08-12-2007, 03:14 PM
Zarifliğin kapılarından, senin ve benim üzerime,
Yumuşakça ışık parlıyor:
Huzursuz kalplerimizi aldatıyor.
Titreşen bir alev, çok sakin,
Geceyi yutuyor, ve sıkı sıkıya tutunduğumuz,
Korkuyu görmemizi sağlıyor.
Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.
Gömülmüş ateşin kapılarından,
Yalnız bir ışık parlıyor üzerine:
Aşkınla besleniyor.
Zalimlik ve nezaketin kucaklaşmasından beni alıkoyan,
Bu zayıf Cehennem:
Artık ruhumu kurtarmıyor.
Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.
Ve nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Üzerine parlayıp, yanan kalbini ehlileştiren,
Gerçeğimi, tam kollarına gömen,
Sahipsiz mezarımıza tapan tanrılarından uzağa.
Yumuşakça ışık parlıyor:
Huzursuz kalplerimizi aldatıyor.
Titreşen bir alev, çok sakin,
Geceyi yutuyor, ve sıkı sıkıya tutunduğumuz,
Korkuyu görmemizi sağlıyor.
Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.
Gömülmüş ateşin kapılarından,
Yalnız bir ışık parlıyor üzerine:
Aşkınla besleniyor.
Zalimlik ve nezaketin kucaklaşmasından beni alıkoyan,
Bu zayıf Cehennem:
Artık ruhumu kurtarmıyor.
Ama nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren,
Ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Tanrılarından uzağa.
Ve nereye ait olduğumu biliyorum:
Bütün yaraları iyileştiren ve bu sonsuz karanlığı aydınlatan,
Üzerine parlayıp, yanan kalbini ehlileştiren,
Gerçeğimi, tam kollarına gömen,
Sahipsiz mezarımıza tapan tanrılarından uzağa.