunun nedeni esas olarak Tony Iommi.tüm amfi ve gitarlar zamanla benimle beraber büyüdü.ve başka bir techizat kullanmayı hayal bile edemiyorum.ve bu cihazlarla gerçekten çok mutluyum.laney bana hep ulaşmak istediğim soundu veriyor bu nedenle kullanıyorum.

UG:nisan ayında  Digital Versatile Doom isimli canlı bir dvd çıkartacak gibisiniz doğrumu?

LİNDE:evet.geçtiğimiz senenin kasım ayında  Orpheum Theatre  Los Angeles ta amerika turnemizin bir parçası olarak iki tane gerçekten çok başarılı konserler verdik.bu yüzden bu konserlerden canlı görüntüler içeren bir dvd hazırlamaya karar verdik.

UG:him grup olarak amerikada altın gurup statüsü olarak bilinen altın plak alma gibi bir şerefe ulaşmış durumda bu nasıl bir duygu?

LİNDE:bu gerçekten müthiş bir duygu.daha evvelde başka ülkelerde altın plak kazanmıştık.bunları aileme vermiştim.ama bu seferkini kendim saklayacağım.

UG:gurup işe başladığından beri yoğun bir tur programına önem verdi ve bu sayede geniş bir fan kitlesine sahip oldu.abd deki dinleyicilerinizi avrupaya kıyasla nasıl buluyorsun?

LİNDE:amerikada turlamak gerçekten çok zor.bir çok uçak yada kara yolculuğu gerektiriyor.bu nedenle arka arkaya 4 yada 5 konser verebiliyoruz kalan 1 boş günde bir yerlere uçuyor oluyoruz.bu nedenle o boş günde kendimiz için bir gün anlamına gelmiyor.avrupada ise yolculuklar daha kolay olduğu için daha rahat bir turne programı oluyor.(soruyla pek alakası yok ama bu cevabı vermiş kuzenler)

UG:yan projeniz olan Daniel Lioneye şuanki konumu nedir?

LİNDE:ben şuanda bu grubun ikinci versionunu hazırlamak üzereyim.bu seferki black metal albümü olacak.şuan için bilmiyorum çünkü büyümüş olmamam rağmen çığlık atıyor olacağım ama yinede yapmaya kararlıyım.şuanda 4 tane hazırda parçamız var ve nisan başlarında eve döndüğümüzde üzerinde çalışacağım.ve sonuç olarak bu yılın sonlarına doğru çıkarmayı düşünüyorum bu albümü.

UG:Daniel Lioneye için canlı performans mümkün olacakmı?

LİNDE:şuan için bilemiyorum.çünkü bunun olabilmesi için teknik talepler yoğun olacak.ilk albümü beş günde kaydetmiştik ama bu sefer ville davulalrı çalamayacak.bu nedenle davulda double bass black metal davulcusu bir arkadaşım olacak.bu nedenle onınla beraber projeyi kısa bir sürede tekrara hazırlayabilirsek canlı show mümkün olabilecek.

UG:bu aralarda amerikan okularındaki bir öğretmen öğrencilerine intihar ve ölüm temalı şarkı olarak join me in death isimli parçanızı dinletiyormuş.bu şarkı sözlerinize karşı toplumu kışkırtarak size karşı bir halk protestosuna yol açabilirmi?

LİNDE:insanlar ne isterlerse onu yapma hakkına sahiptirler.ama bizimkisi sadece bir sanat ve çok ciddiye alınmamalı.bu sadece hislerinizi şarkılarla ve şarkı sözleriyle açığa çıkarma ama bişeyleri yapmak için insanları harekete geçirme değil.negatif duygularımızdan arınmak için iyi bir yöntem.ama sözlerimi bu şekilde saptıranların dar görüşlü ve gerçekdışı oldukalrını düşünüyorum.

UG:razorabale romance dönemlerinde grubun ismini amerika için her olarak değiştirmeniz gerekmişti gerekmişti.bu grup için oldukça kafa karıştıran bir süreç olsa gerek öyle değilmi?

LİNDE:evet öyleydi.aslında ki eminim single lar ve albümler her ismiyle amerikaya gelmiş olmalı.şimdi baktığım zaman bu çok komik geliyor.bu oldu çünkü daha önce amerikadaki birçok gurup him isminin telif haklarını almıştı.insanlar bizim şeytana taban kişiler olduğumuzu düşünüyorlardı ve bu ismi kullanmamızı istemiyorlardı.sonuç olarak bu ismi satın almak zorunda kaldık ne kadara mal olduğunu bilmiyorum ama aldık işte.

UG:gitaristlik kariyerinde bugün olduğun yerden memnunmusun?

LİNDE:16 yaşlarındayken  Berklee kolejinin müzik bölümünde birkaç ay için bir kursa gittiğimi hatırlıyorum şimdi aradan uzun bir süre geçti ve ben bostonda aynı sokaklarda bir turne sonrası yürüyüşteyim.ve yine hatırlıyorum ki ozamanlar bir grupta çalmayı ve turnede olmayı çok istiyordum.aslına bakılırsa şuanda bunu yapıyorum.rüyalarım gerçek oldu ve kariyerimde geldiğim noktadan çok memnunum

 Interview by Joe Matera
Ultimate-Guitar.Com © 2008 
 çeviri:can s....k(ben) :))))]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[özür dilemek...]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1939</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2008 21:59:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1939</guid>
			<description><![CDATA[özür dilemek nedir?

bir hatayı kabul etmekmidir.yoksa bir şans daha istemekmi...bir erdemmidir özür dilemek herkesin beceremediği suç bende ben yanıldım demekmidir.yoksa durumun kötüye gideceğini anlayıp suçu örtbas etme çabasımıdır.özür dilemkle herşey bitermi.yada özür dilemk niçin bukadar dilimizde basitleşmiş bir sakız kıvamına gelmiştir.mesela aylardır görüşmediğiniz biri gelse sizden ayaklarınıza kapanıp özür dilese affedermiydiniz.özür dilemk erdem ve sen bunu baaşrdın diyip kayıtsız şartız onu tekrar dünyanıza katarmıydınız.eğer cevap hayırsa özür dilemek siznin içinde sadece iki kelimenin yan yana gelmesidir.şayet cevabınız evetse siz özür dileyenden daha erdemlisinizdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[özür dilemek nedir?

bir hatayı kabul etmekmidir.yoksa bir şans daha istemekmi...bir erdemmidir özür dilemek herkesin beceremediği suç bende ben yanıldım demekmidir.yoksa durumun kötüye gideceğini anlayıp suçu örtbas etme çabasımıdır.özür dilemkle herşey bitermi.yada özür dilemk niçin bukadar dilimizde basitleşmiş bir sakız kıvamına gelmiştir.mesela aylardır görüşmediğiniz biri gelse sizden ayaklarınıza kapanıp özür dilese affedermiydiniz.özür dilemk erdem ve sen bunu baaşrdın diyip kayıtsız şartız onu tekrar dünyanıza katarmıydınız.eğer cevap hayırsa özür dilemek siznin içinde sadece iki kelimenin yan yana gelmesidir.şayet cevabınız evetse siz özür dileyenden daha erdemlisinizdir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yüzlerce fotoğraf, tek site!]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1937</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2008 18:17:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1937</guid>
			<description><![CDATA[Tesadüfen bulduğum, içeriğinden ve tasarımından memnun kaldığım bir sitenin fotoğraflar bölümünü sunuyorum sizlere.

LINK: >FOTOGRAFLAR]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tesadüfen bulduğum, içeriğinden ve tasarımından memnun kaldığım bir sitenin fotoğraflar bölümünü sunuyorum sizlere.

LINK: >FOTOGRAFLAR]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köylü Kızın Mektubu, :)))]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1936</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2008 15:46:54 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1936</guid>
			<description><![CDATA[evden kaçan saf köylü kız anasıyla mektuplaşır. Anam, güzel anam, garip anam. Sarıkız'ı marıkız'ı heç sormuyom, zira zerre gadder umrumda değil. Sadede geliyom. Bu İstanbul şehri çok büyükmüş. Bizim köyden yan yana 1 melyon tane koy, aha işte o gadder gocuman. Ben meyşur olmayı kafaya koydum anam. Filmde görmüştüm. 'İstanbul seni yeneceem' diyordu ya, bana beraberlik de yeter. Yani senin anlayacağın buraya puan veya puanlar almaya geldim anam. 

ay gızım, bal gızım, eşek gızım... Sarıkız'ı sormuyon amma Sarıkız seni soruyo. Benden daha ***** kızın nerde deyo... Gaçtın diye her Allah'ın gecesi bubandan sopa yiyom. Sırtım nasır tuttu artıkın. Seni bi yakalarsam bak nasıl meyşur edecem. Ağabeylerin peşine düştü. Yakında seni bulur, öbür tarafa tez ulaştırılar. Sen de gazetenin 3. sayfasına çıkıp meyşur olursun artık. Ağbingiller gelene gadder İstanbul seni 3.sayfalık yapmazsa tabii! 

anaaaaaa... Bababaaa... Burada bi dizi var şaşırınca böyle yapıyor başroldeki adamYakında tanışmayı hayal ediyorum onunla. Hatta hepisiylen. Ana gız; sen alışıksındır dayağa. Ya da dur ben buradaki kadın porgramlarından birini yollayayım sana, koca dayağı yiyo diye tilivizyonlara çık, ana-kız meyşur olalım. 

Yellozlar Kraliçesi, halası kılıklı kızım benim, sen şimdi meyşur olacam derken onun bunun altına yatarsın, o küçük cep telefonlarına dikkat et bari. Ağbilerin izini bulmuş, İstanbul'a varmışlar. Dua ediyom sadece vursunlar, cesedin güzel olsun. Çocuklar seni hırslarından parça pinçik doğrayayım derken terleyip Boğaz esintisiyle hasta olmasalar bari. 

anaların en vicdansızı, teneşirlere gelesicesi... Abim olacak o davardan haber alabiliyon mu? Alaman, zira bir tanesi anası yaşında bir kadınla yaşamaya başladı. Arada görüşüyoruz. Öbürünün de sinir geçti, baya bi yumuşadı. Hatta fazla yumuşadı. Geçen birlikte pembe bluz almaya çıktık. Yanlış anlama ha, bana değil ona. Bir dekolte giyiniyor ki sorma. Ben o kadar giyemem valla. Tutturdu ameliyat olucam kesin dönüş yapıcam diye. Bırak diyorum vur beni dön memlekete diyorum, "Ay beni gan tutar gııız" diyor. Yakında iki kızınız oluyor bilesiniz. 

Ailenin kanayan yaraları... Kansızlar sizi! Abilerini de ayarttın sonunda haa! Hakkımı helal edersem şerrrefsizim... Babanın da selamı var! Benim öyle bir kızım yok diyo... Hasadı kaldırayım bizzat kendi ellerimle boğucam üçünü de diyo... 

ahh anam benim saf anam... Sana ne zamandır yazamadım. Beni merak etmezsin biliyom da babamı merak etmişindir herhalde. Hali vakti yerinde. Gençleşti de. 'Genç kadın adamı gençleştirir' derlerdi de inanmazdım. Kuman diye söylemiyorum, güzel kız. Sen ne bakarsın babamın öyle atıp tuttuğuna. 'Asıcam, kesicem' diye yemiş seni. Hasadın parasını burada öyle bir yedi ki aklın durur. Bir akşamda dolaştı bütün meyhanelerini, gece kulüplerini İstanbul'un. Sonra bir askerlik arkadaşını buldu. Kalan parasıyla birlikte iş kurdular. Simit sarayı açtılar. Paraya para demiyor artık babam bilesin. Ana be, unutmadan bi şey diycem. Bu mektup olayı sıktı be... Bir cep telefon al da SMS'leşelim. Ya da bir bilgisayar al MSN'den yazışalım. Böyle çok banal... 

Oyyy anam oyyy... Meğer yıllarca koynumda bir değil dört yılan beslemişim oyyy! Hepiniz hayın çıktınız. Tez zamanda İstanbul'a gelip alayınızı yere sermezsem bana da Zarife demesinler! 

İstanbul'a gelme kararına pek sevindik ana. Bir sen eksiktin zaten burada. Gelmeden önce bana haber ver de abimin 'Refo' adıyla sahne aldığı gece kulübünden yer ayırtayım. Hep beraber felekten bir gece çalalım. Bu arada büyük abim o kadından ayrıldı. Anam gelsin de televizyondaki gelin-damat- kaynana yarışmalarına katılalım diyor. Bence de iyi fikir. Sen 
10 tane kaynana Semra'yı cebinden çıkarırsın. Şöhret olmak senin de hakkın. 
Hasretle bekliyoruz anam. Öptük çok. Bye! 
:a055::a055::a055:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[evden kaçan saf köylü kız anasıyla mektuplaşır. Anam, güzel anam, garip anam. Sarıkız'ı marıkız'ı heç sormuyom, zira zerre gadder umrumda değil. Sadede geliyom. Bu İstanbul şehri çok büyükmüş. Bizim köyden yan yana 1 melyon tane koy, aha işte o gadder gocuman. Ben meyşur olmayı kafaya koydum anam. Filmde görmüştüm. 'İstanbul seni yeneceem' diyordu ya, bana beraberlik de yeter. Yani senin anlayacağın buraya puan veya puanlar almaya geldim anam. 

ay gızım, bal gızım, eşek gızım... Sarıkız'ı sormuyon amma Sarıkız seni soruyo. Benden daha ***** kızın nerde deyo... Gaçtın diye her Allah'ın gecesi bubandan sopa yiyom. Sırtım nasır tuttu artıkın. Seni bi yakalarsam bak nasıl meyşur edecem. Ağabeylerin peşine düştü. Yakında seni bulur, öbür tarafa tez ulaştırılar. Sen de gazetenin 3. sayfasına çıkıp meyşur olursun artık. Ağbingiller gelene gadder İstanbul seni 3.sayfalık yapmazsa tabii! 

anaaaaaa... Bababaaa... Burada bi dizi var şaşırınca böyle yapıyor başroldeki adamYakında tanışmayı hayal ediyorum onunla. Hatta hepisiylen. Ana gız; sen alışıksındır dayağa. Ya da dur ben buradaki kadın porgramlarından birini yollayayım sana, koca dayağı yiyo diye tilivizyonlara çık, ana-kız meyşur olalım. 

Yellozlar Kraliçesi, halası kılıklı kızım benim, sen şimdi meyşur olacam derken onun bunun altına yatarsın, o küçük cep telefonlarına dikkat et bari. Ağbilerin izini bulmuş, İstanbul'a varmışlar. Dua ediyom sadece vursunlar, cesedin güzel olsun. Çocuklar seni hırslarından parça pinçik doğrayayım derken terleyip Boğaz esintisiyle hasta olmasalar bari. 

anaların en vicdansızı, teneşirlere gelesicesi... Abim olacak o davardan haber alabiliyon mu? Alaman, zira bir tanesi anası yaşında bir kadınla yaşamaya başladı. Arada görüşüyoruz. Öbürünün de sinir geçti, baya bi yumuşadı. Hatta fazla yumuşadı. Geçen birlikte pembe bluz almaya çıktık. Yanlış anlama ha, bana değil ona. Bir dekolte giyiniyor ki sorma. Ben o kadar giyemem valla. Tutturdu ameliyat olucam kesin dönüş yapıcam diye. Bırak diyorum vur beni dön memlekete diyorum, "Ay beni gan tutar gııız" diyor. Yakında iki kızınız oluyor bilesiniz. 

Ailenin kanayan yaraları... Kansızlar sizi! Abilerini de ayarttın sonunda haa! Hakkımı helal edersem şerrrefsizim... Babanın da selamı var! Benim öyle bir kızım yok diyo... Hasadı kaldırayım bizzat kendi ellerimle boğucam üçünü de diyo... 

ahh anam benim saf anam... Sana ne zamandır yazamadım. Beni merak etmezsin biliyom da babamı merak etmişindir herhalde. Hali vakti yerinde. Gençleşti de. 'Genç kadın adamı gençleştirir' derlerdi de inanmazdım. Kuman diye söylemiyorum, güzel kız. Sen ne bakarsın babamın öyle atıp tuttuğuna. 'Asıcam, kesicem' diye yemiş seni. Hasadın parasını burada öyle bir yedi ki aklın durur. Bir akşamda dolaştı bütün meyhanelerini, gece kulüplerini İstanbul'un. Sonra bir askerlik arkadaşını buldu. Kalan parasıyla birlikte iş kurdular. Simit sarayı açtılar. Paraya para demiyor artık babam bilesin. Ana be, unutmadan bi şey diycem. Bu mektup olayı sıktı be... Bir cep telefon al da SMS'leşelim. Ya da bir bilgisayar al MSN'den yazışalım. Böyle çok banal... 

Oyyy anam oyyy... Meğer yıllarca koynumda bir değil dört yılan beslemişim oyyy! Hepiniz hayın çıktınız. Tez zamanda İstanbul'a gelip alayınızı yere sermezsem bana da Zarife demesinler! 

İstanbul'a gelme kararına pek sevindik ana. Bir sen eksiktin zaten burada. Gelmeden önce bana haber ver de abimin 'Refo' adıyla sahne aldığı gece kulübünden yer ayırtayım. Hep beraber felekten bir gece çalalım. Bu arada büyük abim o kadından ayrıldı. Anam gelsin de televizyondaki gelin-damat- kaynana yarışmalarına katılalım diyor. Bence de iyi fikir. Sen 
10 tane kaynana Semra'yı cebinden çıkarırsın. Şöhret olmak senin de hakkın. 
Hasretle bekliyoruz anam. Öptük çok. Bye! 
:a055::a055::a055:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çok Dikkatli Bir Şekilde Okuyun!!!]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1932</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:43:04 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1932</guid>
			<description><![CDATA[Bill Clinton:


Türkiye bizim her zaman dostumuz
olan bir ülkedir. Hep onurlu ve bizimle esit
olmak istemistir, bunu biliyoruz. Çikarlarimiz
her sey demek degil. Dünya barisinin sürekliligi
için Türkiye'yi de diger yoksul ülkeleri de
dostça selamliyoruz. Bu yolda tüm birikimimizi
kullanmak zorundayiz. Türkiye bizim kö-
tu ve iyi günde müttefikimizdi, bir nevi ai-
lemizdir.

Süleyman Demirel:


Koltugumda biraz daha oturmak için
kimseden istekte bulunmam. Demokrasi için
ne gerekirse yaparim çünkü hirstan
arinmak zorundayiz. Çagdas uygarlik yolunda
cosmus bir insanim. Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir. Bunun aksini
düsünemiyorum. Kendim için bir sey
istiyorsam namerdim. Tersi olsaydi derdim ki;
istiyorum, evet sürem uzatilsin !!!

Devlet Bahçeli:


Bizim amacimiz bu yoksul halkin
sikayetlerini dinlemek ve çözmektir. Asla
sovenizm duygularini kabartmak
davasi gütmeyiz. Kardes kavgasini körüklemek
ve bu yolda kadrolasmayi saglamak-
tan kaçiniriz. Hedefimiz umut asilamak-
tir. Bize fasist diyerek saldiranlarin
haksizlik ettigini düsünüyoruz. Onlarin siyasal
hayati bitecek!!


Bülent Ecevit:


Benim solcu bir politikaci olduguma
kusku duyulamaz. Yolumdan döndügüme
hala inananlar varsa, onlarin akillarina
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
sasarim. Aslolan her zaman ve her konuda
halkin istegidir. Sagcilarin kiblesi ise hep
Amerika Birlesik Devletleri'dir. Ben de
halkim için varim ve tüm hizmetlerimle
onlarin bir memuru olmaktan kivançliyim!!!


Mesut Yilmaz:


Benim dürüst parti lideri imajim
Her seyden önemlidir. Ben baska liderler gibi
halki kandirmak amaciyla tasarlanmis
oyunlara girmem. Bu benim için sikilinacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektigi kadar ilgiliyim. Halkimla
içli disliyim ve bu iliskilerim sayesinde
toplumda degerli bir yerim var. Sanilmasin ki
yakin çevremi ihya ederim...

Buraya Kadar Okudunuz...

Simdi de yukarida okudugunuz bütün bu paragraflari
kendi içinde birer satir atlayarak okuyun !!!

Ne düşünüyorsunuz?..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bill Clinton:


Türkiye bizim her zaman dostumuz
olan bir ülkedir. Hep onurlu ve bizimle esit
olmak istemistir, bunu biliyoruz. Çikarlarimiz
her sey demek degil. Dünya barisinin sürekliligi
için Türkiye'yi de diger yoksul ülkeleri de
dostça selamliyoruz. Bu yolda tüm birikimimizi
kullanmak zorundayiz. Türkiye bizim kö-
tu ve iyi günde müttefikimizdi, bir nevi ai-
lemizdir.

Süleyman Demirel:


Koltugumda biraz daha oturmak için
kimseden istekte bulunmam. Demokrasi için
ne gerekirse yaparim çünkü hirstan
arinmak zorundayiz. Çagdas uygarlik yolunda
cosmus bir insanim. Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir. Bunun aksini
düsünemiyorum. Kendim için bir sey
istiyorsam namerdim. Tersi olsaydi derdim ki;
istiyorum, evet sürem uzatilsin !!!

Devlet Bahçeli:


Bizim amacimiz bu yoksul halkin
sikayetlerini dinlemek ve çözmektir. Asla
sovenizm duygularini kabartmak
davasi gütmeyiz. Kardes kavgasini körüklemek
ve bu yolda kadrolasmayi saglamak-
tan kaçiniriz. Hedefimiz umut asilamak-
tir. Bize fasist diyerek saldiranlarin
haksizlik ettigini düsünüyoruz. Onlarin siyasal
hayati bitecek!!


Bülent Ecevit:


Benim solcu bir politikaci olduguma
kusku duyulamaz. Yolumdan döndügüme
hala inananlar varsa, onlarin akillarina
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
sasarim. Aslolan her zaman ve her konuda
halkin istegidir. Sagcilarin kiblesi ise hep
Amerika Birlesik Devletleri'dir. Ben de
halkim için varim ve tüm hizmetlerimle
onlarin bir memuru olmaktan kivançliyim!!!


Mesut Yilmaz:


Benim dürüst parti lideri imajim
Her seyden önemlidir. Ben baska liderler gibi
halki kandirmak amaciyla tasarlanmis
oyunlara girmem. Bu benim için sikilinacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektigi kadar ilgiliyim. Halkimla
içli disliyim ve bu iliskilerim sayesinde
toplumda degerli bir yerim var. Sanilmasin ki
yakin çevremi ihya ederim...

Buraya Kadar Okudunuz...

Simdi de yukarida okudugunuz bütün bu paragraflari
kendi içinde birer satir atlayarak okuyun !!!

Ne düşünüyorsunuz?..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[baba arabanın anahtarını wersen :)]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1930</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:22:27 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1930</guid>
			<description><![CDATA[Çocuk : Baba arabanın anahtarını alıyorum...
Baba : Napcan
Çocuk : Az işim var 1 saate gelirim
Baba : İşin Azsa Yürüyerek gitsene olm...
Çocuk : 


Çocuk : Baba Arabayı Vercenmi?
Baba : Napcan hayırdır gene?
Çocuk : Arkadaslarla pikniğe gitcez...
Baba : Olmaz olm öle şey arkadaslarının arabası yokmu?
Çocuk: Ya baba benzinini çekeriz alla alla
Baba : yok olm bi benzinmi , tekeri eskiyo , balatası eskiyo ,yagı eskiyo , vidaları gevşiyo
Çocuk : Tmm Farkını veririz...
Baba : Si**ir lan...
Çocuk: iç ses ( Seninde arabanında )


Çocuk : Baba arabayı alıyom ben
Baba : Nere gidicen 
Çocuk : İnce iş 
baba : tmm bende geliyom 
Çocuk : Saçmalama baba yaa...
Baba : elin kızını kendi arabanla gezdir benim arabamla degil
Çocuk: Ne kızı baba yaa off iiki bişe dedik...
Baba : Hadi geç direksyona gezelim az
Çocuk : Ya ne gezmesi sen nie geliyon?
Baba : baba ogul takılalım hadi hadi
Arabaya binilir...
Baba : hadi aç müziğin sesini istediğin gibi...
Çocuk : baba ben arabada yüksek sesli müzik dinlemeyi sevmem...
Baba : İyi iyi bak sağda 2 kız var arkadasınmı? dur istersen gitcekleri yere bırakalım..
Çocuk : Ya yok baba saçmalama ne arkadası tanımıyom.
Baba : olsun dur dur tanışırız işte ...
Çocuk : Offf baba pişman ettin ben eve dönüyom...
Baba : Sanada iyilik yaramıyo eş*****u eşş**ee**ek**
Çocuk : 


Kız :Baba arabayı alabilirmiyim
Baba :Tabi kızım kamyonuda alabilirsin
Kız :ne kamyonu baba bizde kamyon yokki 
Baba :Tamam işte bizde arabada yok
Kız :Nasıl yok ya
Baba :Ne yok?
Kız :ayyyy baba arabaa yaa çatlatma beniiii 
Baba :Hı arabayımı istiyosunnnn
Kız :babaaaaaaaaaaaaa
Baba : Efendim kızım bişeymi dedinn 
Baba :Kızım tamirde araba yokk
Kız :yaa baba nie söylemiyosun yaa niee beni çatlatıyosunnn 
Baba :Hoşuma gidiyoo 


Çocuk :Baba arabayı alıom 
Baba : Yok ya başka
Çocuk :Bi de bi 50 YTL veririsen çok makbule geçer 
Baba : Başka
Çocuk : Yok babam canın sağlığı 
Baba : alırsın i**e ade ordan 


Çocuk :Babaaa (o sırada babanın yanına opera yaparak gidilir )
Baba :Nee... 
Çocuk :Bişi istiyon mu 
Baba : Yok saol sen bişi istion mu 
Çocuk :Arabayı 
Baba :Babayı da istiyon mu 
Çocuk : Yok saol o bende var 
Baba :İyi o zaman kaybol]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çocuk : Baba arabanın anahtarını alıyorum...
Baba : Napcan
Çocuk : Az işim var 1 saate gelirim
Baba : İşin Azsa Yürüyerek gitsene olm...
Çocuk : 


Çocuk : Baba Arabayı Vercenmi?
Baba : Napcan hayırdır gene?
Çocuk : Arkadaslarla pikniğe gitcez...
Baba : Olmaz olm öle şey arkadaslarının arabası yokmu?
Çocuk: Ya baba benzinini çekeriz alla alla
Baba : yok olm bi benzinmi , tekeri eskiyo , balatası eskiyo ,yagı eskiyo , vidaları gevşiyo
Çocuk : Tmm Farkını veririz...
Baba : Si**ir lan...
Çocuk: iç ses ( Seninde arabanında )


Çocuk : Baba arabayı alıyom ben
Baba : Nere gidicen 
Çocuk : İnce iş 
baba : tmm bende geliyom 
Çocuk : Saçmalama baba yaa...
Baba : elin kızını kendi arabanla gezdir benim arabamla degil
Çocuk: Ne kızı baba yaa off iiki bişe dedik...
Baba : Hadi geç direksyona gezelim az
Çocuk : Ya ne gezmesi sen nie geliyon?
Baba : baba ogul takılalım hadi hadi
Arabaya binilir...
Baba : hadi aç müziğin sesini istediğin gibi...
Çocuk : baba ben arabada yüksek sesli müzik dinlemeyi sevmem...
Baba : İyi iyi bak sağda 2 kız var arkadasınmı? dur istersen gitcekleri yere bırakalım..
Çocuk : Ya yok baba saçmalama ne arkadası tanımıyom.
Baba : olsun dur dur tanışırız işte ...
Çocuk : Offf baba pişman ettin ben eve dönüyom...
Baba : Sanada iyilik yaramıyo eş*****u eşş**ee**ek**
Çocuk : 


Kız :Baba arabayı alabilirmiyim
Baba :Tabi kızım kamyonuda alabilirsin
Kız :ne kamyonu baba bizde kamyon yokki 
Baba :Tamam işte bizde arabada yok
Kız :Nasıl yok ya
Baba :Ne yok?
Kız :ayyyy baba arabaa yaa çatlatma beniiii 
Baba :Hı arabayımı istiyosunnnn
Kız :babaaaaaaaaaaaaa
Baba : Efendim kızım bişeymi dedinn 
Baba :Kızım tamirde araba yokk
Kız :yaa baba nie söylemiyosun yaa niee beni çatlatıyosunnn 
Baba :Hoşuma gidiyoo 


Çocuk :Baba arabayı alıom 
Baba : Yok ya başka
Çocuk :Bi de bi 50 YTL veririsen çok makbule geçer 
Baba : Başka
Çocuk : Yok babam canın sağlığı 
Baba : alırsın i**e ade ordan 


Çocuk :Babaaa (o sırada babanın yanına opera yaparak gidilir )
Baba :Nee... 
Çocuk :Bişi istiyon mu 
Baba : Yok saol sen bişi istion mu 
Çocuk :Arabayı 
Baba :Babayı da istiyon mu 
Çocuk : Yok saol o bende var 
Baba :İyi o zaman kaybol]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geç Kalma Geyikleri]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1929</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:18:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1929</guid>
			<description><![CDATA[Oğlum kalk okula geç kalacaksın 
- Hanım ne okulu yav, hem bizim çocuğumuz yokki 
- Aa rüyaymış, neyse oda sorunmu yaparız bitane 
- Yumruğu görüyonmu yumruğu 

.............................. ......... 
- Canım işe geç kalacaksın uyan artık, 
- Hangi iş? Kovuldumya dün 
- Aa unutmuşum. O zaman Allah2ın cezası camış gibi uyuyacağına kalkda iş bul 
- Lööyynn geliyo beş parmak 
- Sus körolacasıca kırmiyim kafanı 
- Tamam aşkım, ehe 

.............................. ......... 
- Oğlum uyan okula geç kalacan 
- ......... 
- Kalksana oğlum 
- Hırrrrr! 
- Aa yatakları karıştırdım sen uyu Bobi. Gözlükleri taksam iyi olacak 
- Canım uyan işe geç kalacan 
- Yok ben bugün işemek istemiyom 
- ??!! 

.............................. ......... 
- Kocacım saat 06.30 hadi kalk işe geç kalacan 
- Böhhüüü 
- Aa neden ağlıyon, ne oldu 
- Böhhüüeaaa 
- Anaa bugün pazar günüydü dimi. Neyse uyu o zaman 
- BÖÖHHHÜÜEÜEAAAAA 
- Ne kadar hayvansın Namık, a bide kussaydın 
- 

.............................. ......... 
- Oğlum kalk geç oldu okula geç kalcan 
- Ya anne bugün pazar yaaaa 
- Olsun kalk, sen anca gidersin yarına kadar 
- ühü 

.............................. ......... 
- Canım kalk bak işe geç kalacaksın 
- ........... 
- Şşt uyansana 
- ........... 
- Hey,, aa nerede bu ya, bi de not bırakmış 
Süzük karıcım yine yanındamıyım diye bakmadan beni uyandırmaya çalıştığına eminim. 

.............................. ........ 
- Oğlum kalk okula geç kalacan devamsızlık yapma 
- Ya baba ya bugün gitmek istemiyorum. Arkadaşlara sözüm var internetcafeye gidecez 
- HANIM! Sobanın yanındaki ODUNU bi zahmet getiriver 
- Baba lafa tutma beni! Bak okula geç kalacam senin yüzünden 
:a055::a055::a055::a055:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oğlum kalk okula geç kalacaksın 
- Hanım ne okulu yav, hem bizim çocuğumuz yokki 
- Aa rüyaymış, neyse oda sorunmu yaparız bitane 
- Yumruğu görüyonmu yumruğu 

.............................. ......... 
- Canım işe geç kalacaksın uyan artık, 
- Hangi iş? Kovuldumya dün 
- Aa unutmuşum. O zaman Allah2ın cezası camış gibi uyuyacağına kalkda iş bul 
- Lööyynn geliyo beş parmak 
- Sus körolacasıca kırmiyim kafanı 
- Tamam aşkım, ehe 

.............................. ......... 
- Oğlum uyan okula geç kalacan 
- ......... 
- Kalksana oğlum 
- Hırrrrr! 
- Aa yatakları karıştırdım sen uyu Bobi. Gözlükleri taksam iyi olacak 
- Canım uyan işe geç kalacan 
- Yok ben bugün işemek istemiyom 
- ??!! 

.............................. ......... 
- Kocacım saat 06.30 hadi kalk işe geç kalacan 
- Böhhüüü 
- Aa neden ağlıyon, ne oldu 
- Böhhüüeaaa 
- Anaa bugün pazar günüydü dimi. Neyse uyu o zaman 
- BÖÖHHHÜÜEÜEAAAAA 
- Ne kadar hayvansın Namık, a bide kussaydın 
- 

.............................. ......... 
- Oğlum kalk geç oldu okula geç kalcan 
- Ya anne bugün pazar yaaaa 
- Olsun kalk, sen anca gidersin yarına kadar 
- ühü 

.............................. ......... 
- Canım kalk bak işe geç kalacaksın 
- ........... 
- Şşt uyansana 
- ........... 
- Hey,, aa nerede bu ya, bi de not bırakmış 
Süzük karıcım yine yanındamıyım diye bakmadan beni uyandırmaya çalıştığına eminim. 

.............................. ........ 
- Oğlum kalk okula geç kalacan devamsızlık yapma 
- Ya baba ya bugün gitmek istemiyorum. Arkadaşlara sözüm var internetcafeye gidecez 
- HANIM! Sobanın yanındaki ODUNU bi zahmet getiriver 
- Baba lafa tutma beni! Bak okula geç kalacam senin yüzünden 
:a055::a055::a055::a055:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mişteri falcı diyalogları:D]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1928</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:14:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1928</guid>
			<description><![CDATA[F:hımmm....
M: ne oldu ne görüyorsun ..?
F:Göz var sende...!
M:hadi ya 
F:evet hemde iki tane huahahahahah 


M : Ne görüyorsun..
F : iki erkek var burda,birbirini düdüklüyolar..
M : iyide benle alakası ne ?
F : Dön arkanı anlarsın ..


M: ne görüyorsun
F: uzun ince bi yol görüyorum ...
M: hadi ya ! nereye çıkıyo bu yol
F: ne biliyim yoL kapalı,çalışma var sanırım..
M:hass..ktir
F: ehehehhee


F:Fala göre bi dileğin gerçek oluyo
M: oLey be... kaç vakte kadar..
F: 2 vakte kadar sanırım
M: bakayım. bakayım.. bende görmek istiyorum
F: yavaş len dur üzerime üzerime dökücen şimdi..
M: Pardon, özür dilerim.
F: dur yav. daha İki dakka olmadı 
M: hönkk..


F: görüyorum ... görüyorum..
M: neyi..
F: ......
M: yoksa yıllar önce kaybettiğim babam senmisin .. baba baba babacığım!
F: Lam bi git .. çattık yaa


F: bi Kapı görüyorum...
M: deme ya hocam .. demek topkapıdaki arsayı alacam ..huahaha yaşasın be
F: ne Alaka Arkakapı bu..sizin eve hırsız girioo galiba 
M: Lan Ercan sana kapıyı açık bırakma demedim mi


f- (fincanı eline alır ve henüz açmadan der ki) sen manken ya da hostes olmak istemişsin
m- yoo istemedim hiç 
f- istemişsin
m- istemedim
f- (azarlayarak)burada öyle çıktı
m- daha fincanı açmadın bile (teyzenin ısrarı ve azarı sebebiyle bir an kendinden şüphe eder,farkına varmadan istemiş olabilir miyim acaba diye?)
f- olsun görüyorum ben,istemişsin
m- ya istemedim diyorum,işim olmaz
f- o zaman başka biri istemiş 
m- kafa sesi-çüş,laf çevimeye bak


f- birden üçe kadar bir sayı tut,bir de dilek tut
m- tuttum
f-birle ikiyi tutmuşsun
m- hayır üç tuttum
f- hayır birle iki arasında kararsız kalmışsın sonra ikiyi tutmuşsun
m- ya üç tuttum diyorum
f- iki demişsin sonra üç demişsin ikinin ucundan kanca gibi oldu üçe döndü şimdi
m- (kafa sesi-yuh) hiç kararsız kalmadım üç dedim hemen
f- (sinirlenir) o zaman dileğin olmayacak 


f: :kızım gel sana fal bakayım
m: yok teyze saol...
f: gel bakayım, gel bak senin falın gelmiş 



f:sende göz var kız koca koca hem de gözleri mısır gibi patlasın insalahhhh!!
m:iç ses: hannibala bak sen..
f:bak bak sana dil uzatanlar da var evladım dilleri kopsun kızgın yağlarda kızarsın inşallahhhh..
m:iç ses:neye dustuk bız yaa imdat!


m- ablacım ne çıkmış falımda 
f- 1 vakte kadar....
m- 3 değilmiydi o 
f- greenwich'e göre konuşuyorus burda 


m-ay hadi abla fincan soğudu bi bakıver noolur 
f-bozuk para koy üstüne fincanın çıkmaz yoksa 
m-ay niye abla şimdi para mı bozdurup geliim bakıver işte 
f-olmas çıkmaz yoksa 
m-ya sen çıkana bakıver işte decoderi mi çözecek bu bozuk para 


m- ne görüyosun falcı bacı 
f- at bi beşlik daha 
m-mfala başlamadan önce bi beşlik verdim zaten 
f- şimdi de bi beşlik daha vereceksin.. bi beşlik de fal bittikten sonra rica edicem 
m- o nasıl oluyor ya 
f- giriş, gelişme, sonuç bölümleri için ayrı ayrı ücretlendirme yaptım.. falcılar federasyonu tarifesine göre böyle 
:p030::p030::p030:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[F:hımmm....
M: ne oldu ne görüyorsun ..?
F:Göz var sende...!
M:hadi ya 
F:evet hemde iki tane huahahahahah 


M : Ne görüyorsun..
F : iki erkek var burda,birbirini düdüklüyolar..
M : iyide benle alakası ne ?
F : Dön arkanı anlarsın ..


M: ne görüyorsun
F: uzun ince bi yol görüyorum ...
M: hadi ya ! nereye çıkıyo bu yol
F: ne biliyim yoL kapalı,çalışma var sanırım..
M:hass..ktir
F: ehehehhee


F:Fala göre bi dileğin gerçek oluyo
M: oLey be... kaç vakte kadar..
F: 2 vakte kadar sanırım
M: bakayım. bakayım.. bende görmek istiyorum
F: yavaş len dur üzerime üzerime dökücen şimdi..
M: Pardon, özür dilerim.
F: dur yav. daha İki dakka olmadı 
M: hönkk..


F: görüyorum ... görüyorum..
M: neyi..
F: ......
M: yoksa yıllar önce kaybettiğim babam senmisin .. baba baba babacığım!
F: Lam bi git .. çattık yaa


F: bi Kapı görüyorum...
M: deme ya hocam .. demek topkapıdaki arsayı alacam ..huahaha yaşasın be
F: ne Alaka Arkakapı bu..sizin eve hırsız girioo galiba 
M: Lan Ercan sana kapıyı açık bırakma demedim mi


f- (fincanı eline alır ve henüz açmadan der ki) sen manken ya da hostes olmak istemişsin
m- yoo istemedim hiç 
f- istemişsin
m- istemedim
f- (azarlayarak)burada öyle çıktı
m- daha fincanı açmadın bile (teyzenin ısrarı ve azarı sebebiyle bir an kendinden şüphe eder,farkına varmadan istemiş olabilir miyim acaba diye?)
f- olsun görüyorum ben,istemişsin
m- ya istemedim diyorum,işim olmaz
f- o zaman başka biri istemiş 
m- kafa sesi-çüş,laf çevimeye bak


f- birden üçe kadar bir sayı tut,bir de dilek tut
m- tuttum
f-birle ikiyi tutmuşsun
m- hayır üç tuttum
f- hayır birle iki arasında kararsız kalmışsın sonra ikiyi tutmuşsun
m- ya üç tuttum diyorum
f- iki demişsin sonra üç demişsin ikinin ucundan kanca gibi oldu üçe döndü şimdi
m- (kafa sesi-yuh) hiç kararsız kalmadım üç dedim hemen
f- (sinirlenir) o zaman dileğin olmayacak 


f: :kızım gel sana fal bakayım
m: yok teyze saol...
f: gel bakayım, gel bak senin falın gelmiş 



f:sende göz var kız koca koca hem de gözleri mısır gibi patlasın insalahhhh!!
m:iç ses: hannibala bak sen..
f:bak bak sana dil uzatanlar da var evladım dilleri kopsun kızgın yağlarda kızarsın inşallahhhh..
m:iç ses:neye dustuk bız yaa imdat!


m- ablacım ne çıkmış falımda 
f- 1 vakte kadar....
m- 3 değilmiydi o 
f- greenwich'e göre konuşuyorus burda 


m-ay hadi abla fincan soğudu bi bakıver noolur 
f-bozuk para koy üstüne fincanın çıkmaz yoksa 
m-ay niye abla şimdi para mı bozdurup geliim bakıver işte 
f-olmas çıkmaz yoksa 
m-ya sen çıkana bakıver işte decoderi mi çözecek bu bozuk para 


m- ne görüyosun falcı bacı 
f- at bi beşlik daha 
m-mfala başlamadan önce bi beşlik verdim zaten 
f- şimdi de bi beşlik daha vereceksin.. bi beşlik de fal bittikten sonra rica edicem 
m- o nasıl oluyor ya 
f- giriş, gelişme, sonuç bölümleri için ayrı ayrı ücretlendirme yaptım.. falcılar federasyonu tarifesine göre böyle 
:p030::p030::p030:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[dehşet türk filmleri]]></title>
			<link>http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1927</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:02:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.himturkiye.com/forum/showthread.php?tid=1927</guid>
			<description><![CDATA[Meğer ülkem yapımcıları ne kadar da yaratıcıymış 

Ben bir kanun kaçağıyım (1966) 

Ben bir sokak kadınıyım (1966) 

Günahını ödeyen kadın (1969) 

Günahını ödeyen adam (1969) 

Günahlarını kanlarıyla ödeyenler (1969) 

İyi döverim, Kötü severim (1972) 

Acı severim, Tatlı döverim (1975) 

Ölümü kendin seç (1971) 

Ölmeden tövbe et (1971) 

Mezarını kaz beni bekle (1971) 

İpini boynunda bil (1971) 

Ve silahını çekti (1972) 

Kıyma bana güzelim (1962) 

Vur vur Kaç kaç (1972) 

Vurma zalim vurma (1972) 

Fincana bayıldım boyacı (1978) 

Ve onu vurdular (1973) 

Ölümle sevişenler (1972) 

Sevişerek ölenler (1975) 

Ayıkla beni Hüsnü (1975) 

Ye beni Mahmut (1975) 

Zımbala Bilal (1975) 

İsmet bu ne kısmet (1978) 

Öttür kuşu Ömer (1979) 

Kokla beni Melahat (1975) 

Kokla ama kopartma (1975) 

Hasan almaz, Basan alır (1975) 

Bu baba başka baba (1975) 

Ben armudu dişlerim (1975) 

Şipşak basarım (1975) 

İşte kapı, İşte sapı (1975) 

Yüzme bilmiyorsan işin ne ağaçta (1978) 

Her adımım bela (1972) 

Adım beladır (1970) 

Adım KAN soyadım SİLAH (1970) 

Veeee BOMBA 

DÜNYAYI KURTARAN ADAM !!!
:a055::a055:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Meğer ülkem yapımcıları ne kadar da yaratıcıymış 

Ben bir kanun kaçağıyım (1966) 

Ben bir sokak kadınıyım (1966) 

Günahını ödeyen kadın (1969) 

Günahını ödeyen adam (1969) 

Günahlarını kanlarıyla ödeyenler (1969) 

İyi döverim, Kötü severim (1972) 

Acı severim, Tatlı döverim (1975) 

Ölümü kendin seç (1971) 

Ölmeden tövbe et (1971) 

Mezarını kaz beni bekle (1971) 

İpini boynunda bil (1971) 

Ve silahını çekti (1972) 

Kıyma bana güzelim (1962) 

Vur vur Kaç kaç (1972) 

Vurma zalim vurma (1972) 

Fincana bayıldım boyacı (1978) 

Ve onu vurdular (1973) 

Ölümle sevişenler (1972) 

Sevişerek ölenler (1975) 

Ayıkla beni Hüsnü (1975) 

Ye beni Mahmut (1975) 

Zımbala Bilal (1975) 

İsmet bu ne kısmet (1978) 

Öttür kuşu Ömer (1979) 

Kokla beni Melahat (1975) 

Kokla ama kopartma (1975) 

Hasan almaz, Basan alır (1975) 

Bu baba başka baba (1975) 

Ben armudu dişlerim (1975) 

Şipşak basarım (1975) 

İşte kapı, İşte sapı (1975) 

Yüzme bilmiyorsan işin ne ağaçta (1978) 

Her adımım bela (1972) 

Adım beladır (1970) 

Adım KAN soyadım SİLAH (1970) 

Veeee BOMBA 

DÜNYAYI KURTARAN ADAM !!!
:a055::a055:]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>