04-08-2008, 04:47 PM
Bir zamanlar,sessiz bir vadicik gülümsemisti,
Insanların yerlesmedigi,
Savasa gitmislerdi,onlar,
Yumusak bakıslı yıldızlara güvenip,geceleyin,
Koyu mavi kulelerden gözetleyen
Kızıl gün ısıgının,gün boyu,
Buguları arasında tembelce yattığı cicekleri.
Itiraf eder simdi her bir konuk,
Üzgün vadinin tedirginliğini.
Hicbirsey,büyülü yalnızlıgın üstünde
Kuluckaya yatan yeller dısında.
Ah,rüzgar irkiltmez şu çırpınan agacları,
Sisli Hebritlerin cevresinde
Ürperen denizler gibi.
Ah,rüzgar sürmez şu bulutları
Huzursuz gökte toplasan.
Güclükle sabahtan akşama
Menekşelerin üzerinde,pek çok insan gözünde yatan
Zambakların dalgalanan
Ve ağlayan adsız bir mezarın üzerinde.
Salınırlar - rayihalı başlarından
Ebedi çiğler düser damlalarla,
Ağlarlar - zarif gövdelerinden
Dinmeyen yaşlar iner mücevherlerle.
Insanların yerlesmedigi,
Savasa gitmislerdi,onlar,
Yumusak bakıslı yıldızlara güvenip,geceleyin,
Koyu mavi kulelerden gözetleyen
Kızıl gün ısıgının,gün boyu,
Buguları arasında tembelce yattığı cicekleri.
Itiraf eder simdi her bir konuk,
Üzgün vadinin tedirginliğini.
Hicbirsey,büyülü yalnızlıgın üstünde
Kuluckaya yatan yeller dısında.
Ah,rüzgar irkiltmez şu çırpınan agacları,
Sisli Hebritlerin cevresinde
Ürperen denizler gibi.
Ah,rüzgar sürmez şu bulutları
Huzursuz gökte toplasan.
Güclükle sabahtan akşama
Menekşelerin üzerinde,pek çok insan gözünde yatan
Zambakların dalgalanan
Ve ağlayan adsız bir mezarın üzerinde.
Salınırlar - rayihalı başlarından
Ebedi çiğler düser damlalarla,
Ağlarlar - zarif gövdelerinden
Dinmeyen yaşlar iner mücevherlerle.