05-03-2008, 03:37 PM
Venus Doom'un İçyüzü...
Love In Cold Blood
Karanlık , Kilisede İbadet Gitarları ve sert çatırdayan ağıt vuruşları . Bu şarkı HIM'in bu güne kadar yaptığı en sert sounda sahip şarkı ta ki kolayca akılda kalan nakarat kısmının tanıdık melodilerle birleşmesine kadar .
The Kiss Of Dawn
Valo bu şarkıyı onların şuanki Metallica halleri olarak tanımlıyor ve şaka da yapmıyor.Yani , kirli ve biraz da Finli beşlinin sert soundu.Bu en eski Valo.
Dead Lover's Lane
Sevişmek kadar bulaşıcı ve muhtemelen Dark Light albümüne yakın bir sound ve henüz mixlenmemiş olmasına rağmen eşsiz,ıssız piano ritmleri,tabakalar halinde yayılan gitar ve bass sounduna sahip.Peki ya karanlık diye sorduğumuzda "Şarkılar her zaman karanlık" diyor Valo.
Bleed Well
Bu bir balad ama en karanlık olanından.Şarkıda Valo'nun Bariton sesi bir oktava düşmüş ve sanki kalbi kan ağlıyor gibi görünüyor.Şarkıda bir gerginlikten dolayı mutsuzluk var.Valo'nun tipik hoşnutsuzluğunu belirten şarkı sözlerinden hemen hemen yoksun gibi ama yinede mikrofona gerçek acısı dökülüyor .
Passion's Killing Floor
Başlangıçta albümün çıkış parçası olarak seçilen ve HIM'in allayarak pullayarak güzelleştirilmiş ticari soundlu parçası.Şarkı Valo'nun yumuşak sesiyle söylediği "My Heart's a graveyard ( Kalbim bir mezarlıktır.)" cümlesiyle başlıyor ve "At The First Kiss The Seeds of Hatred Are Sown.( İlk öpücüklere nefretin tohumları ekilmiş)" şeklinde devam ediyor.Valo şarkıda otobiyografik konuştuğunu kabul etmiyor.Daha önce hiç kimse tarafından öpülmemiş kişileri anlattığını söylüyor.
HEARTACHE EVERY MOMENT
aynı anda gülüp,ağlamakla ilgili.o anda cradle of filth dinliyordum-onlar süper karanlık ve aşmışlar ama şarkı sözleri inanılmaz derecede güzel yazılmış ve adeta estiriyor.bizimde yapmak istediğimiz buydu.- esasen küçük şeylerden büyük dramlar yaratmak istiyorduk.daha çok WASP şarkıları gibi olsun istiyorduk yada DIO'nun holy drive şarkısı gibi,yani bu tarz riffler.bu bitirilemeyen ve iyileştirilemeyen bir ilişkiyle ilgili.
POISON GIRL
çoğu insan bu şarkının birine sövmekle ilgili olduğunu düşünüyor.oysa bu şarkı biriyle beraberken esrarın herşeyi nasılda mahvettiğiyle ilgili.
-Bu kişisel bir deneyim mi?
benim söylediğim esrar ve benzerlerinin insanları nasıl etkilediği.birlikte olduğunuz anneniz,babanız,kızarkadaşınız olabilir.bu benim için arınmak,içinde bulunduğum davranışları örtmek için bir yoldu.herkes hayatında bazen herşeyi berbat edebilir,benimde o anda öyleydi.
-pek çok güçlük çekmiş gibisin
evet.grupta harika şeyler oluyordu.ben yoldan çıkmış gibiydim.iyi olmak istemediğin anda iyi olmak gibiydi.pek çok şarkı sözü vardı.dünyanın tüm kötü hisleriyle acıklı olmalarını istedimçoğu zaman Alice cooper dinliyordum ve sözler böylelikle geldi.
WICKED GAME
herzaman Chris Isaac'in harika biri olduğunu düşündüm.ama albümlerinin büyük bir hayranı olduğumu söyleyemem.pek çok sebeple '94 den beri şarkılarını çalıyorduk.ama bu asıl şarkıyı çalmak çok kolaydı.yanlızca 3 tel!
-uzun zamandır hayranı mıydın?
David lynch'in filmlerinden çok etkilenmiştim -wild at heart (1990)- bu filme ve müziklerine aşıktım.sonra aniden bunu söyleyebileceğimi hissettim.bununla beraber gruptakiler "ııyyyhh....
-şarkıdan nefret mi ettiler?
hayır,problem henüz yeni bir grup olmamızdı,cover yapmak istemiyorlardı.ama kendi tarzımızı yaratmak ve yansıtmak için başka birinin şarkısına ihtiyacımız vardı.8 kez kaydettik doğru olanı bulmak için.bu öyle bir şarkıydı ki,onun gibisini yazamazdım ama yazdıklarım bittiğinde ona benzeyebilirdi.
JOIN ME IN DEATH
ilk albümden sonra yazdığım ilk şarkıydı.keşke bu şarkının rüyada geldiğini söyleyebilseydim.ama sadece oturup yazdım.helsinkiye yeni dönmüştüm,ilk sahneye çıkışımızdan hatırı sayılır bir para kazanmıştım ve gidip kendime bir keyboard aldım.çalamadım ama çalmaya çalışmak eğlenceliydi.daha çok 'romeo ve juliet'in günümüze uyarlanmış hali gibiydi.bazı insanlar avrupa'da intiharlara sebep olduğunu iddia ettiler.ama tanrıya şükür,tamamen yanlış anlamaydı.
-tam olarak ne anlatıyor ?
herşeyi bırakmaya hazırmısınız,hayatınızı ,hayallerinizden çok uzağa?kendime sorduğum soru buydu,çünkü henüz herşeyin başındaydık,gerçekten çok gençtim ve grup olabilmek için uzun bir yolumuz olduğunu biliyordum.hissettiğim buydu.tamda o anda birşey oldu,hepimizin ikinci bir işi vardı ama herşey harika gitmişti ve dahada cesur olmaya başladık.
FUNERAL OF HEARTS
ilişkimde ve hayatta gerçekten hayalkırıklığına uğramıştım,love metal üzerinde çalışıyordum.bu yüzden ilişkinin nasıl mahvolduğunu ve hep nasıl olacağına dair görkemli br destan yazmak istedim.ve evet bu depresyonla ilgili...
-Mırıldanmaya pekte yabancı değilsin sanırım
ah! evet ilk başta akustik olarak yapmıştım şarkıyı ama roy orbison'un having a very bad day'i gibi birşey oldu.beraber çaldığımızda ise onu daha farklı ve daha sert birşeye çevirdik ama tam oturmadı bu yüzden onu rafa kaldırdık.son dakikada albüme koymaya karar verdik ve beraber çaldık yeniden.işe yaradı.
-yani yayınlanmamış olabilirdi.
muhtemelen.ama ben hızlı çalışmayı severim.sınırları yoklarım ve bu işe yarar.bu son derece ilahi bir şarkı ve son derece"biz".o anda seal'ın kiss from a rose şarkısını dinliyordum.bu tarz birşey olmasını istedik.bu tuhaf bir biçimde kutlama gibiydi.kötü şeylerin gülünebilir olması gibi.bunu yayınladım çünkü hayat bazen kozmik bir şaka gibi,ama yinede içindeki küçük çocukla mutlu olabilirsin,dışında olamasanda,ahh işte...
SOLITARY MAN
bunu yeniden uyarlmayı düşünüyordum çünkü hayatım mükemmeldi.kayıttaydık.benim için biçilmiş kaftan gibiydi.bu esnada bam'ın anne-babasının bu şarkıyı çok sevdiğini keşfettim ve hadi deneyelim dedik.
grup olarak tuhaf bir biçimde eski moda şarkılar dinliyoruz.jenerasyonlar arasındaki boşluğu doldurmak istiyordum çünkü bazen insanlar eski şarkıların hala bize hitap ettiğini unutabiliyor.
-büyük bir neil diamond hayranımısın?
dürüst olmak gerekirse neil diamond versiyonu biraz ucuzdu.ben daha çok johnny cash'in rick rubin ile çalıştığı versiyonun hayranıyım.bu onları selamlamak gibi birşey.çalması kolay ancak duyguyu kaybetmesi kolay çünkü sözleri açısından biraz garip.esasen yanlız ama mutlu olmakla ilgili.güzel bir şarkıyı berbat etmek istemedik.orjinalini yüceltmek istedik.bu açıdan neil diamond esas adam değil ama insanlar hala onu savunuyor.
PRETENDING
bilirsin müzisyen olarak bazen ne yapsan işe yaramaz.birşeyler yaratmak için acele edersen sonuç ölü doğmuş bir çalışma olur.helsinki'de kendimizi tekrar edip duruyorduk ve şarkıları bir araya getirmeye çalışıyorduk.tamamen sefil olmuştuk.direk cehenneme gider gibiydik.chris ısaac'in wicked game şarkısına benzesin istedik ama işe yaramadı.
-bu şarkıyı sevmiyormusun?
aynı zamanda dans edilebilecek ilahi birşey olmasını istedim.bu kesinlikle bizim en şen şakrak şarkılarımızdan biri.çünkü sadece karanlık olmak istemedik.kim bilir,belkide odaya tıkılmış beş adamın seksapelini uyandırsın istedik.hiçbir zaman keith richards'ın harika küçük rifflerle bezenmiş şarkısı"satisfaction" romantizmine sahip olmadık.bir grup biraraya geldi ve buna birşeyler kattı.ve dinleyince "odadaki kokulu adamlar"diye düşünebilirsiniz
BURIED ALIVE BY LOVE
sözleri yazdığımda finlandiya'ya dönmüştüm.ilk satırı sevmiştim"I carry the burden that pulls your wirst upon my shoulders".albümün ilk satırları önceki albümün son satırlarının devamı gibi olacaktı.bu benimpsikotik durumumla ilgili.bunca yıldan sonra tüm bu ilişkiler bir yapbozun parçalarını birleştirmek gibi. bu çok korkutucu olabilir,açık gözlerle gömülmiş gibi.bu love metal albümünün en kişisel şarkısı.sürekli parti veriyorduk,kendimizi kandırıyorduk.hala nasıl yıkıcı olduğumuzu insanlara göstermenin yolunu arıyorduk.sonra "s.....et bir kere olsun biraz sert ve agresif olalım." diye düşündük.bizim içinfarklı bir sound'du.çünkü yaptığımız en sert ve öfkeli şarkıydı.tüm sözleri bir sisin içinde yazdım,sanki ateşim çıkmış gibi ama bu doğaldı,bir periden yardım beklemek gibi...
**ALINTIDIR**
Love In Cold Blood
Karanlık , Kilisede İbadet Gitarları ve sert çatırdayan ağıt vuruşları . Bu şarkı HIM'in bu güne kadar yaptığı en sert sounda sahip şarkı ta ki kolayca akılda kalan nakarat kısmının tanıdık melodilerle birleşmesine kadar .
The Kiss Of Dawn
Valo bu şarkıyı onların şuanki Metallica halleri olarak tanımlıyor ve şaka da yapmıyor.Yani , kirli ve biraz da Finli beşlinin sert soundu.Bu en eski Valo.
Dead Lover's Lane
Sevişmek kadar bulaşıcı ve muhtemelen Dark Light albümüne yakın bir sound ve henüz mixlenmemiş olmasına rağmen eşsiz,ıssız piano ritmleri,tabakalar halinde yayılan gitar ve bass sounduna sahip.Peki ya karanlık diye sorduğumuzda "Şarkılar her zaman karanlık" diyor Valo.
Bleed Well
Bu bir balad ama en karanlık olanından.Şarkıda Valo'nun Bariton sesi bir oktava düşmüş ve sanki kalbi kan ağlıyor gibi görünüyor.Şarkıda bir gerginlikten dolayı mutsuzluk var.Valo'nun tipik hoşnutsuzluğunu belirten şarkı sözlerinden hemen hemen yoksun gibi ama yinede mikrofona gerçek acısı dökülüyor .
Passion's Killing Floor
Başlangıçta albümün çıkış parçası olarak seçilen ve HIM'in allayarak pullayarak güzelleştirilmiş ticari soundlu parçası.Şarkı Valo'nun yumuşak sesiyle söylediği "My Heart's a graveyard ( Kalbim bir mezarlıktır.)" cümlesiyle başlıyor ve "At The First Kiss The Seeds of Hatred Are Sown.( İlk öpücüklere nefretin tohumları ekilmiş)" şeklinde devam ediyor.Valo şarkıda otobiyografik konuştuğunu kabul etmiyor.Daha önce hiç kimse tarafından öpülmemiş kişileri anlattığını söylüyor.
HEARTACHE EVERY MOMENT
aynı anda gülüp,ağlamakla ilgili.o anda cradle of filth dinliyordum-onlar süper karanlık ve aşmışlar ama şarkı sözleri inanılmaz derecede güzel yazılmış ve adeta estiriyor.bizimde yapmak istediğimiz buydu.- esasen küçük şeylerden büyük dramlar yaratmak istiyorduk.daha çok WASP şarkıları gibi olsun istiyorduk yada DIO'nun holy drive şarkısı gibi,yani bu tarz riffler.bu bitirilemeyen ve iyileştirilemeyen bir ilişkiyle ilgili.
POISON GIRL
çoğu insan bu şarkının birine sövmekle ilgili olduğunu düşünüyor.oysa bu şarkı biriyle beraberken esrarın herşeyi nasılda mahvettiğiyle ilgili.
-Bu kişisel bir deneyim mi?
benim söylediğim esrar ve benzerlerinin insanları nasıl etkilediği.birlikte olduğunuz anneniz,babanız,kızarkadaşınız olabilir.bu benim için arınmak,içinde bulunduğum davranışları örtmek için bir yoldu.herkes hayatında bazen herşeyi berbat edebilir,benimde o anda öyleydi.
-pek çok güçlük çekmiş gibisin
evet.grupta harika şeyler oluyordu.ben yoldan çıkmış gibiydim.iyi olmak istemediğin anda iyi olmak gibiydi.pek çok şarkı sözü vardı.dünyanın tüm kötü hisleriyle acıklı olmalarını istedimçoğu zaman Alice cooper dinliyordum ve sözler böylelikle geldi.
WICKED GAME
herzaman Chris Isaac'in harika biri olduğunu düşündüm.ama albümlerinin büyük bir hayranı olduğumu söyleyemem.pek çok sebeple '94 den beri şarkılarını çalıyorduk.ama bu asıl şarkıyı çalmak çok kolaydı.yanlızca 3 tel!
-uzun zamandır hayranı mıydın?
David lynch'in filmlerinden çok etkilenmiştim -wild at heart (1990)- bu filme ve müziklerine aşıktım.sonra aniden bunu söyleyebileceğimi hissettim.bununla beraber gruptakiler "ııyyyhh....
-şarkıdan nefret mi ettiler?
hayır,problem henüz yeni bir grup olmamızdı,cover yapmak istemiyorlardı.ama kendi tarzımızı yaratmak ve yansıtmak için başka birinin şarkısına ihtiyacımız vardı.8 kez kaydettik doğru olanı bulmak için.bu öyle bir şarkıydı ki,onun gibisini yazamazdım ama yazdıklarım bittiğinde ona benzeyebilirdi.
JOIN ME IN DEATH
ilk albümden sonra yazdığım ilk şarkıydı.keşke bu şarkının rüyada geldiğini söyleyebilseydim.ama sadece oturup yazdım.helsinkiye yeni dönmüştüm,ilk sahneye çıkışımızdan hatırı sayılır bir para kazanmıştım ve gidip kendime bir keyboard aldım.çalamadım ama çalmaya çalışmak eğlenceliydi.daha çok 'romeo ve juliet'in günümüze uyarlanmış hali gibiydi.bazı insanlar avrupa'da intiharlara sebep olduğunu iddia ettiler.ama tanrıya şükür,tamamen yanlış anlamaydı.
-tam olarak ne anlatıyor ?
herşeyi bırakmaya hazırmısınız,hayatınızı ,hayallerinizden çok uzağa?kendime sorduğum soru buydu,çünkü henüz herşeyin başındaydık,gerçekten çok gençtim ve grup olabilmek için uzun bir yolumuz olduğunu biliyordum.hissettiğim buydu.tamda o anda birşey oldu,hepimizin ikinci bir işi vardı ama herşey harika gitmişti ve dahada cesur olmaya başladık.
FUNERAL OF HEARTS
ilişkimde ve hayatta gerçekten hayalkırıklığına uğramıştım,love metal üzerinde çalışıyordum.bu yüzden ilişkinin nasıl mahvolduğunu ve hep nasıl olacağına dair görkemli br destan yazmak istedim.ve evet bu depresyonla ilgili...
-Mırıldanmaya pekte yabancı değilsin sanırım
ah! evet ilk başta akustik olarak yapmıştım şarkıyı ama roy orbison'un having a very bad day'i gibi birşey oldu.beraber çaldığımızda ise onu daha farklı ve daha sert birşeye çevirdik ama tam oturmadı bu yüzden onu rafa kaldırdık.son dakikada albüme koymaya karar verdik ve beraber çaldık yeniden.işe yaradı.
-yani yayınlanmamış olabilirdi.
muhtemelen.ama ben hızlı çalışmayı severim.sınırları yoklarım ve bu işe yarar.bu son derece ilahi bir şarkı ve son derece"biz".o anda seal'ın kiss from a rose şarkısını dinliyordum.bu tarz birşey olmasını istedik.bu tuhaf bir biçimde kutlama gibiydi.kötü şeylerin gülünebilir olması gibi.bunu yayınladım çünkü hayat bazen kozmik bir şaka gibi,ama yinede içindeki küçük çocukla mutlu olabilirsin,dışında olamasanda,ahh işte...
SOLITARY MAN
bunu yeniden uyarlmayı düşünüyordum çünkü hayatım mükemmeldi.kayıttaydık.benim için biçilmiş kaftan gibiydi.bu esnada bam'ın anne-babasının bu şarkıyı çok sevdiğini keşfettim ve hadi deneyelim dedik.
grup olarak tuhaf bir biçimde eski moda şarkılar dinliyoruz.jenerasyonlar arasındaki boşluğu doldurmak istiyordum çünkü bazen insanlar eski şarkıların hala bize hitap ettiğini unutabiliyor.
-büyük bir neil diamond hayranımısın?
dürüst olmak gerekirse neil diamond versiyonu biraz ucuzdu.ben daha çok johnny cash'in rick rubin ile çalıştığı versiyonun hayranıyım.bu onları selamlamak gibi birşey.çalması kolay ancak duyguyu kaybetmesi kolay çünkü sözleri açısından biraz garip.esasen yanlız ama mutlu olmakla ilgili.güzel bir şarkıyı berbat etmek istemedik.orjinalini yüceltmek istedik.bu açıdan neil diamond esas adam değil ama insanlar hala onu savunuyor.
PRETENDING
bilirsin müzisyen olarak bazen ne yapsan işe yaramaz.birşeyler yaratmak için acele edersen sonuç ölü doğmuş bir çalışma olur.helsinki'de kendimizi tekrar edip duruyorduk ve şarkıları bir araya getirmeye çalışıyorduk.tamamen sefil olmuştuk.direk cehenneme gider gibiydik.chris ısaac'in wicked game şarkısına benzesin istedik ama işe yaramadı.
-bu şarkıyı sevmiyormusun?
aynı zamanda dans edilebilecek ilahi birşey olmasını istedim.bu kesinlikle bizim en şen şakrak şarkılarımızdan biri.çünkü sadece karanlık olmak istemedik.kim bilir,belkide odaya tıkılmış beş adamın seksapelini uyandırsın istedik.hiçbir zaman keith richards'ın harika küçük rifflerle bezenmiş şarkısı"satisfaction" romantizmine sahip olmadık.bir grup biraraya geldi ve buna birşeyler kattı.ve dinleyince "odadaki kokulu adamlar"diye düşünebilirsiniz
BURIED ALIVE BY LOVE
sözleri yazdığımda finlandiya'ya dönmüştüm.ilk satırı sevmiştim"I carry the burden that pulls your wirst upon my shoulders".albümün ilk satırları önceki albümün son satırlarının devamı gibi olacaktı.bu benimpsikotik durumumla ilgili.bunca yıldan sonra tüm bu ilişkiler bir yapbozun parçalarını birleştirmek gibi. bu çok korkutucu olabilir,açık gözlerle gömülmiş gibi.bu love metal albümünün en kişisel şarkısı.sürekli parti veriyorduk,kendimizi kandırıyorduk.hala nasıl yıkıcı olduğumuzu insanlara göstermenin yolunu arıyorduk.sonra "s.....et bir kere olsun biraz sert ve agresif olalım." diye düşündük.bizim içinfarklı bir sound'du.çünkü yaptığımız en sert ve öfkeli şarkıydı.tüm sözleri bir sisin içinde yazdım,sanki ateşim çıkmış gibi ama bu doğaldı,bir periden yardım beklemek gibi...
**ALINTIDIR**

